DOLAR

43,5036$% 0.22

EURO

51,9004% -0.36

STERLİN

59,9562£% -0.3

GRAM ALTIN

7.208,56%-4,24

ÇEYREK ALTIN

12.720,00%-0,11

TAM ALTIN

50.725,00%-0,11

ONS

5.162,80%-4,27

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Ankara HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Adli Kontrolde Geçen Süre Tutukluluk Süresinden Sayılır mı?

Ceza muhakemesinde özgürlüğü kısıtlayan koruma tedbirleri arasında en ağır yaptırım tutuklama, daha hafif bir tedbir olarak ise adli kontrol yer alır. Uygulamada en çok merak edilen ve tartışılan konulardan biri de şudur:

Adli kontrol altında geçen süre, tutukluluk süresinden sayılır mı?

Bu soru, özellikle uzun süren yargılamalarda, hak ihlali iddialarında ve tazminat taleplerinde büyük önem taşımaktadır.

Bu yazıda konuyu;

  • Kanuni dayanaklar

  • Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları

  • Adli kontrol türlerine göre farklılıklar

  • Tutukluluk süresi hesabına etkisi

  • Hak ihlali ve tazminat boyutu

başlıkları altında ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Tutuklama ve Adli Kontrol Arasındaki Temel Fark

Tutuklama, kişinin fiilen özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Kişi ceza infaz kurumuna konulur ve günlük hayatını serbestçe sürdüremez.

Adli kontrol ise, şüpheli veya sanığın özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmadan, belirli yükümlülükler altına sokulmasını amaçlar. Bu yükümlülükler arasında;

  • İmza yükümlülüğü

  • Yurt dışına çıkış yasağı

  • Konutu terk etmeme

  • Elektronik kelepçe

  • Belirli yerlere gitmeme

  • Belirli kişilerle iletişim kurmama

gibi tedbirler yer alır.

Bu fark, sürenin tutukluluk süresinden sayılıp sayılmayacağı noktasında belirleyicidir.

Genel Kural: Sayılmaz

Genel ve yerleşik kural şudur:

  1. Adli kontrol altında geçen süre, tutukluluk süresinden sayılmaz.

Bunun temel nedeni, adli kontrolün hukuken özgürlüğü tamamen ortadan kaldıran bir tedbir olarak kabul edilmemesidir. Kişi serbesttir; çalışabilir, sosyal hayatını sürdürebilir ve ceza infaz kurumunda tutulmaz.

Bu nedenle;

  • Tutuklulukta geçerli olan azami süreler,

  • Tutukluluk süresinin infazdan mahsup edilmesi,
    adli kontrol için doğrudan uygulanmaz.

Kanuni Dayanak ve Hukuki Mantık

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutuklama ve adli kontrol ayrı ayrı düzenlenmiştir. Tutuklama, istisnai ve son çare olarak öngörülmüşken; adli kontrol, tutuklamaya alternatif bir tedbir olarak kabul edilir.

Bu ayrım nedeniyle kanun koyucu, adli kontrolü tutuklulukla eşdeğer bir özgürlük kısıtlaması olarak görmemiştir.

Ancak Her Adli Kontrol Aynı Değildir: Parametreler Devreye Girer

Uygulamada tüm adli kontrol tedbirleri aynı ağırlıkta değildir. İşte bu noktada istisnalar ve farklı değerlendirmeler gündeme gelir.

1. Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi)

Kişinin 24 saat boyunca konuttan çıkmasının yasaklandığı adli kontrol türü, fiili etkileri bakımından tutuklamaya en yakın tedbirdir.

Bu durumda;

  • Kişi işine gidemez

  • Sosyal hayatı ciddi şekilde kısıtlanır

  • Sürekli denetim altındadır

Bu nedenle özellikle Anayasa Mahkemesi, bazı kararlarında konutu terk etmeme tedbirini fiili özgürlükten yoksun bırakma olarak değerlendirmiştir.

Ancak buna rağmen, mevcut yasal düzenlemede bu sürenin otomatik olarak tutukluluk süresinden sayılacağına dair açık bir hüküm yoktur.

Sonuç:

  • Kural olarak sayılmaz,
  • Ancak hak ihlali iddiasına konu olabilir.

2. Elektronik Kelepçe ile Adli Kontrol

Elektronik kelepçe, kişinin sürekli izlenmesi anlamına gelir. Eğer bu tedbir, konutu terk etmeme ile birlikte uygulanıyorsa, özgürlük kısıtlaması daha da ağırlaşır.

Bu durumda;

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları

  • Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları

özellikle ölçülülük ve orantılılık açısından inceleme yapmaktadır.

Yine de, ceza infazı veya tutukluluk süresi hesabında doğrudan mahsup yapılması genel olarak kabul edilmez.

3. İmza Yükümlülüğü ve Yurt Dışı Çıkış Yasağı

Bu tür adli kontrol tedbirleri, özgürlüğü asgari düzeyde sınırlayan önlemler olarak kabul edilir.

Bu nedenle;

  • Tutukluluk süresinden sayılması hukuken mümkün değildir

  • Hak ihlali iddiası da genellikle kabul görmez

Tutukluluk Süresinin Hesabında Adli Kontrolün Yeri

Mahkeme, tutukluluk süresini hesaplarken sadece fiilen cezaevinde geçirilen süreyi dikkate alır.

Adli kontrol süresi;

  • Tutukluluk süresine eklenmez

  • Azami tutukluluk süresinin dolup dolmadığı hesabında dikkate alınmaz

Ancak bazı mahkemeler, cezanın alt sınırdan tayini veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi değerlendirmelerde, adli kontrol süresini takdiri indirim unsuru olarak göz önünde bulundurabilmektedir.

Hak İhlali ve Tazminat Boyutu

Adli kontrol süresi, tutukluluk süresinden sayılmasa bile;

  • Ölçüsüz uzun sürmüşse

  • Gerekçesiz uzatılmışsa

  • Tutuklama yerine otomatik olarak uygulanmışsa

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali gündeme gelebilir.

Bu durumda;

  • Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru

  • Manevi tazminat talebi

mümkün hale gelir.

Özellikle konutu terk etmeme tedbirlerinde, uzun süreli uygulamalar ihlal kararlarına konu olabilmektedir.

Net Kural, Sınırlı İstisna

Özetle;

  • Adli kontrolde geçen süre, kural olarak tutukluluk süresinden sayılmaz.

  • Konutu terk etmeme gibi ağır tedbirler, fiili tutuklama benzeri sonuçlar doğursa da, mevcut mevzuatta otomatik mahsup öngörülmemiştir.

  • Ancak bu durum, hak ihlali ve tazminat talebi açısından önemlidir.

  • Her olayda, uygulanan adli kontrolün niteliği, süresi ve etkisi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Belediyenin Yol Bakımı, Onarımı ve Su Hizmetini Yapmaması Halinde Dava Açılabilir mi? Hukuki ve İdari Yaptırımlar Nelerdir?

HIZLI YORUM YAP