
31 Temmuz 2026 Cuma

İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci, dijital teknolojilerin artık ülkelerin güvenlik politikalarının merkezinde yer aldığını belirterek, geleceğin savaşlarının yalnızca sahada değil; veri merkezlerinde, laboratuvarlarda ve siber güvenlik operasyon merkezlerinde yürütüleceğini ifade etti. Değirmenci, Türkiye’nin dijital bağımsızlığını güçlendirecek en önemli yatırımın ise nitelikli insan kaynağı olacağını vurguladı.
Aslan Değirmenci tarafından yapılan değerlendirmede, dünyanın yeni bir güvenlik çağından geçtiğine dikkat çekildi. Günümüzde ülkelerin gücünün yalnızca tank, uçak ya da füze sayısıyla ölçülmediğini belirten Değirmenci, siber güvenlik altyapısı, yapay zekâ kapasitesi, veri işleme kabiliyeti ve dijital teknolojilerdeki üretim gücünün de en az konvansiyonel savunma sistemleri kadar stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Değirmenci, gelişen teknolojiyle birlikte siber saldırıların etkisinin her geçen gün arttığını belirterek, kritik altyapıları hedef alan dijital saldırıların klasik savaşlardan çok daha büyük sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Yapılan değerlendirmede, bir ülkenin elektrik şebekesini durdurabilecek, finans sistemini felç edebilecek veya kamu kurumlarını hedef alabilecek siber saldırıların ulusal güvenlik açısından büyük risk oluşturduğu vurgulandı. Bu nedenle vatan savunmasının artık yalnızca sınır hattında değil; veri merkezlerinde, yazılım laboratuvarlarında ve siber güvenlik operasyon merkezlerinde de sürdürüldüğü ifade edildi.
Aslan Değirmenci, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda ortaya koyduğu milli ve yerli üretim anlayışının dijital teknolojilere de taşındığını belirtti.
İnsansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, milli işletim sistemlerinden haberleşme teknolojilerine kadar geliştirilen yerli çözümlerin Türkiye’nin dijital bağımsızlığına önemli katkılar sunduğunu ifade eden Değirmenci, teknoloji üretiminin milli güvenlik açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Teknolojik dönüşümün yalnızca kurumlarla sınırlı olmadığını belirten Değirmenci, güçlü bir insan kaynağının da bu sürecin vazgeçilmez parçası olduğunu söyledi.
Siber güvenlik uzmanları, yapay zekâ mühendisleri, veri bilimcileri, yazılım geliştiricileri ve bilişim teknolojileri uzmanlarının artık ülkelerin en kritik stratejik personeli arasında yer aldığını ifade eden Değirmenci, geleceğin rekabetinde insan kaynağının belirleyici olacağını kaydetti.
Değerlendirmede dikkat çekilen başlıklardan biri de görsel iletişim tasarımı oldu.
Değirmenci, dijital çağda yalnızca bilginin değil, bilginin nasıl sunulduğunun da büyük önem taşıdığına işaret etti. Kamu kurumlarının hazırladığı güvenlik uyarılarından savunma sanayii ürünlerinin uluslararası tanıtımına, kriz iletişiminden dijital farkındalık kampanyalarına kadar pek çok alanda güçlü görsel tasarımın stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti.
Doğru hazırlanmış bir infografik, etkili bir animasyon ya da başarılı bir kullanıcı deneyiminin kimi zaman sayfalarca rapordan daha etkili sonuçlar üretebildiğini vurgulayan Değirmenci, dijital iletişim başarısının doğru bilgi kadar doğru tasarıma da bağlı olduğunu ifade etti.
Aslan Değirmenci, yapay zekânın sağlık, eğitim, üretim ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda yeni fırsatlar sunduğunu belirtti.
Ancak yapay zekânın yalnızca fırsatlar oluşturmadığını, aynı zamanda siber tehditleri de daha karmaşık hale getirdiğini ifade eden Değirmenci, yapay zekâ destekli saldırılar kadar yapay zekâ destekli savunma sistemlerinin de geleceğin güvenlik mimarisinde belirleyici olacağını söyledi.
Bu nedenle gençlerin yalnızca yapay zekâyı kullanan bireyler değil, aynı zamanda onu geliştiren, eğiten ve yöneten mühendisler olarak yetişmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Türkiye Yüzyılı vizyonunda en stratejik yatırımlardan birinin insan kaynağı olacağını belirten Değirmenci, üniversite tercihi yapacak gençlerin yalnızca bugünün mesleklerine değil, önümüzdeki yılların ihtiyaçlarına odaklanması gerektiğini ifade etti.
Siber güvenlik, yapay zekâ, bilişim teknolojileri, veri bilimi, yazılım mühendisliği, elektronik sistemler ve görsel iletişim tasarımının geleceğin en kritik meslek alanları arasında bulunduğunu belirten Değirmenci, bu alanlarda yetişen her gencin yalnızca kendi kariyerine değil, Türkiye’nin dijital bağımsızlığına ve milli güvenliğine de katkı sunacağını dile getirdi.
Değerlendirmesini, “Geleceğin savaşları bilgiyle, algoritmalarla ve teknolojiyle şekillenecek. Geleceğin kahramanları ise yalnızca üniforma giyenler değil; kod yazanlar, yapay zekâ geliştirenler, siber saldırıları durduranlar ve milli teknolojileri tasarlayanlar olacaktır.” ifadeleriyle tamamlayan Değirmenci, vatan savunmasının artık cephede olduğu kadar ekranda, laboratuvarda ve klavyenin başında da verildiğini vurguladı.
Aslan Değirmenci’nin açıklamasının ana mesajı nedir?
Dijital teknolojilerin ve insan kaynağının Türkiye’nin milli güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
Hangi meslek alanları öne çıkarılıyor?
Siber güvenlik, yapay zekâ, yazılım mühendisliği, veri bilimi, bilişim teknolojileri, elektronik sistemler ve görsel iletişim tasarımı.
Türkiye’nin dijital bağımsızlığı neden önemli görülüyor?
Milli teknolojilerin geliştirilmesi, siber tehditlere karşı güçlü savunma oluşturulması ve teknolojik bağımsızlığın sağlanması açısından kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ neden güvenlik politikalarının merkezinde yer alıyor?
Çünkü hem siber saldırıların hem de savunma sistemlerinin gelişiminde belirleyici rol oynuyor.
Kaynak: Aslan Değirmenci