43,5036$% 0.22
51,9004€% -0.36
59,9562£% -0.3
7.208,56%-4,24
12.720,00%-0,11
50.725,00%-0,11
5.162,80%-4,27
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%

Mahkemelerin bilirkişi incelemesi kararı, dosyanın bilirkişiye teslimi, üniversite profesörlerinin bilirkişilik görevi, resen görevlendirme, UYAP üzerinden inceleme, bilirkişinin hukuki sorumluluğu ve teslim alma prosedürleri hakkında kapsamlı ve güncel rehber.
Bilirkişi incelemesi, Türk yargı sisteminde teknik ve özel uzmanlık gerektiren konularda hâkimin kararını sağlıklı biçimde oluşturabilmesi için başvurulan temel delil ve yardımcı mekanizmalardan biridir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu çerçevesinde bilirkişilik, yargılamanın hem maddi gerçeğe ulaşma hem de usul ekonomisi açısından kritik bir fonksiyon icra eder.
Bilirkişi incelemesi; çözümü hâkimin genel hukuk bilgisiyle mümkün olmayan, özel, teknik veya bilimsel uzmanlık gerektiren konularda, mahkemece görevlendirilen uzman kişinin görüş ve kanaatini rapor hâlinde sunmasıdır. Bilirkişi, hâkimin yerine geçmez; ancak hâkimin teknik konularda doğru değerlendirme yapmasına yardımcı olur.
Mahkeme, dosyada çözümü uzmanlık gerektiren bir husus bulunduğuna kanaat getirdiğinde bilirkişi incelemesine karar verir. Bu karar genellikle:
Tarafların talepleri,
Dosya kapsamı,
Hakimin resen takdiri
üzerine alınır. HMK m. 266 ve devamı maddeleri, bilirkişiye başvurulabilecek hâlleri düzenler. Ceza yargılamasında ise CMK m. 63 ve devamı hükümleri uygulanır.
Mahkeme, bilirkişiyi tarafların talebine bağlı olmaksızın resen görevlendirebilir. Bu durum, özellikle kamu düzenini ilgilendiren, teknik tespit gerektiren veya dosyanın aydınlatılması için zorunlu görülen hâllerde ortaya çıkar.
Resen görevlendirmede temel esaslar şunlardır:
Bilirkişinin, Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından tutulan resmî bilirkişi listelerinden seçilmesi,
Uzmanlık alanının uyuşmazlık konusu ile doğrudan örtüşmesi,
Tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesine uygunluk.
Üniversite öğretim üyeleri (profesör, doçent, doktor öğretim üyesi), özellikle bilimsel ve yüksek teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişi olarak görevlendirilebilmektedir. Bu kişiler:
Bilirkişi listesinde yer alabilir,
Bazı durumlarda mahkemece liste dışından, bilimsel uzmanlık gerekçesiyle görevlendirilebilir.
Bu aşamada bilirkişiler “akademik görevlerini” veya “bilirkişilik ücretlerinin azlığını” bahane ederek; incelemesini yapmak üzere görevlendirildiği dava dosyasını Mahkemeye gelip almak istememekte, dosyanın kendilerine getirilmesini talep etmektedirler. Ancak öğretim üyeleri de bilirkişilik faaliyeti bakımından 6754 sayılı Kanun ve HMK hükümlerine tabidir. Akademik unvan veya bilirkişi ücreti takdirinin kendilerince az bulunması hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Bilirkişinin hukuki sorumluluğu, özellikle HMK m. 285 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre:
Bilirkişi, kasten veya ağır ihmal ile gerçeğe aykırı rapor düzenlerse,
Bu rapor mahkemece hükme esas alınırsa,
Zarar gören kişiler devlete karşı tazminat davası açabilir.
Devlet, ödediği tazminat için ilgili bilirkişiye rücu edebilir. Bu sistem, bilirkişinin kamu görevi niteliği taşıması nedeniyle kabul edilmiştir. Bilirkişi, doğrudan davalı yapılmaz; öncelikle devlet sorumlu olur.
Bilirkişi, Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi sayılır. Bu nedenle:
Gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlemek,
Görevi kötüye kullanmak,
Rüşvet, görevi ihmal gibi fiiller
cezai sorumluluk doğurabilir. Ayrıca Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında disiplin yaptırımları (uyarı, listeden çıkarma vb.) da uygulanabilir.
HMK m. 273 uyarınca mahkeme, bilirkişiyi görevlendirirken:
İnceleme konusunu açıkça,
Cevaplanacak soruları net biçimde,
Rapor süresini
kararda belirtmek zorundadır. Bu düzenleme, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak hâkimin yerine geçmesini önlemek amacı taşır.
Bilirkişiye teslim edilecek dosya ve belgeler bakımından temel prosedürler şunlardır:
Dosya, görevlendirme yazısı ekinde bilirkişiye teslim edilir,
Teslim edilen belgeler dizi pusulasına bağlanır,
Gerekli hâllerde belgeler mühürlü olarak teslim edilir,
Teslim işlemi tutanakla kayıt altına alınır.
Bu süreç, hem delil güvenliğini hem de bilirkişinin sorumluluk alanının netleşmesini sağlar.
Bilirkişi raporu, takdiri delil niteliğindedir. Hâkim, raporla bağlı değildir; ancak raporun bilimsel ve teknik içeriği çoğu zaman karar üzerinde belirleyici etki doğurur. Hâkim, raporu yeterli görmezse:
Ek rapor isteyebilir,
Yeni bilirkişi atayabilir,
Raporu hükme esas almadan karar verebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
Uzmanlık alanı uyuşmayan bilirkişilerin atanması,
Bilirkişinin hukuki değerlendirmeye girmesi,
Raporların yetersiz veya çelişkili olması,
Dosya teslim ve iade süreçlerinde usul hataları.
Bu sorunlar, hem yargılamanın uzamasına hem de adil yargılanma hakkı bakımından risklere yol açabilmektedir.
Mahkemelerin bilirkişi incelemesi kararı, yargılamanın teknik boyutunu aydınlatmak açısından vazgeçilmezdir. Üniversite profesörleri dâhil tüm bilirkişiler, kamu görevi niteliği taşıyan bu faaliyeti icra ederken tarafsızlık, bilimsel doğruluk ve hukuka uygunluk ilkelerine uymakla yükümlüdür. HMK, CMK ve Bilirkişilik Kanunu çerçevesinde getirilen hukuki, cezai ve disiplin sorumluluğu rejimi, bilirkişilik kurumunun güvenilirliğini ve yargılamanın adaletini teminat altına almayı amaçlamaktadır.
Türkiye’de dosyanın bilirkişiye teslimi ve teslim alma prosedürü, “bilirkişinin mahkeme adına görev yapan kişi” olması ve dosya güvenliği – delil güvenliği ilkeleri nedeniyle belirli kurallara bağlanmıştır. Esas kural, dosyanın bilirkişinin ayağına götürülmemesi, bilirkişinin dosyayı mahkemeden veya adli birimden teslim almasıdır.
Uygulamada ve mevzuatın ruhuna göre:
Bilirkişi, mahkemenin görevlendirdiği kişi konumundadır.
Bu nedenle dosyanın, mahkeme personeli tarafından bilirkişinin ofisine/evine götürülmesi usule uygun değildir.
Asıl yöntem: Bilirkişinin bizzat mahkemeye gelerek dosyayı teslim almasıdır.
Bu ilkenin gerekçeleri:
Delil güvenliği
Dosya bütünlüğünün korunması
Teslim–tesellüm sorumluluğunun netleşmesi
Sonradan doğabilecek “dosya kaybı, eksik evrak, müdahale” iddialarının önlenmesi
Uygulamada tipik ve doğru prosedür şu şekildedir:
Mahkeme, bilirkişi görevlendirme kararını verir.
Kalem, bilirkişiye tebligat veya UYAP bildirimi yapar.
Bilirkişi, belirtilen süre içinde mahkeme kalemine gelir.
Dosya veya incelemeye esas belgeler,
Teslim tutanağı karşılığında,
Dizi pusulası ile,
Gerekirse mühürlü şekilde
bilirkişiye teslim edilir.
Bilirkişi, aldığı dosya ve belgelerden bizzat sorumlu olur.
Bu aşamadan sonra dosya, hukuken bilirkişinin zimmetinde sayılır.
Bu durum istisnai ve sakıncalı bir uygulamadır. Mevzuatta “dosya mutlaka bilirkişinin ayağına götürülür” gibi bir kural yoktur. Aksine:
Mahkeme personelinin dosyayı bilirkişiye götürmesi,
Dosyanın kontrolsüz şekilde el değiştirmesi,
Teslim tutanağı olmaksızın dosya verilmesi
usule aykırı işlem niteliği taşıyabilir.
Bu tür uygulamalar özellikle:
Büyük şehirlerde,
Yoğun dosya yükü olan mahkemelerde,
“Pratiklik” gerekçesiyle
zaman zaman görülse de, hukuki açıdan risklidir.
Üniversite öğretim üyeleri için de kural aynıdır:
Profesör de olsa,
Akademisyen de olsa,
bilirkişi sıfatıyla dosyayı mahkemeden teslim almalıdır.
Profesörün makamına dosya gönderilmesi:
Dosya güvenliği açısından sakıncalıdır,
Tarafsızlık algısını zedeler,
Sonradan rapora karşı yapılacak itirazlarda usul yönünden ciddi tartışma konusu yapılabilir.
Bu, özellikle taraf vekilleri açısından itiraz ve istinaf/temyiz gerekçesi olarak ileri sürülebilecek bir husustur.
Güncel uygulamada önemli bir ayrım da şudur:
Fiziki dosya hiç teslim edilmeyebilir.
Bilirkişiye UYAP üzerinden erişim yetkisi verilir.
Bilirkişi, dosyayı elektronik ortamda inceler.
Bu durumda fiziki teslim prosedürü söz konusu olmaz.
Özellikle:
Asıl sözleşmeler
Faturalar
Keşif tutanakları
Islak imzalı belgeler
Teknik çizimler
Numuneler
varsa, fiziki teslim zorunlu hale gelir ve yukarıdaki klasik prosedür uygulanır.
Teslim tutanağı çok kritik bir belgedir. Çünkü:
Hangi belgelerin teslim edildiği,
Kaç sayfa olduğu,
Hangi tarihte teslim alındığı
açıkça yazılır. Bu tutanak:
Bilirkişinin sorumluluğunu başlatır,
Dosya kaybı veya eksiklikte bilirkişinin hukuki sorumluluğunu doğurur,
Taraflar açısından denetlenebilirlik sağlar.
Rapor tamamlandıktan sonra:
Bilirkişi, dosyayı yine mahkeme kalemine bizzat teslim eder.
Teslim-iade tutanağı düzenlenir.
Dosya tekrar mahkemenin zimmetine geçer.
Dosyanın:
Tutanaksız verilmesi,
Üçüncü kişiler aracılığıyla gönderilmesi,
Mahkeme personelinin bilirkişinin ofisine bırakması
gibi durumlar;
Raporun güvenilirliğini zedeler,
Taraflara usule aykırılık itirazı imkânı verir,
Aşırı hâllerde bilirkişinin disiplin sorumluluğuna kadar gidebilir.
Hukuken ve sağlıklı uygulamada dosya bilirkişinin ayağına götürülmez. Bilirkişi, dosyayı mahkemeden bizzat teslim alır veya UYAP üzerinden elektronik olarak inceler. Profesörler dahil herkes için kural aynıdır. Dosyanın bilirkişinin ofisine gönderilmesi, istisnai ve riskli bir uygulamadır.
1. Dosya bilirkişinin ayağına götürülür mü?
Hayır. Esas kural, dosyanın bilirkişinin ayağına götürülmemesidir. Bilirkişi, dosyayı bizzat mahkeme kaleminden teslim alır veya UYAP üzerinden elektronik erişimle inceler. Dosyanın bilirkişinin ofisine gönderilmesi usule uygun ve sağlıklı bir yöntem değildir.
2. Bilirkişi dosyayı nereden teslim alır?
Bilirkişi, görevlendirildiği mahkemenin kaleminden, teslim tutanağı karşılığında dosyayı teslim alır. Teslim sırasında hangi belgelerin verildiği dizi pusulası ile kayıt altına alınır.
3. Mahkeme personeli dosyayı bilirkişiye götürebilir mi?
Kural olarak hayır. Mahkeme personelinin dosyayı bilirkişinin ofisine veya evine götürmesi, delil güvenliği ve usul ilkeleri açısından sakıncalıdır ve usule aykırılık iddiasına konu olabilir.
4. Üniversite profesörleri için farklı bir uygulama var mı?
Hayır. Üniversite profesörleri ve öğretim üyeleri de diğer bilirkişilerle aynı usule tabidir. Profesör olması, dosyanın makamına gönderilmesini hukuken meşru kılmaz.
5. Dosya UYAP üzerinden inceleniyorsa fiziki teslim gerekir mi?
Hayır. Dosya tamamen UYAP üzerinde mevcutsa ve fiziki evrak incelemesi gerekmiyorsa, bilirkişiye elektronik erişim yetkisi verilir ve fiziki dosya teslimi yapılmaz.
6. Hangi hâllerde fiziki dosya teslimi zorunlu olur?
Islak imzalı sözleşmeler, orijinal faturalar, teknik projeler, keşif evrakları, numuneler veya UYAP’a taranmamış belgeler varsa, fiziki dosya teslimi zorunlu hâle gelir.
7. Teslim tutanağı neden bu kadar önemlidir?
Teslim tutanağı, bilirkişinin hangi belgeleri hangi tarihte teslim aldığını gösterir. Bu tutanak, bilirkişinin hukuki ve disiplin sorumluluğunun başlangıcını belirler ve olası kayıp veya eksikliklerde delil niteliği taşır.
8. Dosya bilirkişide kaybolursa sorumluluk kime aittir?
Teslim tutanağı ile dosyayı alan bilirkişi, dosyanın korunmasından sorumludur. Dosya kaybı veya zararında bilirkişinin hukuki, disiplin ve gerekli hâllerde cezai sorumluluğu doğabilir.
9. Bilirkişi dosyayı üçüncü kişilere verebilir mi?
Hayır. Bilirkişi, dosyayı yalnızca kendisi incelemekle yükümlüdür. Dosyanın üçüncü kişilere verilmesi, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine aykırıdır ve ciddi disiplin yaptırımlarına yol açabilir.
10. Rapor sonrası dosya nasıl iade edilir?
Bilirkişi, raporunu sunduktan sonra dosyayı yine bizzat mahkeme kalemine teslim eder. Dosya iadesi de tutanakla yapılır ve dosya tekrar mahkemenin zimmetine geçer.
11. Usule aykırı şekilde teslim edilen dosyaya dayanılarak hazırlanan rapora itiraz edilebilir mi?
Evet. Dosyanın usule aykırı şekilde teslim edilmesi, raporun güvenilirliğini zedeleyebilir ve taraflarca rapora karşı usul yönünden itiraz ve istinaf/temyiz gerekçesi yapılabilir.
12. Bilirkişinin dosyayı geç teslim alması veya hiç almaması sürelere etki eder mi?
Evet. Bilirkişinin dosyayı fiilen teslim aldığı tarih, rapor süresinin başlangıcı açısından önemlidir. Dosyanın geç teslimi, sürelere ilişkin uyuşmazlıklara ve raporun geç sunulmasına yol açabilir.

Memurlar Sosyal Medya Kullanırken Neye Dikkat Etmeli? İtibar, Kurum Temsili ve Disiplin Hukuku Açısından İncelenmesi
1
Mahkemelerin Bilirkişi İncelemesi Kararı ve Bilirkişilerin Hukuki Sorumluluğu
2
Teşekkür Belgesi Kaç Puanla Alınır? 2026 Dijital Karne (e-Karne) Detayları
3
Güvenlikten Mübaşirliğe Geçiş Var Mı? Mübaşir Nedir, Alımı Nasıl Olur?
4
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hızır Aslıyüksek Kimdir?
5
TOKİ Başvuru Ücreti İadesi Nasıl Alınır? 500 Bin Sosyal Konut Projesinde Kurada Adı Çıkmayanlar Ücret İadesi İçin Ne Yapmalı?