a
Yargı TV Haber Merkezi

Yargı TV Haber Merkezi

17 Haziran 2026 Çarşamba

    DİĞER YAZARLARIMIZ

      Mülki İdarede Yeni Sınıflandırma: İlçelerin Hizmet Sınıfları ve Vali Yardımcısı Kadroları Değişti

      Mülki İdarede Yeni Sınıflandırma: İlçelerin Hizmet Sınıfları ve Vali Yardımcısı Kadroları Değişti
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      İçişleri Bakanlığı, mülki idare amirlerinin atama, değerlendirme ve yer değiştirme işlemlerinde esas alınan bazı ilçe sınıflarında değişikliğe gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan “Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ” ile hem ilçelerin sınıflandırmasına ilişkin cetvel hem de illerde görev yapacak vali yardımcıları sayısı yeniden düzenlendi.

      Yapılan düzenleme, mülki idare amirlerinin görev yerlerinin belirlenmesinde esas alınan sınıflandırmayı kapsıyor. Tebliğ kapsamında bazı ilçeler 1. sınıftan 6. sınıfa kadar yeniden tespit edilirken, illerde görev yapacak vali yardımcısı sayılarında da değişikliğe gidildi. Böylece hem ilçelerin idari sınıfları hem de valiliklerdeki yardımcı kadro sayıları yeni cetvellere göre belirlendi.

      Bazı ilçelerin mülki idare sınıfları değişti

      Tebliğe göre, Aydın’ın Didim, Kocaeli’nin Dilovası, Manisa’nın Alaşehir ve Sakarya’nın Sapanca ilçeleri 1. sınıf ilçe olarak belirlendi. Bu ilçeler, mülki idare amirlerinin atama ve yer değiştirme süreçlerinde 1. sınıf kapsamındaki ilçeler arasında değerlendirilecek.

      Yeni düzenleme kapsamında 2. sınıf olarak belirlenen ilçeler de açıklandı. Buna göre Hatay’ın Arsuz, Mardin’in Artuklu, Samsun’un 19 Mayıs ve Trabzon’un Yomra ilçeleri 2. sınıf statüsüne alındı.

      Edirne’nin Enez ve İpsala, Samsun’un Kavak ile Trabzon’un Arsin ilçeleri ise 3. sınıf olarak tespit edildi. Bu ilçeler de mülki idare amirlerinin görev planlamalarında 3. sınıf ilçe kategorisi içinde yer alacak.

      4, 5 ve 6. sınıf ilçeler de belirlendi

      Tebliğle birlikte 4. sınıf kapsamına alınan ilçeler de duyuruldu. Buna göre Afyonkarahisar’ın İhsaniye, Artvin’in Yusufeli, Balıkesir’in Marmara, Eskişehir’in Mihalıççık, Hatay’ın Hassa, Kastamonu’nun Daday, Tokat’ın Pazar, Trabzon’un Çaykara ve Yozgat’ın Saraykent ilçeleri 4. sınıf olarak belirlendi.

      Adana’nın Saimbeyli, Samsun’un Asarcık, Sivas’ın Altınyayla ve Trabzon’un Dernekpazarı ilçeleri 5. sınıf oldu. Diyarbakır’ın Hazro ve Kocaköy ilçeleri ise düzenleme kapsamında 6. sınıf olarak tespit edildi.

      Bu değişiklikle birlikte, söz konusu ilçelerin mülki idare amirleri atama, değerlendirme ve yer değiştirme işlemlerinde hangi sınıf üzerinden değerlendirileceği netleşmiş oldu.

      Vali yardımcıları sayısı yeniden düzenlendi

      Tebliğ yalnızca ilçe sınıflandırmalarını değil, vali yardımcıları sayısını düzenleyen cetveli de kapsadı. Yönetmeliğin ekinde yer alan vali yardımcıları sayısı cetveli yeniden düzenlenerek illerde görev yapacak vali yardımcısı sayıları belirlendi.

      Yeni cetvele göre en fazla vali yardımcısı İstanbul’da görev yapacak. İstanbul’da vali yardımcısı sayısı 25 olarak belirlendi. Ankara’da 20, İzmir’de 14, Hatay’da ise 11 vali yardımcısı bulunacak.

      Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Mersin, Kocaeli, Konya, Manisa, Kahramanmaraş, Muğla ve Sakarya’da ise 10 vali yardımcısı görev yapacak.

      Adıyaman, Malatya ve Samsun’da vali yardımcısı sayısı 9 olarak belirlendi. Bolu, Erzurum, Isparta, Kayseri, Ordu, Tekirdağ, Trabzon ve Şanlıurfa’da ise vali yardımcısı sayısı 8 oldu.

      Birçok ilde vali yardımcısı sayısı 6 olarak belirlendi

      Düzenlemeye göre Afyonkarahisar, Çanakkale, Edirne, Elazığ, Erzincan, Hakkari, Mardin, Van ve Yalova’da 7 vali yardımcısı görev yapacak.

      Ağrı, Amasya, Artvin, Bilecik, Bingöl, Çankırı, Çorum, Denizli, Giresun, Kars, Kırklareli, Kütahya, Muş, Nevşehir, Niğde, Siirt, Sivas, Tunceli, Uşak, Karaman, Kırıkkale, Batman, Şırnak, Kilis, Zonguldak, Osmaniye ve Düzce’de vali yardımcısı sayısı 6 olarak belirlendi.

      Bitlis, Burdur, Gümüşhane, Kastamonu, Kırşehir, Rize, Sinop, Tokat, Yozgat, Aksaray, Bartın, Ardahan, Iğdır ve Karabük’te 5 vali yardımcısı görev yapacak. Bayburt’ta ise vali yardımcısı sayısı 4 olarak düzenlendi.

      5N1K

      Ne oldu? İçişleri Bakanlığı, bazı ilçelerin mülki idare sınıflarını ve illerde görev yapacak vali yardımcıları sayısını yeniden düzenledi.

      Kim yaptı? Düzenleme İçişleri Bakanlığı tarafından yapıldı.

      Nerede yayımlandı? Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı.

      Neyi kapsıyor? Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin ekindeki ilçe sınıfları cetveli ile vali yardımcıları sayısı cetvelini kapsıyor.

      Nasıl uygulanacak? İlçeler belirlenen yeni sınıflar üzerinden değerlendirilecek, illerdeki vali yardımcısı sayıları da yeni cetvele göre esas alınacak.

      Neden önemli? Düzenleme, mülki idare amirlerinin atama ve yer değiştirme süreçlerinde esas alınan idari sınıflandırmayı ve valiliklerdeki yardımcı kadro dağılımını doğrudan ilgilendiriyor.

      Sıkça Sorulan Sorular

      Hangi ilçeler 1. sınıf oldu?
      Aydın’ın Didim, Kocaeli’nin Dilovası, Manisa’nın Alaşehir ve Sakarya’nın Sapanca ilçeleri 1. sınıf olarak belirlendi.

      Hangi ilçeler 6. sınıf olarak tespit edildi?
      Diyarbakır’ın Hazro ve Kocaköy ilçeleri 6. sınıf oldu.

      İstanbul’da kaç vali yardımcısı görev yapacak?
      Yeni düzenlemeye göre İstanbul’da vali yardımcısı sayısı 25 olarak belirlendi.

      Ankara ve İzmir’de vali yardımcısı sayısı kaç oldu?
      Ankara’da 20, İzmir’de ise 14 vali yardımcısı görev yapacak.

      Bayburt’ta kaç vali yardımcısı bulunacak?
      Bayburt’ta vali yardımcısı sayısı 4 olarak düzenlendi.

      Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ’e Ulaşmak İçin Tıklayın

      Devamını Oku

      Dost Katılım Bankası için BDDK onayı: BİM 10 milyar TL sermayeli banka kurdu

      Dost Katılım Bankası için BDDK onayı: BİM 10 milyar TL sermayeli banka kurdu
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. öncülüğünde kurulacak Dost Katılım Bankası için kuruluş izni verdi. 10 milyar TL sermaye ile kurulacak yeni katılım bankasının kurucu ortaklarının tamamının BİM Grubu şirketlerinden oluşması dikkat çekti. Karar, BDDK Kurulu’nun 11 Haziran 2026 tarihli ve 11470 sayılı kararıyla alındı; 17 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

      BİM finans sektörüne Dost Katılım Bankası ile giriyor

      Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden biri olan BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., finans sektörüne Dost Katılım Bankası A.Ş. ile adım attı. BDDK tarafından verilen kuruluş izniyle birlikte BİM Grubu bünyesindeki şirketlerin ortaklığında yeni bir katılım bankasının kurulmasının önü açıldı.

      Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, bankanın kuruluş sermayesi 10 milyar TL olarak belirlendi. Bu sermaye yapısıyla kurulacak Dost Katılım Bankası, BİM Grubu’nun perakende dışındaki yeni faaliyet alanlarından biri olarak öne çıktı.

      Dost Katılım Bankası’nın kurucu ortakları kimler?

      BDDK kararına göre Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin kurucu ortakları şu şirketlerden oluşuyor:

      BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., Desto Atık Yönetimi A.Ş., Dost Global Danışmanlık A.Ş., GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Es Global Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.

      Bankanın ortaklık yapısında BİM Grubu dışından herhangi bir bağımsız ortak bulunmuyor. Böylece Dost Katılım Bankası’nın beş kurucu ortağının tamamı BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. ve grup bünyesindeki şirketlerden oluşmuş oldu.

      Kurucu şirketlerin tamamı BİM Grubu bünyesinde

      Dost Katılım Bankası’nın dikkat çeken yönlerinden biri, kurucu ortakların tamamının BİM Grubu ile bağlantılı şirketler olması. Dost Global Danışmanlık A.Ş., BİM’in tamamına sahip olduğu bağlı ortaklığı olarak faaliyet gösteriyor.

      Es Global Gıda Sanayi Ticaret A.Ş., BİM’in Eskişehir’deki bisküvi ve şekerleme fabrikasını işletiyor. GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise BİM mağazalarında satılan pirinç ve bakliyat gibi ürünlerin tedarik ve paketleme süreçlerinde rol alıyor. Desto Atık Yönetimi A.Ş. de grubun atık yönetimi faaliyetlerinden sorumlu şirket olarak biliniyor.

      Bu yapı, Dost Katılım Bankası’nın tamamen BİM Grubu tarafından kurulan bir finans kuruluşu olacağını gösteriyor.

      BDDK kuruluş iznini nasıl verdi?

      BDDK’nın kararı, Bankaların İzne Tabi İşlemleri ile Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmelik kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda alındı. İncelemenin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.

      Kurulun değerlendirmesi sonrasında Dost Katılım Bankası A.Ş. unvanıyla yeni bir katılım bankasının kurulmasına izin verildi. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte kuruluş süreci resmiyet kazandı.

      Dost-Katilim-Bankasi-icin-BDDK-onayi-BIM-10-milyar-TL-sermayeli-banka-kurdu-1-1024x892 Dost Katılım Bankası için BDDK onayı: BİM 10 milyar TL sermayeli banka kurdu

      5N1K: Dost Katılım Bankası kararında ne oldu?

      Ne oldu?
      BDDK, Dost Katılım Bankası A.Ş. unvanıyla yeni bir katılım bankasının kurulmasına izin verdi.

      Kim kuruyor?
      Bankayı BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. ve BİM Grubu bünyesindeki dört şirket kuruyor.

      Nerede faaliyet gösterecek?
      Dost Katılım Bankası, Türkiye’de kurulacak bir katılım bankası olarak planlandı.

      Ne zaman onaylandı?
      Karar 11 Haziran 2026 tarihinde BDDK Kurulu tarafından alındı ve 17 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

      Nasıl kurulacak?
      Banka, 10 milyar TL kuruluş sermayesiyle ve tamamı BİM Grubu şirketlerinden oluşan ortaklık yapısıyla kurulacak.

      Neden dikkat çekti?
      Kurucu ortakların tamamının BİM Grubu şirketlerinden oluşması ve BİM’in perakende sektöründen finans sektörüne adım atması nedeniyle karar kamuoyunda dikkat çekti.

      Dışarıdan ortak yok

      Dost Katılım Bankası’nın ortaklık yapısında dışarıdan bir yatırımcı ya da bağımsız ortak yer almıyor. Bu durum, bankanın sermaye ve ortaklık yapısının tamamen BİM Grubu çatısı altında şekillendiğini ortaya koyuyor.

      BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.’nin yanı sıra grubun danışmanlık, gıda paketleme, gıda sanayi ve atık yönetimi alanlarında faaliyet gösteren şirketlerinin bankanın kurucu ortakları arasında yer alması, yeni finans kuruluşunun grup içi bir yapılanma ile hayata geçirileceğini gösteriyor.

      Dost Katılım Bankası hakkında sık sorulan sorular

      Dost Katılım Bankası kimin?
      Dost Katılım Bankası, BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. ve BİM Grubu bünyesindeki şirketlerin kurucu ortaklığıyla kurulacak.

      Dost Katılım Bankası’nın sermayesi ne kadar?
      Bankanın kuruluş sermayesi 10 milyar TL olarak belirlendi.

      BDDK kararı ne zaman yayımlandı?
      BDDK Kurulu’nun 11 Haziran 2026 tarihli kararı, 17 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

      Dost Katılım Bankası’nda dış ortak var mı?
      Verilen bilgilere göre bankanın ortaklık yapısında BİM Grubu dışından herhangi bir bağımsız ortak bulunmuyor.

      Devamını Oku

      Uzay Ceza Hukuku Gündemde: Savcı Oğuz Yılmaz’dan Uzayda İşlenen Suçlara Dair Dikkat Çeken Kitap

      Uzay Ceza Hukuku Gündemde: Savcı Oğuz Yılmaz’dan Uzayda İşlenen Suçlara Dair Dikkat Çeken Kitap
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      HSK 2026 Yaz Kararnamesi ile Karabük Cumhuriyet Savcılığından Ankara Cumhuriyet Savcılığı görevine atanan Cumhuriyet Savcısı Oğuz Yılmaz, hukuk literatürüne kazandırdığı yeni eseriyle dikkatleri üzerine çekti. Yılmaz’ın kaleme aldığı “Türk Ceza Kanunu’nun Uzayda İşlenen Suçlara Uygulanabilirliği” adlı kitap, Türkiye’de uzay ceza hukuku alanında ilk ve tek eser olarak gösteriliyor.

      Cezaevi ve basın savcılığı görevlerinin yanı sıra akademik ve hukuki çalışmalarıyla da gündeme gelen Oğuz Yılmaz, bu kitabında Türk hukukunda bugüne kadar sınırlı şekilde tartışılan önemli bir soruya yanıt arıyor: Uzayda suç işlenirse hangi kanun uygulanacak?

      Uzayda İşlenen Suçlarda Türk Ceza Kanunu Nasıl Uygulanacak?

      Yetkin Yayınevi tarafından yayımlanan ve 148 sayfadan oluşan eser, uzayda işlenebilecek suçlar karşısında hangi hukuk sisteminin yetkili olacağı konusunu ele alıyor. Kitapta, Türk Ceza Kanunu’nun uzay faaliyetlerinde nasıl uygulanabileceği, devletlerin yargı yetkileri ve gelecekte ortaya çıkabilecek hukuki sorunlar detaylı şekilde inceleniyor.

      Eserde özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu, uzay turizmi, uzay kolonileri ve devletlerin uzaydaki yargı yetkileri gibi başlıklar üzerinden kapsamlı değerlendirmeler yapılıyor. Uzay faaliyetlerinin gelişmesiyle birlikte ceza hukukunun da yeni tartışma alanlarıyla karşı karşıya kalacağına dikkat çekilen çalışmada, Türk Ceza Kanunu’nun uzayda uygulanabilirliği farklı hukuki ilkeler çerçevesinde ele alınıyor.

      Türk Hukukunda Yenilikçi Bir Alan: Uzay Ceza Hukuku

      Görevinde 9. yılını dolduran Cumhuriyet Savcısı Oğuz Yılmaz’ın çalışması, Türk hukuk doktrini açısından yenilikçi bir eser olarak değerlendiriliyor. Kitap, klasik ceza hukuku tartışmalarının ötesine geçerek, insanlığın uzay faaliyetleriyle birlikte karşılaşabileceği yeni suç tiplerini ve hukuki sorumlulukları gündeme taşıyor.

      Türkiye’nin gelecekte uzay çalışmalarında daha etkin bir rol üstleneceğine inanan Yılmaz’ın bu yaklaşımı, eserin temel motivasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bugünün hukuk sorunlarına değil, gelecekte ortaya çıkabilecek hukuki tartışmalara da ışık tutmayı amaçlıyor.

      Uzay-Ceza-Hukuku-Gundemde-Savci-Oguz-Yilmazdan-Uzayda-Islenen-Suclara-Dair-Dikkat-Ceken-Kitap-2 Uzay Ceza Hukuku Gündemde: Savcı Oğuz Yılmaz’dan Uzayda İşlenen Suçlara Dair Dikkat Çeken Kitap

      Kitabın Önsözünde Dikkat Çeken Mesaj

      Cumhuriyet Savcısı Oğuz Yılmaz, kitabının önsözünde uzay çağının beraberinde yeni hukuki sorumluluklar getirdiğini vurguluyor. Yılmaz, çalışmasının amacını şu sözlerle ifade ediyor:

      “İnsanlık gökyüzüne bakarken hep hayaller kurdu. Aya ayak basmakla başlayan yolculuk, artık yeni suç tiplerini ve hukuki sorumlulukları da beraberinde getirdi. Bu kitap, Türk Ceza Kanunu’nun sınırları aşarak uzaya nasıl uygulanabileceğini tartışmak ve okuyucuya farklı bir perspektif kazandırmak amacıyla kaleme alındı. Dilerim ki bu çalışma, geleceğin hukukçularına ufuk açıcı bir yol haritası olur.”

      Bu ifadeler, kitabın yalnızca teknik bir hukuk çalışması olmadığını, aynı zamanda geleceğin hukuk dünyasına yönelik bir perspektif sunma hedefi taşıdığını da ortaya koyuyor.

      Mülkilik, Şahsilik, Koruma ve Evrensellik İlkeleri Ele Alındı

      “Türk Ceza Kanunu’nun Uzayda İşlenen Suçlara Uygulanabilirliği” adlı eserde, Türk Ceza Kanunu’nun uzayda uygulanabilirliği mülkilik, şahsilik, koruma ve evrensellik ilkeleri çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu kapsamda, uzayda işlenebilecek suçlarda hangi devletin yargı yetkisinin devreye gireceği, Türk hukukunun hangi şartlarda uygulanabileceği ve gelecekte uzay faaliyetlerinin ceza hukuku bakımından ne tür sorunlar doğurabileceği tartışılıyor.

      Uzay turizminin gelişmesi, farklı ülkelerden insanların aynı uzay araçlarında veya uzay istasyonlarında bulunması ve gelecekte uzay kolonilerinin gündeme gelmesi, ceza hukuku açısından yeni soruları da beraberinde getiriyor. Yılmaz’ın kitabı, bu sorulara Türk hukuku perspektifinden yaklaşarak önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor.

      Hukuk Dünyasında Gündem Olmaya Aday

      Türkiye’nin uzay programları ve uzay teknolojilerine yönelik ilgisinin arttığı bir dönemde yayımlanan kitap, hukuk çevrelerinde dikkat çekici bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Uzayda işlenebilecek suçların Türk hukuku açısından nasıl ele alınacağına dair sorulara cevap arayan eser, önümüzdeki dönemde hukuk fakültelerinde ve akademik çevrelerde tartışılmaya aday görünüyor.

      Cumhuriyet Savcısı Oğuz Yılmaz’ın Ankara Cumhuriyet Savcılığı görevine atanmasının ardından gündeme gelen bu çalışma, hem mesleki birikimi hem de hukuk literatürüne sunduğu yenilikçi bakış açısıyla öne çıkıyor. Türkiye’de uzay ceza hukuku başlığı altında yayımlanan ilk ve tek eser olarak gösterilen kitap, geleceğin hukuk tartışmalarına bugünden kapı aralıyor.

      SSS: Uzayda Suç İşlenirse Hangi Hukuk Uygulanır?

      Uzayda suç işlenirse hangi kanun uygulanacak?
      Kitap, bu soruya Türk Ceza Kanunu’nun uzay faaliyetlerinde hangi şartlarda uygulanabileceği üzerinden yanıt arıyor.

      Kitabın yazarı kimdir?
      Eser, HSK 2026 Yaz Kararnamesi ile Karabük Cumhuriyet Savcılığından Ankara Cumhuriyet Savcılığına atanan Cumhuriyet Savcısı Oğuz Yılmaz tarafından kaleme alındı.

      Kitap hangi yayınevi tarafından yayımlandı?
      “Türk Ceza Kanunu’nun Uzayda İşlenen Suçlara Uygulanabilirliği” adlı eser Yetkin Yayınevi tarafından yayımlandı.

      Kitap kaç sayfadan oluşuyor?
      Eser 148 sayfadan oluşuyor.

      Kitapta hangi konular ele alınıyor?
      Kitapta Uluslararası Uzay İstasyonu, uzay turizmi, uzay kolonileri, devletlerin yargı yetkileri ve Türk Ceza Kanunu’nun uzayda uygulanabilirliği inceleniyor.

      Devamını Oku

      Organize Suç Örgütü Operasyonu: 24 İlde 313 Şüpheli Yakalandı

      Organize Suç Örgütü Operasyonu: 24 İlde 313 Şüpheli Yakalandı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      24 ilde 32 ayrı suç yapılanmasına yönelik operasyon: 197 tutuklama

      Jandarma Genel Komutanlığı koordinesinde organize suç örgütlerine yönelik geniş kapsamlı operasyon düzenlendi. KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, İl Jandarma Komutanlıklarınca 24 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 32 ayrı organize suç yapılanmasına yönelik işlem yapılırken, toplam 313 şüpheli yakalandı.

      Yakalanan şüphelilerden 197’si çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklandı. 114 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği bildirildi. Operasyonlar, organize suç yapılanmalarına karşı yürütülen mücadelenin geniş bir alana yayıldığını bir kez daha ortaya koydu.

      Şüphelilere çok sayıda suçlama yöneltildi

      Yapılan çalışmalar kapsamında şüphelilerin farklı suç alanlarında faaliyet yürüttükleri tespit edildi. Jandarma birimlerinin yürüttüğü soruşturmalarda şüphelilerin; silah kaçakçılığı, sosyal medya platformları üzerinden yatırım danışmanlığı ilanlarıyla nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve para transferlerine aracılık etme, uyuşturucu madde ticareti, göçmen kaçakçılığı, baskı, darp ve tehdit yoluyla maddi menfaat temini gibi suçlara karıştıkları belirlendi.

      Ayrıca şüphelilerin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tütün kaçakçılığı ve tefecilik suçlarını işledikleri de tespitler arasında yer aldı. Bu kapsamda operasyonların yalnızca tek bir suç türüne değil, çok yönlü ve organize şekilde hareket ettiği değerlendirilen suç yapılanmalarına yönelik gerçekleştirildiği belirtildi.

      MASAK incelemesinde 21 milyar 944 milyon liralık hesap hareketliliği

      Operasyonların mali boyutunda ise Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından yapılan incelemeler dikkat çekti. MASAK tarafından gerçekleştirilen hesap hareketliliği analizlerinde, şüphelilere ait hesaplarda yaklaşık 21 milyar 944 milyon Türk lirası tutarında finansal hareketlilik bulunduğu tespit edildi.

      Söz konusu hesap hareketliliği, organize suç yapılanmalarının mali bağlantılarının ortaya çıkarılması açısından önemli bir veri olarak değerlendirildi. Jandarma, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve ilgili daire başkanlıklarının koordineli çalışmasıyla hem suç yapılanmalarına hem de bu yapılanmaların finansal ağlarına yönelik adımlar atıldı.

      Taşınmazlara, kripto cüzdanlara ve banka hesaplarına tedbir

      Operasyonlar kapsamında yalnızca şüphelilerin yakalanmasıyla sınırlı kalınmadı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına yönelik de tedbir işlemleri uygulandı. Bu kapsamda şüphelilere ait 52 taşınmaz, 25 taşınır, 6 kripto cüzdan ve 1.489 banka hesabına tedbir konuldu.

      Alınan tedbir kararlarıyla, organize suç yapılanmalarının ekonomik kaynaklarının engellenmesi ve suç gelirlerinin takibinin sağlanması hedeflendi. Özellikle banka hesapları ve kripto cüzdanlara uygulanan işlemler, suç gelirlerinin farklı finansal kanallar üzerinden hareket ettirilmesine karşı yürütülen mücadelenin bir parçası olarak öne çıktı.

      5N1K: Operasyonun ayrıntıları

      Ne oldu?
      24 ilde 32 ayrı organize suç yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi, 313 şüpheli yakalandı.

      Nerede oldu?
      Operasyonlar 24 ilde gerçekleştirildi.

      Ne zaman oldu?
      Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında operasyonlar düzenlendi.

      Nasıl oldu?
      İl Jandarma Komutanlıkları tarafından organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. MASAK tarafından mali inceleme yapıldı, mal varlıklarına tedbir uygulandı.

      Neden oldu?
      Şüphelilerin silah kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, tefecilik ve benzeri suçlara karıştıklarının tespit edilmesi üzerine operasyon yapıldı.

      Kimler yer aldı?
      Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, Cumhuriyet Başsavcılıkları, İl Jandarma Komutanlıkları ve MASAK süreçte görev aldı.

      Organize suçla mücadelede geniş kapsamlı adım

      24 ilde gerçekleştirilen organize suç örgütü operasyonu, hem şüpheli sayısı hem de mali boyutuyla dikkat çekti. 313 şüphelinin yakalandığı operasyonda 197 kişinin tutuklanması, soruşturmanın adli süreç açısından da kapsamlı şekilde ilerlediğini gösterdi. Şüpheliler hakkında yürütülen işlemler devam ederken, adli kontrol kararı verilen 114 kişiyle ilgili süreç de yargı mercilerinin denetiminde sürdürülecek.

      Operasyon kapsamında tespit edilen suç başlıkları, organize suç yapılanmalarının farklı alanlarda faaliyet gösterebildiğini ortaya koydu. Silah kaçakçılığından uyuşturucu ticaretine, sosyal medya üzerinden yatırım danışmanlığı ilanlarıyla nitelikli dolandırıcılıktan yasa dışı bahis bağlantılı para transferlerine kadar uzanan suçlamalar, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğünü gösterdi.

      Yetkililer, operasyonlarda görev alan Jandarma birimlerini, ilgili daire başkanlıklarını, MASAK’ı, Cumhuriyet Başsavcılıklarını ve emeği geçen tüm personeli tebrik etti.

      Sıkça Sorulan Sorular

      Operasyon kaç ilde düzenlendi?
      Operasyonlar 24 ilde düzenlendi.

      Kaç şüpheli yakalandı?
      32 ayrı suç yapılanmasına yönelik operasyonlarda 313 şüpheli yakalandı.

      Kaç kişi tutuklandı?
      Yakalanan şüphelilerden 197’si tutuklandı.

      Kaç kişiye adli kontrol uygulandı?
      114 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

      MASAK incelemesinde ne tespit edildi?
      Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 21 milyar 944 milyon Türk lirası tutarında hesap hareketliliği bulunduğu belirlendi.

      Hangi mal varlıklarına tedbir uygulandı?
      52 taşınmaz, 25 taşınır, 6 kripto cüzdan ve 1.489 banka hesabına tedbir işlemi uygulandı.

      Kaynak: İçişleri Bakanlığı

      Devamını Oku

      MİT’ten DEAŞ’a Darbe: Sözde Türkiye Medya Sorumlusu Ahmet Kazancı Yakalandı

      MİT’ten DEAŞ’a Darbe: Sözde Türkiye Medya Sorumlusu Ahmet Kazancı Yakalandı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Milli İstihbarat Teşkilatı, terör örgütü DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti yapılanmasına yönelik kritik bir operasyona imza attı. MİT DEAŞ operasyonu kapsamında, örgütün sözde Türkiye medya sorumlusu olduğu belirtilen “Abu Ubeyde/Abu İbrahim” kod adlı Ahmet Kazancı, sınır bölgesinde düzenlenen nokta operasyonla yakalandı. Kazancı’nın, DEAŞ’ın medya ve propaganda faaliyetlerinde kilit rol oynadığı, örgütün Türkiye’ye yönelik yapılanması ve eleman kazanım faaliyetleriyle bağlantılı hareket ettiği tespit edildi.

      Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Ahmet Kazancı’nın Türkiye’den illegal yollarla Afganistan-Pakistan bölgesine geçtiği ve burada DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti, bilinen adıyla ISKP yapılanmasına katıldığı belirlendi. Kazancı’nın örgüt kamplarında aktif görev aldığı, silahlı ve dini eğitimlerden geçtiği, daha sonra ise örgütün medya yapılanmasında sorumluluk üstlendiği ifade edildi.

      DEAŞ’ın sözde medya yapılanmasına operasyon

      MİT’in yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda, Ahmet Kazancı’nın DEAŞ’ın propaganda ağında önemli bir konumda bulunduğu tespit edildi. Kazancı’nın, daha önce Pakistan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen DEAŞ’ın sözde Türk medya sorumlusu “Abu Yasir Al Turki” kod adlı Özgür Altun ile yakın faaliyet yürüttüğü belirlendi.

      Özgür Altun’un yakalanmasının ardından Ahmet Kazancı’nın, Altun’un örgüt içindeki tüm sorumluluklarını devraldığı ve DEAŞ’ın yeni sözde Türkiye medya sorumlusu olarak faaliyetlerini sürdürdüğü saptandı. Bu süreçte Kazancı’nın, örgütün propaganda çalışmalarını yürütmeye devam ettiği ve medya yapılanması üzerinden örgütsel faaliyetlerde bulunduğu kaydedildi.

      Türkiye’ye illegal yollarla sızmaya çalıştı

      MİT tarafından titizlikle takip edilen Ahmet Kazancı’nın, Pakistan’da DEAŞ unsurlarına yönelik düzenlenen hava saldırılarından sağ kurtulduğu belirlendi. Bölgedeki eğitimlerini tamamlayan Kazancı’nın, illegal yollarla Türkiye’ye giriş yapmayı planladığı tespit edildi.

      Güvenlik kaynaklarına göre Kazancı’nın amacı, Türkiye’ye sızarak örgütsel faaliyetlerini burada sürdürmek ve DEAŞ adına eleman kazanım çalışmalarını devam ettirmekti. MİT’in elde ettiği bilgiler üzerine operasyon için düğmeye basıldı. Sınır bölgesinde düzenlenen nokta operasyon sonucunda Ahmet Kazancı yakalanarak Türkiye’ye getirildi.

      İfadesinde örgütsel faaliyetlerini anlattı

      Gözaltına alınan Ahmet Kazancı’nın ifadesinde suçunu itiraf ettiği ve örgüt içindeki faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler verdiği öğrenildi. Kazancı’nın, Özgür Altun ile olan bağlantısını, Türkiye’den Afganistan-Pakistan bölgesine yapılan militan aktarım trafiğinin nasıl yönetildiğini ve DEAŞ kamplarında aldığı eğitimlerin detaylarını anlattığı belirtildi.

      Kazancı’nın ayrıca örgütün medya ve propaganda birimindeki görevlerine ilişkin bilgiler verdiği, yürüttüğü faaliyetleri tek tek aktardığı ifade edildi. Bu itirafların ardından DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik bazı planlarının deşifre edildiği, örgütün eleman kazanım ağına dair önemli bilgilere ulaşıldığı kaydedildi.

      MİT operasyonuyla örgütün planları akamete uğratıldı

      MİT’in gerçekleştirdiği operasyonla, DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik olası eylem planlamalarının akamete uğratıldığı vurgulandı. Operasyon kapsamında örgütün eleman kazanma ağına ilişkin kritik bilgilerin elde edildiği ve önemli dokümanların ele geçirildiği belirtildi.

      Ahmet Kazancı’nın yakalanması, DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti medya yapılanmasına yönelik önemli bir darbe olarak değerlendirildi. Kazancı’nın, örgütün Türkiye bağlantılı propaganda ve eleman kazanım faaliyetlerinde aktif rol aldığı, yakalanmasıyla birlikte bu faaliyetlerin önemli ölçüde sekteye uğratıldığı ifade edildi.

      5N1K: MİT DEAŞ operasyonunda ne oldu?

      Ne oldu?
      MİT, DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda örgütün sözde Türkiye medya sorumlusu Ahmet Kazancı yakalandı.

      Nerede oldu?
      Ahmet Kazancı, sınır bölgesinde düzenlenen nokta operasyonla yakalandı ve Türkiye’ye getirildi.

      Ne zaman oldu?
      Operasyon, MİT’in yürüttüğü istihbari çalışmaların ardından gerçekleştirildi.

      Nasıl oldu?
      MİT’in titiz takibi sonucunda Kazancı’nın Türkiye’ye illegal yollardan giriş yapmayı planladığı tespit edildi. Bunun üzerine sınır bölgesinde operasyon düzenlendi.

      Neden önemli?
      Operasyonla DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik olası eylem planlarının akamete uğratıldığı, örgütün eleman kazanım ağının deşifre edildiği ve kritik dokümanların ele geçirildiği bildirildi.

      Kim yakalandı?
      “Abu Ubeyde/Abu İbrahim” kod adlı Ahmet Kazancı yakalandı.

      Sıkça Sorulan Sorular

      Ahmet Kazancı kimdir?
      Ahmet Kazancı, DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti yapılanması içinde faaliyet yürüttüğü ve örgütün sözde Türkiye medya sorumlusu olduğu belirtilen kişidir.

      Ahmet Kazancı hangi kod adları kullanıyordu?
      Kazancı’nın “Abu Ubeyde” ve “Abu İbrahim” kod adlarını kullandığı bildirildi.

      MİT operasyonunun hedefi neydi?
      Operasyonun hedefi, DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti medya yapılanması ve bu yapılanma içinde faaliyet gösteren Ahmet Kazancı’ydı.

      Kazancı Türkiye’ye neden gelmeye çalışıyordu?
      Güvenlik kaynaklarına göre Kazancı, illegal yollarla Türkiye’ye girerek örgütsel faaliyetlerini ve eleman kazanım çalışmalarını sürdürmeyi planlıyordu.

      Operasyonun sonucu ne oldu?
      Ahmet Kazancı yakalandı, örgütün eleman kazanım ağına ilişkin bilgiler deşifre edildi ve kritik dokümanlar ele geçirildi.

      Devamını Oku