
Engin Dinç, “Terörsüz Türkiye” hedefinin kalıcı hale gelmesi için toplumun bütün kesimlerinin milli dayanışma anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Çocukluk yıllarının terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı bir mahallede geçtiğini belirten Dinç, geçmişte yaşanan baskı, şiddet ve korku ortamının bugün büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade etti.
Yaptığı açıklamada geçmişte terör örgütlerinin mahallelerde ciddi bir baskı kurduğunu anlatan Engin Dinç, araçların yakıldığı, esnaftan haraç alındığı ve farklı görüşlere sahip kişilerin hedef gösterildiği dönemlere tanıklık ettiğini kaydetti. Dinç, söz konusu yapıların bugün etkisini kaybetmesinde devletçi ve milliyetçi anlayışla hareket eden gençlerin önemli bir rol üstlendiğini savundu.
Dinç, Türkiye’nin terörle mücadelesinde elde edilen başarının yalnızca söylemlerle değil, sahada ortaya konulan kararlı mücadeleyle mümkün olduğunu dile getirdi.
Terörle mücadelede görev alan gençlerin düşünme, analiz etme ve strateji geliştirme yeteneğine sahip olduğunu belirten Engin Dinç, bu kesimin uzun yıllar boyunca yaşanan zorluklar içerisinde yetiştiğini ifade etti.
Dinç, açıklamasında bu iradenin yalnızca sloganlara bağlı kalmadığını, söylem yerine icraata önem verdiğini belirtti. Baskı ve şiddet ortamında yetişen gençlerin zaman içerisinde devletçi bir anlayış geliştirdiğini söyleyen Dinç, Türkiye’nin güvenliği için çalışan insanların mücadelesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Terörsüz Türkiye” sürecinde önemli bir noktaya gelindiğini savunan Dinç, FETÖ ve PKK gibi Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi yönünde önemli sonuçlar alındığını söyledi. Türkiye’nin geçmişe kıyasla daha huzurlu ve güvenli bir ülke haline geldiğini ifade eden Dinç, bu kazanımların korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Engin Dinç, terörle mücadelede gelinen noktayı anlatırken Gabar bölgesinde yaşanan değişime dikkat çekti. Geçmişte güvenlik güçlerinin dahi girmekte zorlandığı bölgelerde bugün insanların halay çektiğini ve horon oynadığını belirten Dinç, bölgede çıkarılan petrolün de Türkiye’ye enerji ve ekonomik güç olarak geri döndüğünü ifade etti.
Bu başarının siyasi söylemler üzerinden toplumun milli ve manevi duygularını kullanan kişilere ait olmadığını savunan Dinç, asıl mücadelenin sahada görev yapan insanlar tarafından verildiğini söyledi.
Dinç, terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin, şehit olan güvenlik görevlilerinin, gazilerin ve yıllar boyunca ölümle yüz yüze görev yapan kişilerin Türkiye’nin bugün ulaştığı güven ortamında büyük pay sahibi olduğunu dile getirdi. Devletçi ve analitik düşünebilen gençlerin mücadelesinin unutulmaması gerektiğini kaydeden Dinç, terörle mücadele konusunda politika üretemeyen çevreleri de eleştirdi.
Engin Dinç, açıklamasında milliyetçilik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Milliyetçiliğin yalnızca söylemler ve semboller üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Dinç, bu anlayışın insanlara fayda sağlayan, akan kanı durdurmaya çalışan ve toplumsal yaralara çözüm üreten bir politika haline gelmesi gerektiğini söyledi.
Kızıl Elma ülküsünden söz eden ancak bu ülkü doğrultusunda herhangi bir çalışma yürütmeyen kişileri eleştiren Dinç, zulüm gören insanlar için mücadele etmeyenlerin milliyetçilik üzerinden fikir üretmesinin yeterli olmadığını savundu.
Dinç’e göre milliyetçi bir politika, yalnızca belirli kavramların tekrarlanmasıyla değil, ülkenin huzuru, güvenliği ve kalkınması için somut adımlar atılmasıyla anlam kazanıyor. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren konularda toplumun ortak değerler etrafında birleşmesi gerektiğini belirten Dinç, siyasi ve kişisel çıkarların milli hedeflerin önüne geçirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin devam ettirilebilmesi için milli dayanışmanın zorunlu olduğunu söyleyen Engin Dinç, bu birlikteliğin yalnızca Türkiye sınırları içerisinde etkili olmayacağını belirtti. Dinç, milli dayanışmanın Orta Doğu ve Balkanlar başta olmak üzere geniş bir coğrafyada huzur ve güven ortamının oluşmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Anadolu’dan doğacak yeni bir birlik ve dayanışma ruhunun farklı coğrafyalara yayılacağını savunan Dinç, Türkiye’nin bölgesinde barışın ve güvenliğin kurulmasında öncü bir rol üstlenebileceğini söyledi.
Açıklamasında İsrail’e yönelik sert ifadeler kullanan Dinç, “Siyonist Terör Örgütü İsrail” şeklinde nitelendirdiği yapının bu dayanışma ruhu karşısında etkisini kaybedeceğini ileri sürdü. Dinç, çatışma ve şiddet politikalarının kalıcı olamayacağını, halkların dayanışmasının geleceğin şekillenmesinde belirleyici olacağını ifade etti.
Engin Dinç, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Terörün sona ermesinin bilimden teknolojiye, enerjiden ekonomiye ve toplumsal kalkınmaya kadar birçok alanda Türkiye’nin önünü açacağını söyleyen Dinç, güvenliğin sağlanmasıyla ülkenin sınırlarının ötesine geçen bir etki oluşturabileceğini kaydetti.
Türkiye’nin bilimsel, ekonomik ve teknolojik alanlarda daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için huzur ortamının korunmasının önemine değinen Dinç, terör nedeniyle kaybedilen insan gücünün ve ekonomik kaynakların ülkenin kalkınması için kullanılabileceğini ifade etti.
Tarihin doğru tarafında yer alınması gerektiğini belirten Dinç, akan kanın durdurulması, yeni şehit ve gazilerin yaşanmaması için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Engin Dinç, açıklamasını milli dayanışma çağrısıyla tamamlayarak, milliyetçi ve devletçi bir politika doğrultusunda toplumun bütün kesimlerinin ortak hedefler etrafında kenetlenmesi gerektiğini vurguladı. Dinç, Türkiye’nin terörden tamamen arındırılması ve elde edilen güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için milli dayanışmanın vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Kaynak: Engin Dinç
Terörsüz Türkiye’nin inşası için Milli Dayanışma şarttır.
Çocukluğum, terörün palazlandığı bir mahallede geçti. Geçmişte keyfi olarak mahalleye giren her arabayı yakan, dükkanlardan haraç alan, kendi görüşünde olmayanlara zulmeden militan kafanın yerinde bugün yeller esiyor. Bu… pic.twitter.com/cww6drbKT5
— Engin Dinç (@siberbey) August 6, 2026

Engin Dinç Terörsüz Türkiye Sürecinin Başarısının Milli Dayanışmaya Bağlı Olduğunu Söyledi
1
Sanal Kumar Nedir? Sanal Kumarın Zararları ve Toplumsal Etkileri
2
NATO Zirvesi 2026 Türkiye için neden kritik?
3
Engin Dinç’ten 15 Temmuz’un 10’uncu Yılında Sert Mesaj. FETÖ’yü Affetmedik, Affetmeyeceğiz
4
Engin Dinç Terörsüz Türkiye Sürecinin Başarısının Milli Dayanışmaya Bağlı Olduğunu Söyledi
5
Engin Dinç’ten Çarpıcı Analiz: “YPG/SDG Kürtleri Temsil Etmiyor, Rehin Alıyor”