a

Adalet Bakanı Akın Gürlek TV100’de Açıkladı Terörsüz Türkiye’den Nafakaya ve İmamoğlu Davalarına Kadar Kritik Mesajlar Verdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek TV100 canlı yayınında Terörsüz Türkiye süreci, Alo Adalet 135, süresiz nafaka, suç örgütleri, faili meçhul dosyalar ve Ekrem İmamoğlu davalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinden yargı reformlarına, süresiz nafakadan yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye, faili meçhul dosyalardan Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalardaki tutumuna kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Gürlek, özellikle Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasanın silahların bırakılmasının ardından yürürlüğe gireceğini söyledi.

Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin çerçeve düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edildiğini hatırlattı. Geniş siyasi mutabakatın önemine dikkat çeken Gürlek, uygulamaya geçilebilmesi için terör örgütünün tamamen tasfiye edildiğinin ve silahların bırakıldığının tespit edilmesi gerektiğini ifade etti.

Gürlek, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla yapılacağını belirterek, kararın ardından düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yasanın yürürlüğe gireceğini söyledi.

Terörsüz Türkiye sürecinde dört alt komisyon kuruldu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan kurulun ilk toplantısının gerçekleştirildiğini açıklayan Bakan Gürlek, kurul bünyesinde dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi.

İlk toplantıda alt komisyonların sorumlu birimleri ile raportörlerinin belirlendiğini kaydeden Gürlek, bazı komisyonların silah bırakma, tasfiye, tespit ve tasdik aşamalarında, bazı komisyonların ise kanunun uygulamaya geçmesinin ardından görev yapacağını ifade etti.

Adalet Bakanlığının sürecin hukuki boyutunu takip edeceğini belirten Gürlek, yasa yürürlüğe girdikten sonra cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler ile dışarıda bulunup teslim olacak kişilere ilişkin hukuki sürecin Adalet Bakanlığı tarafından yürütüleceğini söyledi.

İhtiyaç duyulması halinde infaz mevzuatı, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere bazı yasalarda yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini de kaydetti.

Gürlek terörün Türkiye’ye maliyetini açıkladı

Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirten Bakan Gürlek, terörün yalnızca güvenlik alanında değil ekonomik ve toplumsal açıdan da büyük kayıplara yol açtığını söyledi.

Gürlek, terör nedeniyle maddi kaybın yaklaşık 2,3 trilyon dolar olduğunu ifade ederek güvenlik ve kamu düzeni açısından yaşanan kayıpların bu rakamın dışında olduğunu vurguladı.

Terörün bulunduğu yerde yatırım, istikrar ve adaletin sağlanamayacağını söyleyen Gürlek, terörün sona ermesiyle özellikle bölge illerinde yatırım ve istihdamın artacağını, turizmden sanayiye kadar birçok alanda yeni imkânların ortaya çıkacağını dile getirdi.

Doğu illerine yaptığı ziyaretlerde vatandaşların süreçten memnun olduğunu gözlemlediğini aktaran Gürlek, Iğdır ziyareti sırasında bir vatandaşın geçmişte güvenlik nedeniyle yaklaşamadıkları Ağrı Dağı’nın eteklerinde artık aileleriyle piknik yaptıklarını söylediğini anlattı.

Provokasyonlara karşı üç bakanlık koordineli çalışacak

Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmeye yönelik girişimlere karşı kararlı olduklarını belirten Bakan Gürlek, özellikle spor müsabakalarında yaşanabilecek provokasyonlara karşı Adalet, İçişleri ile Gençlik ve Spor Bakanlıklarının koordinasyon içerisinde çalıştığını söyledi.

Zonguldak’ta yaşanan bir olayın adli makamlar tarafından takip edildiğini belirten Gürlek, sürecin basit tahriklerle sabote edilmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.

Alo Adalet 135 hattı 1 Eylül’de başlıyor

Adalet Bakanı Gürlek’in canlı yayında açıkladığı bir diğer önemli başlık ise Alo Adalet 135 hattı oldu.

Vatandaşların yargı süreçlerinde doğrudan muhatap bulabilmesi ve dava dosyalarının hangi aşamada olduğunu öğrenebilmesi amacıyla hazırlanan hattın 1 Eylül’de üç pilot ilde hizmet vermeye başlayacağını açıklayan Gürlek, uygulamanın ekim ayında tüm Türkiye’ye yayılacağını söyledi.

Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarıyla dava süreçlerinin yakından takip edileceğini belirten Gürlek, her dava türü için belirlenen hedef sürelerin sistem üzerinden izleneceğini kaydetti.

  1. Yargı Paketi’nin bir kısmının kabul edildiğini, diğer bazı düzenlemelerin ise ekim ayında TBMM gündemine getirileceğini ifade etti.

Süresiz nafakada yeni formül gündemde

Uzun süren boşanma davalarına da değinen Gürlek, bazı davaların 4, 5 hatta 9 yıl sürebildiğini belirterek yeni düzenlemelerle bu sürelerin azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.

Süresiz nafaka konusunda da yeni bir formül üzerinde çalışıldığını açıklayan Bakan Gürlek, hâkime tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları ve olayın şartlarına göre nafakanın süresini belirleme yetkisi verilmesinin planlandığını kaydetti.

Gürlek, hâkimin gerekli görmesi halinde yine süresiz nafakaya hükmedebileceğini ancak şartlara göre nafakayı belirli bir süreyle sınırlandırabileceğini ifade etti. Düzenlemenin ekim ayında Meclise sunulması planlanan pakette bulunduğunu söyledi.

880 kişinin mal varlıklarına el konuldu

Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, haklarında dava veya soruşturma bulunan 880 kişinin banka ve kripto hesapları ile taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konulduğunu açıkladı.

Suç örgütlerinin özellikle gençleri para karşılığında eylemlerde kullandığını belirten Gürlek, finansal ağların çökertilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Faili meçhul dosyalarda 36 olay aydınlatıldı

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma biriminin yaklaşık dört aylık çalışması sonucunda 36 olayın aydınlatıldığını belirten Bakan Gürlek, yaklaşık 690 dosyanın da incelemeye alındığını açıkladı.

Dosyaların yalnızca masa başında incelenmediğini vurgulayan Gürlek, gerektiğinde teknik ekiplerin olay yerine gönderildiğini ve geçmişte toplanmamış ya da yeniden değerlendirilmesi gereken delillerin araştırıldığını kaydetti.

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmanın öncelikli dosyalardan biri olduğunu söyleyen Gürlek, Tunceli’de özel ekip oluşturularak sahada araştırma yapıldığını ifade etti.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olaya ilişkin dosyanın da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Gürlek, soruşturmada FETÖ bağlantısına ilişkin şüphe ve bulgular üzerinde çalışıldığını söyledi.

Alihan Kuriş soruşturmasında üçüncü dalga

Bakan Gürlek, Alihan Kuriş liderliğindeki suç örgütüne yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada üçüncü dalga operasyonun gerçekleştirildiğini ve son operasyonda 54 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Soruşturma kapsamında 15 şirkete TMSF’nin kayyum olarak görevlendirildiğini, 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini belirten Gürlek, operasyonun dini bir yapılanmaya değil suç örgütüne yönelik olduğunu özellikle vurguladı.

Suç örgütü kurma ve yönetme, kara para aklama ve devlet aleyhine dolandırıcılık iddialarının araştırıldığını belirten Gürlek, yeni itirafçı ifadeleri ve mağdur başvurularıyla soruşturmanın genişlediğini söyledi.

Paraların çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığına ilişkin tespitlerin de araştırıldığını aktaran Gürlek, Hisar Turizm üzerinden gerçekleştirilen para hareketlerinin ve Almanya’daki yapılanmaya ilişkin iddiaların soruşturma kapsamında incelendiğini ifade etti.

Denizolgun’un ölümüyle ilgili şüpheler araştırılıyor

2016 yılında hayatını kaybeden eski bakan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya da değinen Bakan Gürlek, ölümün doğal nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediği veya dışarıdan müdahale bulunup bulunmadığı yönündeki iddiaların araştırıldığını söyledi.

Soruşturma kapsamında fethi kabir işlemi yapıldığını ve örnekler alındığını belirten Gürlek, ilk bulgularda şüpheli ölüm iddiasına ilişkin ciddi emareler bulunduğunu ifade etti. Adli Tıp Kurumundan gelecek raporun soruşturmanın seyrinde önemli rol oynayacağını söyledi.

Kuytulcular soruşturmasında 35 tutuklu

“Kuytulcular” yapılanmasına ilişkin soruşturmanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirten Gürlek, 35 şüphelinin tutuklandığını hatırlattı.

İnsanlara zorla ve tehditle senet imzalatıldığı, para alındığı ve kişilerin kayıt altına alındığı yönündeki iddiaların soruşturulduğunu kaydeden Gürlek, arama yapılmadan önce bazı bilgisayarların kasalarının söküldüğünün tespit edildiğini belirtti.

Gürlek’ten İmamoğlu’nun duruşmalarına ilişkin açıklama

Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalardaki tutumuna ilişkin soruya da yanıt veren Bakan Gürlek, mahkemelerin siyaset arenası olmadığını söyledi.

İmamoğlu’nun mahkemeleri siyaset arenasına çevirdiğini savunan Gürlek, hâkim ve savcıların isnat edilen eylemlerle ilgili sorular yönelttiğini ifade etti.

Soruşturmaların yalnızca itirafçı ifadelerine dayandığı yönündeki iddiaları da reddeden Gürlek, tanık ve itirafçı beyanlarının HTS ve MASAK kayıtlarıyla karşılaştırıldığını, iddiaların farklı delillerle teyit edildiğini söyledi.

Ahbap Derneği soruşturmasında yeni dalga ihtimali

Ahbap Derneği soruşturmasına ilişkin de konuşan Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında yeni ifadelerin alındığını ve MASAK raporlarının dosyaya girdiğini belirtti.

Soruşturmanın derinleştirilmesine ilişkin yetkinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında olduğunu kaydeden Gürlek, yeni gözaltıların veya yeni operasyon dalgalarının olabileceğini ifade etti.

Bakan Gürlek, TV100 canlı yayınındaki açıklamalarında adalet hizmetlerinin temel hedefinin vatandaşın karşısında doğrudan muhatap bulabildiği, dava süresini öngörebildiği ve uyuşmazlıkların makul sürede sonuçlandırıldığı hızlı ve etkin bir yargı sistemi oluşturmak olduğunu vurguladı.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

İstanbul ve Muğla’da FETÖ/PDY Operasyonu Yapıldı. 2 Şüpheli Yakalandı

HIZLI YORUM YAP