
Bir memur forumunda yer alan “Sağlık Kurulu Raporu” başlığındaki soru, adliyede uzun süredir zabıt katibi olarak çalışan bir kamu personelinin sağlık sorunları, meslek hastalığı şüphesi ve mevcut göreviyle sağlık durumu arasındaki uyumsuzluk iddiası etrafında şekilleniyor. Arama sonuçlarında görünen metne göre forum kullanıcısı, adliyede zabıt katibi olarak 14. yılında çalıştığını, rahatsızlığının artarak devam ettiğini ve meslek hastalığı uzman raporundaki görüşün yaptığı iş ve unvanıyla çeliştiğini belirtiyor.
Bu durumda asıl soru şudur: Sağlık kurulu raporu bulunan bir memur, mevcut görevini sağlık yönünden sürdüremediğini düşünüyorsa hangi adımları atmalıdır?
Sağlık kurulu raporu, tek hekimin değerlendirmesini aşan durumlarda birden fazla uzman hekimin katılımıyla düzenlenen, kişinin sağlık durumunu resmi olarak ortaya koyan belgedir. Kamu personeli açısından bu rapor; hastalık izni, göreve dönüş, görev yeri değişikliği, çalışma koşullarının uyarlanması, meslek hastalığı veya maluliyet süreçlerinde kritik öneme sahiptir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesine göre memura, raporda gösterilecek lüzum üzerine, uzun süreli tedavi gerektiren hastalık hallerinde 18 aya kadar; diğer hastalık hallerinde ise 12 aya kadar hastalık izni verilebilir. Aynı maddede, görevi sırasında veya görevinden dolayı meslek hastalığına tutulan memurun iyileşinceye kadar izinli sayılacağı da düzenlenmiştir.
Zabıt katipliği; yoğun bilgisayar kullanımı, uzun süre oturma, klavye kullanımı, duruşma temposu, dosya takibi, UYAP işlemleri ve zaman baskısı gibi unsurları olan bir görevdir. Bu nedenle bazı ortopedik, nörolojik, psikiyatrik, göz, kas-iskelet sistemi veya kronik rahatsızlıklarda mevcut görev koşulları kişinin sağlık durumunu ağırlaştırabilir.
Ancak burada önemli nokta şudur: Sağlık kurulu raporu tek başına otomatik olarak unvan değişikliği sağlamaz. Raporun içeriğinde, kişinin hangi işi yapamayacağı, hangi şartlarda çalışmasının sakıncalı olduğu ve hangi sınırlamalarla görev yapabileceği açıkça belirtilmelidir.
Örneğin raporda sadece “rahatsızlığı vardır” denilmesi yeterli olmayabilir. Kurumun işlem yapabilmesi için raporda şu tür ifadelerin bulunması daha etkili olur:
“Uzun süreli klavye kullanması uygun değildir.”
“Yoğun bilgisayar kullanımı gerektiren işlerde çalışması sağlık yönünden sakıncalıdır.”
“Mevcut görev yeri sağlık durumunu olumsuz etkilemektedir.”
“Daha hafif idari görevlerde çalışması uygundur.”
“Gece nöbeti, yoğun stres ve uzun süreli oturma gerektiren görevlerden kaçınması gerekir.”
Bu ifadeler, idarenin değerlendirme yapmasını kolaylaştırır.
Devlet memurları, sağlık mazereti nedeniyle yer değişikliği talep edebilir. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’e göre memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değişikliği isteyebilmesi için kendisinin veya belirli yakınlarının hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığını ya da mevcut görev yerinin sağlık durumunu tehlikeye düşürdüğünü sağlık kurulu raporuyla belgelendirmesi gerekir. Aynı düzenlemede sağlık mazeretine dayalı yer değişikliğinde memurun önce aynı hizmet bölgesinde başka bir hizmet alanına, bunun mümkün olmaması halinde başka hizmet bölgesine atanabileceği belirtilir.
Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 2025 tarihli kadrolu personel isteğe bağlı nakil duyurusunda da zabıt katibi, mübaşir, hizmetli, teknisyen, şoför gibi 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesi kapsamındaki taşra personelinin nakil süreçlerinden bahsedilmekte; ancak isteğe bağlı nakil çalışmasının sağlık mazeretine dayalı naklen atanma taleplerini kapsamadığı açıkça belirtilmektedir. Bu da sağlık mazereti başvurularının ayrı bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Forumdaki sorunun en kritik tarafı, rahatsızlığın meslek hastalığıyla ilişkilendirilmesidir. SGK’nın açıklamasına göre bir olayın meslek hastalığı sayılabilmesi için sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun, yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucularınca düzenlenen sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeler incelendikten sonra Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi gerekir.
Bu nedenle “uzman doktor meslek hastalığı olabilir” dediğinde süreç tamamlanmış sayılmaz. Meslek hastalığı bakımından esas değerlendirme SGK Kurum Sağlık Kurulu sürecidir. Eğer Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmek istenirse, SGK açıklamasına göre en yakın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya merkezlerine dilekçeyle başvuru yapılabilir; itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilir.
Öncelikle mevcut tüm sağlık belgeleri düzenli hale getirilmelidir. Tek hekim raporları, uzman raporları, epikrizler, MR, EMG, psikiyatri değerlendirmeleri, fizik tedavi raporları, işyeri hekimi kayıtları ve varsa meslek hastalığı ön tanısına ilişkin belgeler dosyalanmalıdır.
İkinci adımda, tam teşekküllü hastaneden veya yetkili sağlık kurulundan güncel ve ayrıntılı bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Raporda sadece teşhis değil, çalışma hayatına etkiler de yazmalıdır. Özellikle “zabıt katibi olarak görev yapmasına engel olup olmadığı”, “klavye kullanımı”, “uzun süre oturma”, “yoğun stres”, “duruşma görevi”, “UYAP ve bilgisayar kullanımı” gibi görevle doğrudan bağlantılı unsurlar değerlendirilmelidir.
Üçüncü adımda, görev yapılan adliyedeki ilgili amirlik veya adalet komisyonu üzerinden yazılı dilekçeyle başvuru yapılmalıdır. Dilekçede sağlık kurulu raporu eklenmeli, mevcut görevin sağlık durumunu ağırlaştırdığı açıklanmalı ve sağlık durumuna uygun görev verilmesi, birim değişikliği, görev uyarlaması veya sağlık mazereti kapsamında nakil talep edilmelidir.
Dördüncü adımda, meslek hastalığı iddiası varsa SGK süreci ayrıca yürütülmelidir. Çünkü kurum içi görev değişikliği talebi ile SGK meslek hastalığı tespiti aynı şey değildir. Biri idari personel işlemi, diğeri sosyal güvenlik ve sağlık kurulu değerlendirme sürecidir.
Kurum, sağlık kurulu raporunun içeriğine göre personeli daha uygun bir birimde değerlendirebilir, çalışma şartlarını düzenleyebilir, görev yerini değiştirebilir veya sağlık mazereti kapsamında nakil talebini değerlendirmeye alabilir. Ancak kurumun bunu yapabilmesi için raporun açık, güncel ve görevle bağlantılı olması gerekir.
Rapor muğlak ise kurum ek rapor isteyebilir. Örneğin “çalışabilir” ya da “çalışamaz” gibi genel ifadeler yerine, hangi işlerde çalışamayacağı ve hangi koşullarda çalışabileceği belirtilmelidir.
Evet. Sağlık kurulu raporunun eksik, hatalı veya görevle ilgisiz düzenlendiği düşünülüyorsa itiraz süreci işletilebilir. Meslek hastalığı veya maluliyet yönünden SGK Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde değerlendirilir.
Kamu personeli açısından ise idarenin rapora rağmen işlem yapmaması, talebi reddetmesi veya eksik değerlendirme yapması halinde idari başvuru yolları ve sonrasında idari yargı gündeme gelebilir. Bu aşamada dilekçe, rapor, tebliğ tarihi ve ret yazısı gibi belgeler büyük önem taşır.
Sağlık kurulu raporu bulunan bir zabıt katibinin izlemesi gereken en doğru yol, sağlık durumunu görev tanımıyla ilişkilendiren ayrıntılı bir kurul raporu almak ve bu raporla kuruma yazılı başvuru yapmaktır. Mevcut rahatsızlığın meslek hastalığı olduğu düşünülüyorsa SGK süreci ayrıca başlatılmalı veya devam ettirilmelidir.
Bu tür durumlarda sözlü başvurular yerine mutlaka yazılı dilekçe verilmelidir. Çünkü sağlık mazereti, görev uyarlaması, birim değişikliği, nakil, hastalık izni ve meslek hastalığı süreçleri resmi belge ve yazılı kayıt üzerinden yürür.
Raporun içeriğine bağlıdır. Rapor yalnızca hastalığı belirtiyor ancak çalışmasına engel olmadığını söylüyorsa memur görevine devam edebilir. Ancak raporda mevcut görevin sağlık durumunu tehlikeye düşürdüğü belirtilmişse kurumun bu durumu değerlendirmesi gerekir.
Evet, sağlık kurulu raporu mevcut görevin sağlık açısından sakıncalı olduğunu açıkça ortaya koyuyorsa birim değişikliği veya görev uyarlaması talep edilebilir. Ancak bu otomatik bir hak değil, idarenin rapor ve hizmet ihtiyacı çerçevesinde değerlendireceği bir süreçtir.
Meslek hastalığı yönünden kesin değerlendirme tek doktor beyanıyla tamamlanmaz. SGK’ya göre meslek hastalığı tespiti, yetkili sağlık hizmet sunucularının sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeleri üzerinden Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılır.
Memurun görev yaptığı yerin sağlık durumunu tehlikeye düşürdüğünü veya tedavinin o yerde mümkün olmadığını gösteren sağlık kurulu raporu gerekir. Yer değiştirme yönetmeliği sağlık mazeretini bu çerçevede düzenler.
Önce yazılı başvurunun cevabı beklenmeli, ret veya işlem yapılmaması halinde idari başvuru ve dava seçenekleri değerlendirilmelidir. Bu aşamada uzman bir idare hukuku avukatından destek alınması yararlı olur.

Adliyede Görevli Personelin Ücretsiz İzin Hakkı Nedir? Şartları ve Süreleri
1
Adalet Bakanlığı İcra İşleri Daire Başkanı Yusuf Kılıç Kimdir?
2
İlber Ortaylı Hayatını Kaybetti! İlber Ortaylı Kimdir? Nerelidir, Ne İş Yapar? İlber Ortaylı’nın Hayatı ve Bilimsel Mirası
3
Adalet Bakanlığı Yüksek Müşavirliği Nedir, Ne İş Yapar? Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Kimdir?
4
Kadir Gecesi Nedir? 2026 Kadir Gecesi Ne Zaman, Önemi ve Yapılması Gereken İbadetler
5
X’in Haksız Yere Hesap Kapatması Yasal Sorumluluk Doğurur mu?