a

Kuzey Koreli Bilişimciler Sahte Kimliklerle Şirketlere Sızıyor ve Milyonlarca Doları Pyongyang’a Aktarıyor

Kuzey Koreli bilişimciler sahte kimlikler, yapay zeka ve uzaktan çalışma araçlarıyla yabancı şirketlere sızıyor. Elde edilen gelirlerin yüz milyonlarca dolarlık bölümünün Pyongyang yönetimine aktarıldığı belirtiliyor.

Yabancı ülkelerde sahte kimliklerle uzaktan çalışan Kuzey Koreli bilişim uzmanları, şirketler açısından giderek büyüyen bir güvenlik tehdidine dönüşüyor. Bilgi teknolojileri alanındaki uzaktan çalışma imkanlarından yararlanan Kuzey Korelilerin, farklı ülkelerdeki şirketlere çeşitli yöntemlerle sızdığı, elde ettikleri gelirlerin önemli bölümünü ise Pyongyang yönetimine aktardıkları belirtiliyor. Bu yöntemle Kuzey Kore’ye yılda yüz milyonlarca dolar gelir sağlandığı tahmin ediliyor.

Dış dünyayla iletişimi oldukça sınırlı olan Kuzey Kore, silah programı nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları kapsamında çok sayıda yaptırıma tabi tutuluyor. Pyongyang yönetiminin yaptırımlar nedeniyle daralan ekonomik kaynaklarını artırmak amacıyla farklı yöntemlere başvurduğu, bunlardan birinin de Kuzey Kore vatandaşlarının başka ülkelerde çalıştırılması olduğu değerlendiriliyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Mart 2024 tarihli raporuna göre, 100 binden fazla Kuzey Koreli yaklaşık 40 farklı ülkede çalışıyor. Bu kişilerin terzilikten inşaata, tıptan bilgi teknolojilerine ve yemek servisine kadar farklı sektörlerde görev yaptığı ve kazançlarının bir bölümünü Kuzey Kore yönetimine aktardığı belirtiliyor.

Kuzey Koreli bilişimcilerin yıllık geliri yüz milyonlarca doları buluyor

Özellikle bilgi teknolojileri alanında çalışan Kuzey Korelilerin oluşturduğu ağ, şirketlerin karşı karşıya kaldığı en dikkat çekici tehditlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kuzey Koreli bilişim uzmanlarının, çok sayıda şirketteki bilgi teknolojileri pozisyonlarına farklı yöntemlerle girerek ülkelerine yılda yaklaşık 250 milyon ila 600 milyon dolar arasında gelir sağladığı tahmin ediliyor.

Bu kişilerin iş başvurularında sahte kimlikler kullandığı, farklı sektörlerden şirketleri ve çok sayıda pozisyonu hedef aldığı belirtiliyor. İnternet üzerindeki iş bulma platformlarında oluşturdukları profillerde ve çevrim içi mülakat süreçlerinde yapay zekadan da yararlandıkları ifade ediliyor.

Operasyonun yalnızca sahte kimlikle sınırlı olmadığı aktarılıyor. Kuzey Koreli bilişimcilerin çalışmak istedikleri ülkelerde bulunan yerel aracılara ait adresleri ve banka hesaplarını kullandığı belirtiliyor.

CNN’in araştırmasına göre, bazı aracılar aynı anda çok sayıda Kuzey Koreli bilişim çalışanına yardım ediyor. Şirketler tarafından çalışanlara gönderilen bilgisayarların aynı noktalarda toplanmasıyla “laptop çiftlikleri” olarak nitelendirilen sistemlerin dahi oluşturulduğu bildiriliyor.

Çok sayıda ülke Kuzey Kore kaynaklı tehdide karşı ortak açıklama yaptı

Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının faaliyetleri uluslararası hükümetlerin de gündemine girmiş durumda.

ABD, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Yeni Zelanda ve İngiltere, 31 Temmuz’da Kuzey Kore’nin bilişim çalışanları üzerinden yürüttüğü faaliyetlere ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Açıklamaya göre Kuzey Kore, çoğunlukla yüksek düzeyde teknik yeteneklere sahip bilişim teknolojileri çalışanlarından oluşan ağı nükleer silah ve balistik füze programlarının finansmanında kullanıyor.

Kuzey Koreli bilişimcilerin gerçek kimliklerini ve konumlarını gizlemek amacıyla başka ülkelerin vatandaşlarını taklit etmek dahil gelişmiş yöntemlere başvurduğu belirtiliyor.

Tehlikenin yalnızca Kuzey Kore’ye gelir aktarılmasıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekiliyor. Bu kişilerin veri sızdırma, kripto para hırsızlığı ve hassas şirket bilgilerinin ele geçirilmesi gibi faaliyetlere karışabildiği, bu nedenle şirketler açısından ciddi bir içeriden tehdit oluşturdukları ifade ediliyor.

Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının büyük bölümünün Kuzey Kore, Çin ve Rusya’nın yanı sıra Güneydoğu Asya ile Afrika ülkelerinde bulunduğu belirtiliyor. Çalıştıkları gerçek konumu gizlemek için VPN hizmetleri, uzaktan masaüstü yazılımları ve benzeri teknolojiler kullandıkları aktarılıyor.

Amazon 1800 şüpheli başvuruyu geri çevirdi

Ülkeler yaptırımlar ve yasal düzenlemelerle Kuzey Kore’nin bu yöntem üzerinden gelir elde etmesini önlemeye çalışırken şirketler de işe alım süreçlerini daha sıkı hale getiriyor.

ABD merkezli teknoloji ve e-ticaret şirketi Amazon’un Baş Güvenlik Sorumlusu Stephen Schmidt, Aralık 2025’te yaptığı sosyal medya paylaşımında dikkat çekici bir veri paylaştı.

Schmidt, Nisan 2024’ten itibaren Kuzey Koreli olduğundan şüphelenilen 1800 iş başvurusunun Amazon tarafından geri çevrildiğini açıkladı.

Bu rakam, Kuzey Kore bağlantılı olduğu değerlendirilen bilişim çalışanlarının ne kadar geniş çaplı bir işe başvuru süreci yürüttüğünü ortaya koyan örneklerden biri olarak gösteriliyor.

Şirketlerden veri çalma ve fidye yazılımı tehdidi büyüyor

ABD merkezli siber güvenlik şirketi DTEX Systems’ta devlet destekli siber tehditler üzerine çalışan araştırmacı Michael Barnhart da Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının şirketler açısından oluşturduğu riske dikkat çekti.

Barnhart, Kuzey Kore rejimi adına çalışan bir kişinin işe alınması halinde şirket tarafından ödenen paranın yaptırımları aşarak Kuzey Kore’nin faaliyetlerini ve özellikle silah üretim programını finanse edebileceğini belirtti.

Tehdidin zaman içerisinde farklı bir boyuta ulaştığını anlatan Barnhart, geçmişte bu kişilerin temel amacının yalnızca gelir elde etmek olduğunun düşünüldüğünü ancak son dönemde daha tehlikeli faaliyetlerin ortaya çıktığını söyledi.

Barnhart’a göre bazı Kuzey Koreli bilişim çalışanları şirketlere ait fikri mülkiyetleri çalıyor, şantaj yapıyor ve fidye yazılımları kullanıyor. Hatta bazı çalışanların ayrıldıkları şirketlere yönelik fidye yazılımı saldırıları gerçekleştirdiği de belirtiliyor.

Sağlık sektöründeki şirketlerin de önemli hedeflerden biri olduğunu aktaran Barnhart, bu sektörün sahip olduğu geniş iş gücü nedeniyle çalışanların daha kolay gizlenebilmesinin ve çok sayıda hassas veriye erişilebilmesinin etkili olduğunu ifade etti.

Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının yalnızca büyük ve yüksek gelirli şirketlere yönelmediği, farklı büyüklüklerde çok sayıda işletmenin hedef alınabildiği belirtiliyor.

İş görüşmelerine başka kişileri sokuyorlar

Şirketlerin ve hükümetlerin tehdidin farkına varmasıyla birlikte Kuzey Koreli bilişimcilerin kullandığı yöntemlerin de değiştiği ifade ediliyor.

Barnhart, bazı Kuzey Koreli çalışanların iş görüşmelerine kendi yerlerine katılmaları için başka ülkelerde yaşayan kişilere para ödediğini söyledi.

Bu durum, şirketlerin uzaktan işe alım süreçlerinde kullandığı kimlik ve aday doğrulama yöntemlerinin yetersiz kalabileceğini ortaya koyuyor.

Barnhart ayrıca Kuzey Kore’nin teknolojik kapasitesinin küçümsenmemesi gerektiğine dikkat çekerek, ülkenin dış dünyadan tamamen kopuk ve gelişmelerden habersiz olduğuna yönelik algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Kuzey Koreli bilişim çalışanları ağır koşullarda çalışıyor

Kuzey Koreli bilişimciler yalnızca şirketler için tehdit oluşturan kişiler olarak değil, Pyongyang yönetiminin kurduğu sistemin baskısı altında çalışan insanlar olarak da değerlendiriliyor.

Güney Kore merkezli sivil toplum kuruluşu PSCORE tarafından Mart 2025’te yayımlanan rapora göre, Kuzey Koreli bilişim çalışanları ağır çalışma şartları, yoğun gözetim ve yüksek gelir hedefleri altında faaliyet gösteriyor.

Raporda bu çalışanların Pyongyang yönetiminin siber stratejisinin “kurbanları” olduğu ve küçük yaşlardan itibaren bu amaç doğrultusunda yetiştirildiği belirtiliyor.

Kuzey Koreli bilişimcilerin çoğunlukla günde 10 saatten fazla çalıştığı, farklı zaman dilimlerindeki şirketlere hizmet verdikleri için gece boyunca mesai yapmak zorunda kalabildikleri aktarılıyor.

Çalışanların dört veya beş kişilik gruplar halinde dar yaşam alanlarında kaldığı, hareketlerinin yakından takip edildiği, günde bir kez yürüyüş yapmalarına ve haftada bir kez dışarı çıkmalarına izin verildiği ifade ediliyor.

Bilişim çalışanlarının bir bölümünün ordu, bir bölümünün ise hükümet tarafından yönetildiği ve kurallara uymayanların psikolojik, bazı durumlarda ise fiziksel baskıya maruz kaldığı belirtiliyor.

Kuzey Koreli bilişimciden dikkat çeken itiraf

Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının yaşadığı koşullara ilişkin en dikkat çekici anlatımlardan biri de adı güvenlik gerekçesiyle “Jin-su” olarak değiştirilen bir kişiden geldi.

Jin-su, Ağustos 2025’te BBC’de yayımlanan röportajında Batılı şirketlerde yıllarca çalıştığını ve farklı firmalara başvurabilmek için gerçek kimliğini gizlediğini anlattı.

Ayda en az 5 bin dolar kazandığını belirten Jin-su, gelirinin yüzde 85’ini Pyongyang yönetimine göndermek zorunda olduğunu söyledi.

Jin-su, sistemin kendileri açısından büyük bir maddi kayıp anlamına geldiğinin farkında olduklarını ancak içinde bulundukları şartlar nedeniyle durumu kabullendiklerini anlattı.

Kuzey Koreli bilişim çalışanlarına ilişkin ortaya çıkan veriler, uzaktan çalışma ve dijital işe alım süreçlerinin şirketler açısından yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirdiğini gösteriyor. Sahte kimlikler, yerel aracılar, yapay zeka destekli profiller, VPN sistemleri ve uzaktan masaüstü araçlarıyla yürütülen faaliyetlerin hem uluslararası yaptırımların aşılmasında hem de şirketlerin hassas verilerine erişimde kullanılabildiği belirtiliyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Avustralya Büyük Teknoloji Şirketlerine Haber İçin Daha Fazla Ödeme Zorunluluğu Getiriyor

HIZLI YORUM YAP