
14 Eylül 2026 Pazartesi

Ailem Güvende operasyonlarını hedef aldığı, “müstehcenlik” ile “fuhuşa teşvik, aracılık veya yer temin etmek” suçlarını övdüğü ve bu suçların propagandasını yaptığı belirtilen 67’si X hesabı olmak üzere toplam 180 sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişim engeli getirildi. Erişim engeli getirilen hesaplar arasında Evrensel Gazetesi’nin X hesabının da bulunduğu bildirildi.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de bazı sosyal medya mecralarında “Ailem Güvende” operasyonlarının kapsamı ve sürecine ilişkin asılsız iddialarla dezenformasyon faaliyetleri yürütüldüğünün tespit edildiğini açıkladı.

Paylaşılan bilgilere göre, “Ailem Güvende” operasyonlarını hedef alan sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda toplam 180 hesap ve internet sitesi hakkında erişim engeli kararı uygulandı.
Söz konusu dijital mecraların “müstehcenlik” ile “fuhuşa teşvik, aracılık veya yer temin etmek” suçlarını öven ve bu suçların propagandasını yapan içerikler yayımladığı belirtildi.
Erişim engeli kapsamına alınan hesapların 67’sinin X platformunda bulunduğu bildirildi. Diğer hesapların ve internet sitelerinin hangi platformlarda yer aldığına ilişkin ise ayrıntılı bir dağılım paylaşılmadı.
Erişim engeli getirilen hesaplar arasında Evrensel Gazetesi’nin X hesabının da yer aldığı bildirildi.
Paylaşılan bilgiye göre Evrensel Gazetesi’nin X hesabına, “Ailem Güvende” operasyonlarını hedef aldığı ve “müstehcenlik” ile “fuhuşa teşvik, aracılık veya yer temin etmek” suçlarını öven ve propagandasını yapan içerikler kapsamında erişim engeli getirildi.
Böylece operasyonlarla bağlantılı olarak erişime engellenen X hesaplarının sayısının 67 olduğu, sosyal medya hesapları ve internet siteleriyle birlikte toplam sayının ise 180’e ulaştığı belirtildi.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, “Ailem Güvende” operasyonları hakkında sosyal medyada yayılan iddialara ilişkin açıklama yaptı.
Merkez tarafından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya platformlarında operasyonların kapsamı ve yürütülme süreci hakkında gerçeği yansıtmayan iddialar üzerinden dezenformasyon faaliyetlerinin yürütüldüğünün tespit edildiği bildirildi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bazı sosyal medya mecralarında, ‘Ailem Güvende’ operasyonlarının kapsam ve sürecine yönelik olarak asılsız iddialarla çeşitli dezenformasyon faaliyetlerinin yürütüldüğü tespit edilmiştir.”
Açıklamada, operasyonların hangi faaliyetler kapsamında yürütüldüğüne ilişkin de bilgi verildi.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasına göre “Ailem Güvende” operasyonları; fuhşa aracılık ve yer temini, müstehcen içeriklerin üretilmesi ve yayılması, çocukların söz konusu içeriklere maruz bırakılması ve istismarına yönelik faaliyetler ile hukuka aykırı eylemlere ortam sağladığı tespit edilen kişi, dernek ve işletmeler hakkında yürütülen adli soruşturmalar kapsamında gerçekleştiriliyor.
Açıklamada, operasyonların yalnızca sosyal medya paylaşımlarından hareketle yürütülmediği, soruşturma süreçlerinin farklı delil ve tespit yöntemleri üzerinden devam ettiği kaydedildi.
Sürecin teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, ihbarlar ve elde edilen somut deliller doğrultusunda titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi.
Bu açıklamayla birlikte “Ailem Güvende” operasyonlarının kapsamına ve soruşturmalarda kullanılan yöntemlere ilişkin resmi makamlar tarafından kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmiş oldu.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, operasyonlar hakkında sosyal medya ve diğer dijital mecralarda yayılan içeriklere ilişkin vatandaşlara da uyarıda bulundu.
Açıklamada, kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığı belirtilen manipülatif paylaşımlar ile asılsız iddialara itibar edilmemesi istendi.
Vatandaşların “Ailem Güvende” operasyonlarıyla ilgili gelişmeleri takip ederken yalnızca yetkili resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığı vurgulandı.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, açıklamasını “Kamuoyunu yanıltma amacı taşıyan manipülatif paylaşımlara ve asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca yetkili resmi makamlarca yapılan açıklamaların dikkate alınması önemle rica olunur” ifadeleriyle tamamladı.
“Ailem Güvende” operasyonlarının ardından sosyal medya platformlarında operasyonların kapsamına ilişkin çok sayıda paylaşım yapıldı. Yetkili makamların değerlendirmelerine göre bazı paylaşımlarda operasyonlarla ilgili asılsız iddialar ortaya atılırken, bazı hesap ve internet sitelerinde ise “müstehcenlik” ve “fuhuşa teşvik, aracılık veya yer temin etmek” suçlarının övüldüğü ve propagandasının yapıldığı tespit edildi.
Bu kapsamda 67’si X hesabı olmak üzere toplam 180 sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişim engeli getirildi.
Erişim engeli uygulanan X hesapları arasında Evrensel Gazetesi’nin hesabının da bulunduğu bildirildi.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ise kamuoyuna yaptığı açıklamada “Ailem Güvende” operasyonlarının fuhşa aracılık ve yer temini, müstehcen içerik üretimi ve yayılması, çocukların bu tür içeriklere maruz bırakılması ve istismarına yönelik faaliyetler ile hukuka aykırı eylemlere ortam sağladığı belirlenen kişi, dernek ve işletmeler hakkındaki adli soruşturmalar kapsamında yürütüldüğünü belirtti.
Merkez, soruşturma sürecinin teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, ihbarlar ve somut deliller doğrultusunda devam ettiğini vurgulayarak, kamuoyuna yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alma çağrısında bulundu.
Bazı sosyal medya mecralarında, “Ailem Güvende” operasyonlarının kapsam ve sürecine yönelik olarak asılsız iddialarla çeşitli dezenformasyon faaliyetlerinin yürütüldüğü tespit edilmiştir.
Söz konusu operasyonlar; fuhşa aracılık ve yer temini, müstehcen içeriklerin üretilmesi ve… pic.twitter.com/ZmkjiEvhhR
— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) September 14, 2026

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin önemli mesajlar verdi. Duran, bu yapıların yalnızca asayişi tehdit eden suç organizasyonları olmadığını, aynı zamanda çocukları ve gençleri hedef alan çok boyutlu bir güvenlik sorunu oluşturduğunu belirtti. Yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin devletin her kademesinin katılımıyla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğünü vurguladı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın X hesabından yaptığı açıklamada, suç örgütlerinin sosyal medya ve dijital mecraları propaganda ve eleman devşirme amacıyla kullandığına dikkat çekildi. Duran, uluslararası bağlantılar ve finansal ağlarla hareket eden bu yapıların güvenlik açısından çok yönlü bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Burhanettin Duran açıklamasında, yeni nesil suç örgütlerinin faaliyet biçimlerinin farklı boyutlar taşıdığına işaret etti. Bu yapıların hem kamu düzeni ve asayiş açısından tehdit oluşturduğunu hem de çocuklar ile gençleri hedef aldığını belirten Duran, sosyal medya ve çeşitli dijital platformların suçun propagandası için kullanılabildiğini kaydetti.
Duran, söz konusu yapıların dijital mecraları yalnızca propaganda amacıyla değil, aynı zamanda yeni eleman kazanmak için de kullandığını belirtti. Yeni nesil suç örgütlerinin uluslararası bağlantılar ve finansal ağlarla hareket ettiğini ifade eden İletişim Başkanı, ortaya çıkan tehdidin çok boyutlu bir güvenlik sorunu olarak ele alındığını bildirdi.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelede yalnızca sahadaki suç unsurlarına yönelik çalışmalar yapılmadığını vurguladı. Mücadelenin farklı alanları kapsayan bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğünü belirten Duran, örgüt yöneticileri ve azmettiricilerin adalet önüne çıkarılmasının da bu sürecin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.
Duran’ın açıklamasına göre mücadele kapsamında suç örgütlerinin finans kaynaklarının kesilmesi de öncelikli başlıklar arasında bulunuyor. Bunun yanında dijital platformlarda yürütülen suç propagandasının önlenmesine yönelik çalışmaların da sürdürüldüğü belirtildi.
Burhanettin Duran, yeni nesil suç örgütlerine karşı yürütülen mücadelenin devletin her kademesinin katılımıyla gerçekleştirildiğini kaydetti. Güvenlik boyutunun yanı sıra finansal, dijital ve sosyal alanları da içine alan kapsamlı bir mücadele anlayışının benimsendiğini vurguladı.
Açıklamada öne çıkan başlıklardan biri de çocukların ve gençlerin suç ağlarının istismarından korunması oldu. Duran, çocukları ve gençleri suç örgütlerinin etkisinden koruyacak sosyal politikaların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Risklerin erken tespit edilmesi ve ailelerin desteklenmesinin de mücadele stratejisinin önemli unsurları arasında bulunduğunu ifade eden Duran, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirlerinden ibaret olmadığını ortaya koydu.
İletişim Başkanı Duran, çocukların ve gençlerin suç ağları tarafından istismar edilmesini engellemeye yönelik politikaların çok boyutlu bir strateji içerisinde ele alındığını belirtti. Bu kapsamda risklerin mümkün olan en erken aşamada belirlenmesi, ailelere gerekli desteğin sağlanması ve gençlerin suç yapılanmalarının etkisinden korunmasının hedeflendiğini kaydetti.
Burhanettin Duran açıklamasında, geleceği hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Çocukların ve gençlerin güvenliğinin korunmasının yanı sıra milletin huzuru ve kamu düzeninin sağlanmasının da temel hedeflerden biri olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin sürdürüleceğini ifade eden Duran, kamu düzenini, milletin huzurunu ve çocukların geleceğini hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha gösterilmeyeceğini bildirdi.
Duran, mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde devam edeceğinin de altını çizdi. Açıklamasında devletin ilgili bütün birimlerinin katılımıyla suç örgütlerinin sahadaki faaliyetlerinden finansal kaynaklarına, dijital propaganda faaliyetlerinden çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine kadar geniş bir alanda mücadele yürütüldüğünü ortaya koydu.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın X hesabından yaptığı açıklama, özellikle sosyal medya ve dijital mecralar üzerinden faaliyet gösteren yeni nesil suç örgütlerine karşı uygulanacak mücadelenin kapsamına ilişkin önemli mesajlar içerdi. Duran, suç örgütlerinin faaliyetlerinin önlenmesi, yöneticileri ve azmettiricilerinin adalet önüne çıkarılması, finansman kaynaklarının kesilmesi ve dijital propagandanın engellenmesinin yanı sıra çocuklar ve gençlere yönelik koruyucu sosyal politikaların da güçlendirileceğini belirtti.
Duran’ın açıklamasında, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmayacağı, sosyal ve dijital alanları da kapsayan bütüncül bir anlayışla sürdürüleceği vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu yapılara karşı hukuk devleti ilkeleri içerisinde kararlı mücadelenin devam edeceği mesajı verildi.
Yeni nesil suç örgütleri hem asayişi tehdit eden hem de çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılardır. Sosyal medya ve dijital mecraları suçun propagandası ve eleman devşirme aracı olarak kullanan bu yapılar, uluslararası bağlantılar ve finansal ağlarla hareket eden çok…
— Burhanettin Duran (@burhanduran) September 14, 2026

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dezenformasyon, kara propaganda, algı operasyonları ve dijital provokasyonlarla mücadele kapsamında eğitim alanında yeni bir adım atıldığını duyurdu. Duran, X hesabından yaptığı açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığının desteği ve iş birliğiyle ilkokul, ortaokul ve liselerde Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüpleri kurulacağını açıkladı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bilgi çağının beraberinde getirdiği en önemli tehditler arasında dezenformasyon, kara propaganda, algı operasyonları ve provokasyonların bulunduğunu belirtti. Bu tehditlerin yalnızca toplumsal huzuru değil, çocukları ve gençleri de hedef aldığına dikkat çeken Duran, öğrencilerin dijital dünyadaki bilgi kirliliğine karşı daha bilinçli hale getirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen çalışma kapsamında öğrencilerin doğru bilgi ile yanlış veya manipülatif içerikleri birbirinden ayırabilme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Burhanettin Duran’ın X hesabından yaptığı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin toplumsal bilinç ve farkındalık çalışmaları kapsamında yeni bir uygulama başlatılıyor.
Millî Eğitim Bakanlığının desteği ve iş birliğiyle gerçekleştirilecek çalışma çerçevesinde ilkokul, ortaokul ve liselerde Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüpleri kurulacak.
Yeni kulüpler aracılığıyla öğrencilerin dijital ortamda karşılarına çıkan içerikleri sorgulayabilmesi, bilgi kaynaklarını değerlendirebilmesi ve manipülasyonlara karşı daha güçlü bir farkındalık kazanması amaçlanıyor.
Duran, paylaşımında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak çocukları dijital tehditlere ve bilgi kirliliğine karşı korumak, aynı zamanda hakikatin izinde bilinçli nesiller yetiştirmek amacıyla bu adımın atıldığını vurguladı.
İletişim Başkanı Duran’ın açıklamasında, Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüplerinin öğrencilerin dijital dünyada karşılaşabilecekleri manipülasyon, algı operasyonları ve provokasyonlara karşı bilinçlendirilmesinde önemli rol üstleneceğine dikkat çekildi.
Çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Duran, öğrencilerin analitik düşünebilen, doğru bilgiye ulaşabilen ve hakikati savunabilen bilinçli bireyler olarak yetişmesinin hedeflendiğini belirtti.
Dijital platformların günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmesiyle birlikte bilgiye ulaşma imkânlarının artması, doğru ve güvenilir bilginin belirlenmesini de önemli hale getiriyor. Açıklamada öne çıkan hedef doğrultusunda Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüpleri ile öğrencilerin dijital dünyada karşılarına çıkan içeriklere daha bilinçli yaklaşmaları amaçlanıyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yürütülen dezenformasyonla mücadele çalışmalarının eğitim alanındaki yeni ayağını oluşturacak kulüpler, farklı eğitim seviyelerindeki öğrencileri kapsayacak.
İlkokuldan liseye kadar oluşturulması planlanan Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüpleri ile çocukların ve gençlerin bilgiye erişim süreçlerinde daha dikkatli hareket etmeleri, karşılaştıkları içerikleri analiz edebilmeleri ve dijital manipülasyonlara karşı farkındalık geliştirmeleri amaçlanıyor.
Burhanettin Duran da paylaşımında bilgi çağında ortaya çıkan tehditlerin doğrudan geleceğin teminatı olarak nitelendirdiği çocukları hedef aldığına vurgu yaptı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu nedenle çocukları bilgi kirliliğine karşı güçlendirmeyi önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirtti.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüplerinin hayata geçirilmesine verilen destek nedeniyle Millî Eğitim Bakanlığına da teşekkür etti.
Duran, başta Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere Bakanlığın tüm çalışanlarına desteklerinden dolayı şükranlarını sundu.
Yeni eğitim öğretim yılının eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulunan Duran, öğretmenlere, velilere ve öğrencilere de çağrı yaptı.
Duran, öğretmenleri, velileri ve öğrencileri kurulacak Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüplerinde aktif rol almaya davet etti.
Yeni uygulamayla birlikte medya ve bilgi okuryazarlığı konusunda öğrencilerin farkındalığının artırılması, dijital ortamdaki yanlış ve yanıltıcı içeriklere karşı daha bilinçli hareket edilmesi hedefleniyor.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın X hesabından duyurduğu çalışmada özellikle dezenformasyon, kara propaganda, algı operasyonları ve provokasyonların oluşturduğu risklere dikkat çekiliyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle kurulacak Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Kulüpleri, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini kapsayacak. Çalışmanın temel hedefini ise doğru bilgiye ulaşabilen, analitik düşünebilen ve dijital dünyadaki manipülasyonlara karşı bilinçli hareket edebilen nesiller yetiştirmek oluşturuyor.
Duran, paylaşımını birlik mesajı ve “ilk dersimiz kardeşlik” etiketiyle tamamladı.
Bilgi çağının getirdiği en büyük tehditlerden biri olan dezenformasyon, kara propaganda, algı operasyonları ve provokasyonlar, ne yazık ki sadece toplumsal huzurumuzu değil, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı da hedef almaktadır.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı… pic.twitter.com/0ZPrqUAZVY
— Burhanettin Duran (@burhanduran) September 14, 2026

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol piyasasında arz sıkışıklığının giderek derinleştiğini açıkladı. Orta Doğu’daki çatışmalar, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması, üretim kesintileri ve yüksek akaryakıt fiyatları küresel petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor. IEA, yaşanan gelişmeler nedeniyle 2026 yılında küresel petrol talebinde son yılların en sert düşüşlerinden birinin görülebileceğini bildirdi.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 11 Eylül’de yayımladığı Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel petrol talebinin 2026 yılında günlük 2,5 milyon varil azalması bekleniyor. IEA böylece geçen ay açıkladığı petrol talebi tahminini günlük 940 bin varil aşağı yönlü revize etti.
Raporda, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde devam eden çıkmaz nedeniyle petrol akışlarının normalleşmesinin 2027 yılına kadar gecikebileceğine dikkat çekildi. Orta Doğu’daki arz kesintileri ve yüksek akaryakıt fiyatlarının da dünya genelinde petrol tüketimini baskıladığı belirtildi.
IEA, 2026 yılında yaşanması beklenen sert düşüşün ardından küresel petrol talebinin 2027 yılında yeniden yükselişe geçmesini bekliyor. Kurumun tahminine göre petrol talebi gelecek yıl günlük 2,6 milyon varil artacak ve 2026 yılında yaşanan kaybın önemli bir bölümü telafi edilecek.
IEA raporu, küresel petrol üretimindeki gerilemenin boyutunu da ortaya koydu. Buna göre dünya genelindeki petrol üretimi ağustos ayında bir önceki aya kıyasla günlük 1,6 milyon varil azalarak 100,1 milyon varile geriledi.
Körfez bölgesinde güvenlik riskleri nedeniyle günlük 10 milyon varilden fazla üretimin devre dışı kalması, küresel petrol arzındaki baskının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterildi.
Uluslararası Enerji Ajansı, küresel petrol arzının 2026 yılı genelinde günlük ortalama 100,7 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu tahmin, küresel petrol üretiminin geçen yıla kıyasla günlük 5,7 milyon varil azalacağı anlamına geliyor.
Raporda Körfez bölgesindeki petrol üretiminin toparlanmasının da 2027 yılına ertelendiği belirtildi. IEA, küresel petrol üretiminin gelecek yıl günlük yaklaşık 8 milyon varil artacağını tahmin ediyor.
Petrol piyasasındaki arz sıkışıklığı fiyatlarda da sert yükselişlere neden oldu. IEA verilerine göre Kuzey Denizi Dated Brent petrolünün ortalama fiyatı ağustos ayında varil başına 91 dolara çıktı.
Brent petrolün fiyatı 9 Eylül’de ise 113,48 dolar seviyesine kadar yükseldi.
IEA, raporun hazırlandığı dönemde Brent petrol vadeli kontratlarının yaklaşık 105 dolar seviyesinde işlem gördüğünü bildirdi. Bu rakamın savaş öncesindeki fiyatların yüzde 45 üzerinde olduğu belirtildi.
Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin yanı sıra rafine ürün piyasasındaki hareketlilik de dikkat çekiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, mevcut petrol krizinin özellikle rafine ürün piyasasında daha belirgin şekilde hissedildiğini açıkladı.
Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan dizel ve motorinin fiyatı ABD’de eylül ayının başında varil başına 200 doların üzerine çıktı. Bu seviyenin savaş öncesindeki fiyatların yüzde 94 üzerinde olduğu ifade edildi.
Benzer fiyat baskılarının Avrupa ve Asya piyasalarında da görüldüğü belirtildi. Ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki farkın büyümesi ise Atlantik havzasındaki rafineri marjlarını rekor seviyelere taşıdı.
Körfez ülkelerinin rafine ürün ve LPG ihracatı da önemli ölçüde geriledi. Rapora göre söz konusu ihracat şubat ayına kıyasla yaklaşık yüzde 60 azaldı. Miktar olarak değerlendirildiğinde düşüş günlük 3,7 milyon varile ulaştı.
Körfez ülkeleri ile Rusya’nın dizel ve motorin net ihracatının ağustos ayında şubat ayına göre günlük 1,6 milyon varil daha düşük gerçekleştiği bildirildi.
Petrol stokları, küresel arz kesintilerinin etkisinin azaltılmasında önemli bir tampon görevi görüyor. Ancak IEA’nın açıkladığı rakamlar, bu tamponun da hızlı şekilde küçüldüğünü gösterdi.
Küresel gözlemlenen petrol stokları yalnızca ağustos ayında 95 milyon varil azaldı. Böylece savaşın başlamasından bu yana dünya genelindeki petrol stoklarında yaşanan toplam düşüş 507 milyon varile ulaştı.
Bu miktarın günlük ortalama 2,8 milyon varillik stok çekişine karşılık geldiği belirtildi. Ağustos ayındaki stok düşüşü ise günlük ortalama 3,1 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.
IEA’nın 2026 yılına ilişkin küresel petrol talebi tahmini, enerji piyasasında yaşanan şokun büyüklüğünü de gözler önüne serdi.
Kurumun değerlendirmesine göre küresel petrol talebinde bu yıl beklenen günlük 2,5 milyon varillik gerileme, son 60 yılda yaşanan en büyük dört petrol talebi şokuyla karşılaştırılabilecek büyüklükte bulunuyor.
Ancak mevcut krizin geçmiş dönemlerde yaşanan büyük petrol şoklarından önemli bir farkı olduğuna dikkat çekiliyor. IEA’ya göre günümüzde yaşanan talep daralmasının arkasında yalnızca ekonomik faaliyetlerdeki zayıflama bulunmuyor. Arz kısıtları ve petrol akışlarında meydana gelen kesintiler de küresel tüketimin düşmesinde önemli rol oynuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, küresel rafinaj sisteminin kapasite sınırlarına yaklaştığını ve petrol stoklarının sağladığı tamponun giderek küçüldüğünü bildirdi.
Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da küresel petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Raporda, petrol akışlarının yeniden normalleşebilmesi açısından Orta Doğu’daki çatışmaların sona ermesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda yaşanacak gelişmelerin önem taşıdığı vurgulandı.
IEA, mevcut koşulların devam etmesi durumunda küresel petrol piyasasında daha fazla sıkılaşma yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yüksek petrol ve akaryakıt fiyatlarının devam etmesi halinde küresel talep üzerindeki baskının daha da artabileceği değerlendirildi.

Türkiye genelinde suç örgütlerine yönelik geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. 48 ilde yeni nesil suç örgütüne Sokaklar Güvende operasyonu kapsamında 1008 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonların, özellikle sosyal medya ve iletişim platformlarını kullanarak suç faaliyetlerinde bulunduğu değerlendirilen yapılanmalara yönelik gerçekleştirildiği bildirildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen operasyonların, farklı güvenlik ve istihbarat birimlerinin ortak çalışması sonucunda hayata geçirildiği belirtildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı da ortak çalışma yürüttü.
Uzun süredir yürütülen ortak çalışmaların ardından 48 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlar kapsamında toplam 1008 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Çalışmalarda özellikle iletişim platformları ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen faaliyetler mercek altına alındı. Şüphelilerin dijital platformları yalnızca iletişim amacıyla kullanmadıkları, aynı zamanda suç örgütlerinin faaliyetlerini duyurmak, yeni kişiler kazanmak ve çeşitli suç faaliyetleri için bağlantılar oluşturmak amacıyla kullandıkları tespit edildi.
Operasyonların hedefinde kamuoyunda “yeni nesil suç örgütleri” olarak ifade edilen yapılanmalar yer aldı.
Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin iletişim platformlarında oluşturulan çeşitli gruplar üzerinden faaliyet yürüttükleri belirlendi.
Şüphelilerin bu gruplar aracılığıyla tetikçi temin etmeye veya doğrudan tetikçilik işi yapmaya yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi.
Güvenlik ve istihbarat birimlerinin ortak çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılan söz konusu faaliyetler, düzenlenen geniş kapsamlı operasyonun önemli gerekçelerinden biri oldu.
Dijital iletişim platformlarının suç örgütleri tarafından kullanılmasına yönelik gerçekleştirilen incelemelerde yalnızca doğrudan suç faaliyetleri değil, örgütlerin sosyal medya üzerinden yürüttükleri propaganda çalışmalarının da takip edildiği belirtildi.
Şüphelilerin sosyal medya hesaplarında gerçekleştirdikleri paylaşımlar da yapılan çalışmalar kapsamında incelendi.
Söz konusu hesaplar üzerinden suç ve suçluyu öven içeriklerin yanı sıra tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içeren paylaşımlar gerçekleştirildiği tespit edildi.
Şüphelilerin sosyal medya paylaşımlarını örgütsel faaliyetlerini daha geniş kitlelere duyurmak amacıyla kullandıkları da belirlendi.
Yürütülen çalışmalar kapsamında suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabetin de sosyal medya platformlarına taşınmaya çalışıldığı tespitler arasında yer aldı.
Örgütlerin bu paylaşımlar aracılığıyla hem kendi faaliyetlerini görünür hale getirmeye hem de rakip olarak gördükleri gruplarla yaşanan anlaşmazlıkları dijital mecralara taşımaya çalıştıkları belirtildi.
Operasyon kapsamında dikkat çeken tespitlerden biri de sosyal medya üzerinden suç faaliyetlerinin normal olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılması oldu.
Şüphelilerin yaptıkları paylaşımlarla suç ve suç örgütü faaliyetlerini sıradanlaştırmaya yönelik içerikler oluşturdukları tespit edildi.
Özellikle sosyal medyanın geniş kitlelere kısa sürede ulaşabilme gücünü kullanan yapılanmaların, suç faaliyetlerini özendirici ve örgütlerin görünürlüğünü artırıcı paylaşımlar yaptığı belirlendi.
Yürütülen çalışmalar kapsamında sosyal medyanın örgütlere yeni eleman kazandırmak için de kullanıldığı ortaya çıkarıldı.
Şüphelilerin sosyal medya hesapları ve farklı iletişim platformları üzerinden yaptıkları paylaşımlar aracılığıyla örgütlere yeni kişilerin katılımını sağlamaya çalıştıkları tespit edildi.
Bu durumun özellikle gençlerin suç yapılanmalarının etkisi altına girmesini önlemeye yönelik yürütülen mücadelenin önemini artırdığı vurgulandı.
Operasyonlara ilişkin yapılan açıklamada, sosyal medya üzerinden suça özendiren kişilere ve suç örgütlerinin propagandasını yapan yapılanmalara karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceği mesajı verildi.
Gençleri hedef alan suç yapılanmalarının da güvenlik birimlerinin yakın takibinde olduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerine yer verildi.
48 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda görev alan polis ekipleri ile operasyona katkı sağlayan kurum ve birimler de tebrik edildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki ilgili başkanlıklar ve daire başkanlıklarının yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü koordineli çalışmaların ardından gerçekleştirilen operasyonlarda 1008 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Operasyonlarla birlikte özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformlarını kullanarak örgüt propagandası yaptığı, suç faaliyetlerini normalleştirmeye çalıştığı, tetikçi teminine yönelik paylaşımlar gerçekleştirdiği ve örgütlere yeni kişiler kazandırmayı amaçladığı tespit edilen yapılanmalara yönelik kapsamlı bir adım atılmış oldu.
48 ilde “Yeni Nesil Suç Örgütlerine” yönelik bu sabah düzenlenen operasyonlarda 1008 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatlarıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Milli İstihbarat… pic.twitter.com/biz0nw2RR4
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) September 14, 2026