Dağlık Karabağ’da 1992 yılının 26 Şubat gecesi yaşanan ve tarihe “Hocalı Katliamı” olarak geçen olay, Güney Kafkasya’nın en trajik insanlık dramlarından biri olarak kayıtlara geçti. Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde tırmanan Azerbaycan–Ermenistan gerilimi, Hocalı kasabasında sivillerin hedef alındığı kanlı bir saldırıya dönüştü. Resmî Azerbaycan verilerine göre yüzlerce sivil hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı ve esir alındı.
Peki Hocalı Katliamı nedir? Ne zaman ve nerede oldu? Kimler sorumlu tutuldu? Uluslararası raporlar ne diyor? İşte tüm yönleriyle kapsamlı dosya…

Hocalı Katliamı nedir?
Hocalı Katliamı, 25 Şubat’ı 26 Şubat 1992’ye bağlayan gece, Azerbaycan’a bağlı Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Azerbaycanlı sivillere yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı olarak tanımlanıyor. O dönem bölge, Ermeni ve Azerbaycan güçleri arasında yoğun çatışmalara sahne oluyordu.
Saldırı sonucunda Azerbaycan’ın resmî açıklamasına göre 613 sivil yaşamını yitirdi. Ölenler arasında 63 çocuk, 106 kadın ve 70 yaşlı bulunuyordu. 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi esir alındı. Çok sayıda kişi ise kayboldu.
Olay, Azerbaycan tarafından “soykırım” olarak nitelendirilirken, Ermenistan tarafı sivillerin kasabadan çıkışı sırasında çatışma ortamında hayatını kaybettiğini savundu.

Olay nerede ve ne zaman yaşandı?
Katliam, bugün uluslararası alanda statüsü tartışmalı olan Dağlık Karabağ bölgesinde, Hocalı kasabasında meydana geldi. Bölge, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte fiilen savaş alanına dönüştü.
Hocalı, stratejik konumu nedeniyle kritik bir yerleşimdi. Bölgedeki tek havaalanına sahip olması, kasabayı askeri açıdan önemli hale getiriyordu. 1992 yılı başlarında kasaba Ermeni güçleri tarafından kuşatma altına alındı. 26 Şubat gecesi saldırı gerçekleşti.

Olayın tarafları kimlerdi?
Azerbaycan yönetimi, saldırının Ermeni silahlı güçleri tarafından gerçekleştirildiğini ve eski Sovyet ordusuna bağlı 366. Motorize Alay’ın da operasyona destek verdiğini ileri sürdü.
Ermenistan tarafı ise siviller için bir koridor açıldığını, ancak çatışma sırasında can kayıplarının yaşandığını savundu.

Uluslararası raporlar ne diyor?
Olayla ilgili farklı insan hakları kuruluşları raporlar yayımladı. Human Rights Watch, yayımladığı raporda Hocalı’da çok sayıda sivilin öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı Dağlık Karabağ savaşının en büyük sivil katliamı olarak tanımladı.
Rus insan hakları örgütü Memorial de bölgede yaptığı incelemelerde sivillerin öldürüldüğünü raporladı. Ancak olayın niteliği konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları devam etti.
Uluslararası kamuoyu, olayın ardından kalıcı bir çözüm üretmekte yetersiz kaldı. Birleşmiş Milletler ve AGİT çerçevesinde yürütülen diplomatik girişimler çatışmayı uzun yıllar boyunca dondurulmuş bir krize dönüştürdü.

Siyasi açıklamalar ve tartışmalar
Hocalı olayları, yıllar içinde hem Azerbaycan hem de Ermenistan siyasetinde önemli bir yer tuttu. Azerbaycan, olayın “soykırım” olarak tanınması için uluslararası kampanyalar yürüttü.
Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, bir röportajında Hocalı öncesinde Azerbaycan tarafının Ermenilerin sivillere dokunmayacağına inandığını, bu algının değiştiğini söylemişti. Bu açıklama uzun süre tartışma konusu oldu.
Dönemin Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ayaz Mutallibov ise olay sonrası iç siyasi baskılarla karşı karşıya kaldı ve kısa süre sonra görevden ayrıldı. Mutallibov’un bazı açıklamaları da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Hocalı’nın insani boyutu
Saldırıdan kurtulan tanıkların ifadeleri, olayın en çarpıcı yönünü oluşturuyor. Soğuk hava koşullarında ormanlık alanlara kaçmaya çalışan sivillerin büyük bölümünün yolda hayatını kaybettiği, ailelerin parçalandığı ve birçok çocuğun yetim kaldığı belirtiliyor.
Azerbaycan’da her yıl 26 Şubat’ta anma törenleri düzenleniyor. Başkent Bakü’de Hocalı anıtı önünde resmî programlar gerçekleştiriliyor. Olay, ülkenin kolektif hafızasında derin bir travma olarak yer alıyor.

Karabağ sorununun tarihsel arka planı
Hocalı Katliamı’nı anlamak için Karabağ sorununun kökenine bakmak gerekiyor. Sovyetler döneminde Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sınırları içinde özerk bölge statüsünde olan Dağlık Karabağ’da nüfusun çoğunluğunu Ermeniler oluşturuyordu.
1988’de başlayan etnik gerilim, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla savaşa dönüştü. 1994’te ateşkes sağlansa da sorun kalıcı biçimde çözülemedi. 2020 yılında yeniden patlak veren çatışmalarla bölgedeki dengeler değişti.

Uluslararası hukuk açısından Hocalı
Azerbaycan, Hocalı’da yaşananları insanlığa karşı suç ve soykırım olarak tanımlıyor. Bazı ülkelerin parlamentoları olayları katliam olarak tanıyan kararlar aldı. Ancak uluslararası mahkemeler nezdinde olayın hukuki statüsü konusunda bağlayıcı bir karar bulunmuyor.
Hocalı, uluslararası hukuk, savaş suçları ve sivillerin korunması konularında akademik çalışmalara da konu olmaya devam ediyor.

Bitmeyen acı ve çözülemeyen düğüm
Hocalı Katliamı, yalnızca Azerbaycan–Ermenistan çatışmasının değil, Sovyet sonrası coğrafyada yaşanan etnik savaşların da sembollerinden biri haline geldi. Olayın üzerinden 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, yaşanan acılar ve siyasi tartışmalar hâlâ tazeliğini koruyor.
Bölgedeki kalıcı barış arayışları sürerken, Hocalı hem adalet hem de hafıza mücadelesinin merkezinde yer almayı sürdürüyor.
