DOLAR

43,5036$% 0.22

EURO

51,9004% -0.36

STERLİN

59,9562£% -0.3

GRAM ALTIN

7.208,56%-4,24

ÇEYREK ALTIN

12.720,00%-0,11

TAM ALTIN

50.725,00%-0,11

ONS

5.162,80%-4,27

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Ankara HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Terörsüz Türkiye Meclis Raporu Açıklandı: Sürecin Kırmızı Çizgisi Silahların Tamamen Bırakılması

Terörsüz Türkiye Meclis Raporu kamuoyuna sunuldu. TBMM bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapor; örgütün silah bırakmasını sürecin ön şartı olarak belirlerken, “genel af” iddialarını reddetti, yeni ve geçici bir yasal düzenleme ihtiyacına işaret etti.

Terörsüz Türkiye Meclis Raporu kamuoyuna sunuldu. TBMM bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapor; örgütün silah bırakmasını sürecin ön şartı olarak belirlerken, “genel af” iddialarını reddetti, yeni ve geçici bir yasal düzenleme ihtiyacına işaret etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan Terörsüz Türkiye Meclis Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. 72 sayfalık kapsamlı metin, terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi için siyasi, hukuki ve toplumsal yol haritasını ortaya koyarken, sürecin temel şartını “örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması” olarak tanımladı.

Rapor, sürecin bir temenni ya da müzakere pazarlığı olmadığını; milli irade zemininde yürütülen, şeffaf ve hukuka bağlı bir devlet politikası olduğunu vurguluyor. Komisyon çalışmaları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un öncülüğünde yürütülürken; farklı siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, şehit aileleri ve gaziler dahil olmak üzere 137 kişi ve kurumun görüşüne başvurulduğu kaydedildi.

Sürecin Kırmızı Çizgisi: Silahların Kesin ve Teyitli Şekilde Bırakılması

Rapora göre süreçteki en kritik eşik, terör örgütünün kendisini feshettiğinin ve silah bıraktığının devletin ilgili güvenlik birimlerince açık, ölçülebilir ve denetlenebilir kriterlerle tespit edilmesi. Bu tespit gerçekleşmeden herhangi bir yasal adımın devreye alınmayacağı ifade ediliyor.

Silah bırakma sürecinin yalnızca beyana dayalı olmayacağı, istihbarat ve güvenlik kurumlarının teyit mekanizmalarıyla destekleneceği belirtiliyor. Böylece kamu düzeninin korunması ve toplumsal güvenliğin zedelenmemesi hedefleniyor.

Raporda bu eşik, “kritik ve vazgeçilmez şart” olarak tanımlanıyor.

Anayasanın İlk Dört Maddesi ve 66. Madde Tartışma Dışı

Terörsüz Türkiye Meclis Raporu, devletin temel niteliklerine ilişkin anayasal hükümleri açık biçimde tartışma alanı dışında tutuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, resmi dilin Türkçe oluşu, laiklik ilkesi ve anayasanın ilk dört maddesi ile 66. maddesi çerçevesindeki vatandaşlık tanımı temel referans olarak korunuyor.

Komisyon, çözüm sürecini anayasal düzeni tartışmaya açan bir platform olarak değil; mevcut anayasal çerçeve içinde toplumsal barışı güçlendiren bir adım olarak konumlandırıyor.

“Genel Af” İddialarına Net Yanıt

Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “genel af” beklentileri ve cezasızlık tartışmalarına raporda açık bir yanıt veriliyor. Hazırlanacak yasal düzenlemenin af niteliğinde olmayacağı, toplumda cezasızlık algısı oluşturacak adımlardan özellikle kaçınılacağı belirtiliyor.

Örgüt mensuplarına ilişkin hukuki süreçlerin mutlaka adli denetime tabi olacağı, ceza ve infaz hukukunun mevcut hükümlerinin dikkate alınacağı kaydediliyor. Böylece hem adalet duygusunun korunması hem de toplumsal hassasiyetlerin gözetilmesi amaçlanıyor.

Müstakil ve Geçici Yasal Düzenleme Vurgusu

Rapor, silah bırakma sonrası dönemin yönetilebilmesi için “müstakil ve geçici” bir yasal düzenleme yapılması gerektiğine işaret ediyor. Bu düzenlemenin;

  • Silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma kazandırılmasını,

  • Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini,

  • Sürecin izlenmesi ve raporlanmasını sağlayacak bir mekanizma kurulmasını,

  • Hukuki belirlilik ve öngörülebilirliği teminat altına almasını

hedeflemesi gerektiği ifade ediliyor.

Kanunun kapsamının net, yorumla genişletilemeyecek şekilde açık olması gerektiği özellikle vurgulanıyor.

Süreç Dış Kaynaklı Değil, Milli Bir İrade Beyanı

Komisyon raporu, Terörsüz Türkiye sürecinin dış aktörlerin yönlendirmesiyle değil; tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, milli irade temelinde yürütüldüğünü kayıt altına alıyor.

Çalışmaların şeffaf şekilde yürütüldüğü, toplantı tutanaklarının kamuoyuna açık olduğu ve kararların nitelikli çoğunlukla alındığı belirtiliyor. Böylece süreç, demokratik meşruiyet ve toplumsal kabul açısından güçlü bir zemine oturtuluyor.

Türk-Kürt Kardeşliği “Kardeşlik Hukuku” Kavramıyla Tanımlandı

Raporda Türk-Kürt ilişkileri tarihsel bir kader birliği olarak ele alınıyor. “Kardeşlik hukuku” kavramı, çözümün temel referansı olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, farklılıkları çatışma nedeni değil, ortak hayatın zenginliği olarak gören bir anlayışa dayandığı ifade ediliyor.

Komisyon, eşit vatandaşlık, demokratik katılım, kültürel saygı ve sosyal adalet başlıklarında atılacak adımların toplumsal bütünleşmeyi güçlendireceğini belirtiyor.

Terörün Ekonomik Maliyeti: Yıllık 100-240 Milyar Dolar

Raporda terörün Türkiye’ye maliyetine ilişkin çarpıcı veriler de yer alıyor. Farklı hesaplama yöntemlerine göre terörün ülkeye yıllık ortalama 100 ila 240 milyar dolar arasında ekonomik kayıp yaşattığı ifade ediliyor.

Bu maliyetin yalnızca güvenlik harcamalarıyla sınırlı olmadığı; üretim kaybı, ertelenen yatırımlar, artan risk primi ve bölgesel kalkınma farkları gibi dolaylı etkilerle daha geniş bir tablo oluşturduğu belirtiliyor.

Terörün sona ermesiyle birlikte bölgesel kalkınma programlarının genişletilmesi, istihdamın artırılması ve sosyal refahın güçlendirilmesi hedefleniyor.

Terörsüz Türkiye: Aynı Zamanda Bir Kalkınma Programı

Komisyon raporu, Terörsüz Türkiye vizyonunu yalnızca güvenlik eksenli bir proje olarak değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınma programı olarak tanımlıyor.

Silahların susmasıyla oluşacak huzur ortamında:

  • Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması,

  • Gençler için istihdam alanlarının genişletilmesi,

  • Eğitim ve sosyal politikaların güçlendirilmesi,

  • Yerel ekonomilerin desteklenmesi

amaçlanıyor.

Rapor, sürecin şehitlerin hatırasına bağlılıkla yürütüleceğini, adalet duygusunun zedelenmeyeceğini ve toplumsal vicdanın korunacağını özellikle vurguluyor.

“Pazarlık” Değil, Devlet Politikası

Komisyon çalışmaları, silah bırakma sürecinin bir pazarlık sonucu değil; milletin huzur ve birlik iradesinin tezahürü olduğunu ortaya koyuyor. Terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılması, devlet politikası olarak tanımlanıyor.

Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması halinde bu modelin literatürde “Türkiye Modeli” olarak yer alacağı ifade ediliyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Suriye Olaylarına İlişkin Dezenformasyon Dosyası: İddialar ve Gerçekler

HIZLI YORUM YAP