
Anayasa Mahkemesi (AYM), kamu görevlilerinin mesai saatleri içerisinde avukatlık stajı yapabilme sınırlarını belirleyen düzenlemeye dair çok konuşulacak bir karara imza attı. 16 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar, memurların avukatlık stajına kritik bir boyut kazandırırken, “görevin aksaması” kriterinin anayasaya uygun olduğunu tescilledi. Bu karar, özellikle kamu kurumlarında çalışan ve hukuk fakültesi mezunu olan binlerce personelin kariyer planlamasını doğrudan etkiliyor.
Yüksek Mahkeme, 1t136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında yapılan itirazları değerlendirirken, kamu hizmetinin sürekliliği ilkesini ön planda tuttu. Karar metninde, memurların asli görevlerini yerine getirirken aynı zamanda staj yapmalarının, mevcut işleyişi bozmadığı sürece hukuka aykırı olmadığı vurgulandı. Yargı TV okurları için bu gelişme, kamu hukukunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Yeni dönemde memurların staj süreci, mevcut görev tanımlarının dışına çıkmadan ve mesai saatlerini ihlal etmeden yürütülmek zorunda. Karar neticesinde, bir kamu görevlisinin avukatlık stajı yapabilmesi için en temel şart, yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği gereği bir aksama yaşanmamasıdır. Eğer memurun staj faaliyetleri, kurumdaki iş akışını veya vatandaşın aldığı hizmeti sekteye uğratıyorsa, bu durum disiplin soruşturmalarına konu olabilecek bir risk barındırıyor.
Stajyer avukat adayları için izlenmesi gereken yol haritası şu şekilde şekilleniyor:
hibe
Düzenlemenin kalbinde yer alan “aksatmayacak” ve “aksama” ifadeleri, uzun süredir hukukçular arasında tartışma konusuydu. İptal istemiyle AYM’ye taşınan bu ifadelerin, hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu ve memurların haklarını kısıtladığı iddia ediliyordu. Ancak mahkeme, bu kavramların kamu hizmetinin niteliğine göre yorumlanabileceğini ve keyfi bir uygulama alanı yaratmayacağını belirtti.
Düzenlemenin içeriğinde yer alan temel maddeler şunları kapsıyor:
Bu maddeler, kamu bürokrasisindeki işleyişin korunmasını hedeflerken, hukuk mezunu memurların mesleki gelişimlerini de tamamen engellememeyi amaçlıyor. Yargı TV tarafından yapılan analizlere göre, bu dengeyi kurmak idari bir maharet gerektiriyor.
İptal talebinde bulunan taraflar, “aksama” kavramının muğlak olduğunu ve bu belirsizliğin memurlar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılabileceğini savundu. Özellikle, hangi durumun “aksama” sayılacağının somut kriterlere bağlanmadığı, bu durumun ise hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği ileri sürüldü. İtiraz dilekçelerinde, memurların kariyer haklarının korunması gerektiği sıkça vurgulansın.
İptal isteminin temel dayanakları şunlardı:
Anayasa Mahkemesi, itirazları incelerken “aksama” ifadesinin nesnel bir ölçüte dayandırılabileceğini ifade etti. Mahkemeye göre, bir kamu hizmetinin durması, gecikmesi veya kalitesinin düşmesi, somut olay bazında ispatlanabilir bir durumdur. Dolayısıyla, bu kavramın sadece soyut bir endişe yaratmadığı, hizmetin niteliğine göre somutlaştırılmasının mümkün olduğu belirtildi.
Yüksek Mahkeme kararında, kamu yararının bireysel haklardan üstün tutulması gerektiğini hatırlattı. Eğer bir memurun staj yapması, vatandaşın devletten beklediği hizmetin gecikmesine yol açıyorsa, burada anayasal bir ihlalden ziyade, kamu hizmetinin korunması gerekliliği doğmaktadır. Bu yaklaşım, düzenlemenin anayasaya uygun bulunmasının en güçlü gerekçesi olarak kayıtlara geçti.
Bu hukuki düzenlemenin temel motivasyonu, devlet mekanizmasının işleyişindeki sürekliliği garanti altına almaktır. Kamu kurumlarında görev yapan personelin, kendi mesleki gelişimlerini (avukatlık stajı gibi) takip ederken, devletin sunduğu hizmet kalitesinden ödün vermemesi hedefleniyor. Bu durum, sadece hukukçuları değil, tüm kamu çalışanlarını ilgilendiren bir disiplin standardıdır.
Düzenleme ile hedeflenen temel unsurlar şunlardır:
| Hedeflenen Unsur | Sağlanacak Fayda |
|---|---|
| Hizmet Sürekliliği | Vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi. |
| Mesleki Disiplin | Kamu görevlisinin asli görevine odaklanması. |
| Hukuki Güvenlik | Kuralların netleşmesi ve keyfiyetin önlenmesi. |
Evet, ancak bu durum mevcut kamu görevinin aksamaması ve mesai saatlerinin ihlal edilmemesi şartına bağlıdır. Kurumun bu konuda bir engel görmemesi ve stajın görev tanımıyla çakışmaması gerekmektedir.
Bu durum, somut olaydaki iş yükü, hizmetin gecikme süresi ve personelin asli görevlerini yerine getirme kapasitesi üzerinden idari bir inceleme ile tespit edilir. Eğer staj nedeniyle bir iş süresi aşılmışsa, aksama gerçekleşmiş sayılabilir.
Karar, 16 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girmiş olup, mevcut tüm staj süreçlerini ve yeni başlayacak olanları kapsamaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kamu personeli ile hukuk mesleği arasındaki dengeyi yeniden tanımladı. Bir yandan memurların avukatlık stajı yapma hakkı korunurken, diğer yandan kamu hizmetinin kutsallığı ve sürekliliği tescillenmiş oldu. Bu karar, özellikle hukuk bürolarında staj yapan kamu görevlileri için daha dikkatli bir planlama dönemini başlatıyor.
Hukuki süreçlerin ve mevzuat değişikliklerinin takibi, kariyer yönetimi açısından hayati önem taşır. Güncel yargı kararlarını ve mevzuat değişikliklerini en doğru analizlerle takip etmek için Yargı TV sayfasını düzenli olarak ziyaret etmeyi unutmayın. Hukuk dünyasındaki tüm gelişmeleri anlık olarak sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

AYM Noterlerin Tatil Mesaisi Düzenlemesini İptal Etti Karar 9 Ay Sonra Yürürlüğe Girecek