
31 Temmuz 2026 Cuma

Konut satışlarında yaşanan dolandırıcılık vakalarına ilişkin milyonlarca vatandaşı ilgilendiren emsal bir karar Yargıtay’dan geldi. Aynı dairenin birden fazla kişiye satılması nedeniyle açılan davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, adi yazılı sözleşmeyle evi önce satın alıp fiilen teslim alan kişinin hak sahibi olduğuna hükmetti. Karar, özellikle müteahhitlerin ve yüklenici firmaların aynı bağımsız bölümü birden fazla kişiye satması nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşıyor.
Davaya konu olayda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında hayata geçirilen bir projeden daire satın alan vatandaş, satın aldığı konuta yerleşerek elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerini üzerine aldı. Fiilen daireyi kullanmaya başlayan tüketici, bir süre sonra büyük bir şok yaşadı.
Evinde yaşamaya devam eden vatandaş, oturduğu dairenin ikinci bir kişiye daha satıldığını öğrendi. Tapu devrinin yüklenici firma tarafından sürekli ertelendiğini belirten tüketici, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için Tüketici Mahkemesi’nin yolunu tuttu.
Davacı, yüklenici firmanın ticari ilişki içerisinde bulunduğu bir emlakçıya daireyi düşük bedelle devrettiğini, bu işlemin mal kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir satış olduğunu ileri sürdü.
Davalı emlakçı ise taşınmazı tapu maliklerinden satın aldığını, daha önce yapılan satıştan haberdar olmadığını ve kendisinin de mağdur edildiğini savundu.
Ancak Tüketici Mahkemesi, emlakçının yaptığı savunmayı inandırıcı bulmadı. Mahkeme, “Daireyi görmeden satın aldım” şeklindeki savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna dikkat çekti.
Mahkeme, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapusunun iptal edilmesine ve taşınmazın davacı adına tescil edilmesine karar verdi.
Yerel mahkemenin verdiği kararın istinaf incelemesinden de geçmesinin ardından dosya Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
Yargıtay yaptığı incelemede yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Böylece, aynı taşınmazın birden fazla kişiye satılması halinde adi yazılı sözleşmeyle evi daha önce satın alan ve fiilen teslim alan ilk alıcının haklarının korunması gerektiği kesinleşmiş oldu.
Kararda, fiili teslimin ve ilk satışın önemine dikkat çekilerek, ilk alıcının mülkiyet hakkının korunmasının hukuk devleti ilkesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararında Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen iyi niyet ilkesine de özel olarak yer verdi.
Kararda, taşınmazın başka biri tarafından kullanıldığını bilen ya da bilmesi gereken kişinin iyi niyetli sayılamayacağı ifade edildi. Bu nedenle ikinci satışın tarafı olan kişinin iyi niyet iddiasının somut olayın şartları altında kabul edilemeyeceği belirtildi.
Yargıtay, bu değerlendirme doğrultusunda ilk alıcı lehine verilen tapu iptali ve tescil kararını kesin olarak onayladı.
Uzmanlara göre söz konusu karar, özellikle inşaat sektöründe zaman zaman yaşanan aynı bağımsız bölümün birden fazla kişiye satılması nedeniyle açılan davalarda önemli bir yol gösterici olacak.
Karar, yalnızca ilk alıcının haklarının korunmasına ilişkin önemli bir içtihat oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda iyi niyet iddiasının hangi durumlarda kabul edilmeyeceğine dair de önemli bir hukuki değerlendirme içeriyor.
Özellikle konut satın alan vatandaşların, taşınmazın fiili kullanım durumu, teslim tarihi ve yapılan sözleşmeler gibi unsurların hukuki süreçlerde büyük önem taşıdığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için uzmanlar, konut satın alacak vatandaşların yalnızca satış sözleşmesiyle yetinmemesi, tapu devri sürecini yakından takip etmesi ve taşınmaz üzerinde herhangi bir hukuki ihtilaf bulunup bulunmadığını araştırması gerektiğini belirtiyor.
Yargıtay’ın bu emsal kararı ise aynı dairenin birden fazla kişiye satılması halinde, fiilen teslim edilen ve ilk satın alma işlemini gerçekleştiren kişinin haklarının korunacağı yönünde önemli bir güvence niteliği taşıyor.
Adi yazılı sözleşmeyle evi önce satın alan ve taşınmazı fiilen teslim alarak kullanmaya başlayan ilk alıcının haklı olduğuna karar verdi.
Yargıtay’a göre taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişi iyi niyetli kabul edilmiyor.
Evet. Karar, aynı bağımsız bölümün birden fazla kişiye satıldığı benzer uyuşmazlıklarda emsal olarak değerlendiriliyor.
Bu olayda Yargıtay, adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan ilk alıcının haklarının korunması gerektiğine hükmetti.
Kaynak: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararına ilişkin paylaşılan dava bilgileri.