a

Bakan Akın Gürlek Gülistan Doku’nun Naaşının Kimyasal Maddelerle Ortadan Kaldırılmış Olabileceğini Açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında naaşın kimyasal maddelerle tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin değerlendirildiğini açıkladı. Gürlek, soruşturmada yeni gelişmeler yaşanabileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını belirterek, Doku’nun naaşının kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini açıkladı. Gürlek, dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birden fazla kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgilerin bulunduğunu, son olarak Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde ifadelerin yer aldığını söyledi.

TRT Haber’de yer alan bilgilere göre Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldi. Gündemdeki soruşturmalar hakkında açıklamalarda bulunan Gürlek, Gülistan Doku dosyasından faili meçhul cinayetlere, Rojin Kabaiş soruşturmasından Kâşif Kozinoğlu’nun ölümüne kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yaptı.

Gülistan Doku soruşturmasında naaşın bulunmasına odaklanıldı

Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Bakan Gürlek, ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı. Gürlek, son olarak Umut Altaş’ın ifadesinin de dosyaya ulaştığını söyledi.

Soruşturmanın en önemli başlıklarından birinin Gülistan Doku’nun naaşına ulaşılması olduğunu kaydeden Gürlek, ekiplerin bu konu üzerinde hassasiyetle çalıştığını belirtti.

Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceği yönünde bilgiler bulunduğunu ifade eden Gürlek, en son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne ilişkin beyanların bulunduğunu açıkladı.

Bakan Gürlek ayrıca, naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini söyledi. Bu ihtimale ilişkin bazı beyanların ortaya çıktığını belirten Gürlek, öncelikli amaçlarının naaşa ulaşmak olduğunu vurguladı.

Gürlek, Gülistan Doku’nun ailesinin en azından evlatlarının kabri başında dua edebilmesinin kendileri açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Kamu görevlilerine ilişkin iddialar da inceleniyor

Gülistan Doku soruşturmasında geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin yetkilerini usulsüz şekilde kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına ilişkin ciddi iddia ve bulguların da incelendiğini aktaran Gürlek, somut suç şüphesi bulunması halinde kişinin unvanına bakılmaksızın hukuki işlemlerin gerçekleştirileceğini söyledi.

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü süreçlerin bulunduğunu ifade eden Gürlek, soruşturmanın devamında yeni gelişmeler yaşanabileceğini kaydetti.

Gülistan Doku olayının toplumda ciddi bir hassasiyet oluşturduğunu belirten Gürlek, geçmişte işlendiği iddia edilen suçların yıllar sonra da aydınlatılabileceğini söyledi.

Dört ayda 40 faili meçhul dosyanın aydınlatıldığı açıklandı

Bakan Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde özel bir birim kurulduğunu da açıkladı. Birimin ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturmalar kapsamında koordinasyon, bilgi paylaşımı ve teknik çalışmalara katkı sunduğunu belirtti.

Gürlek’in verdiği bilgilere göre birimin kurulmasının üzerinden dört ay geçti. Bu süre içerisinde 46 maktulün yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığı ifade edildi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da devam ettiğini söyleyen Gürlek, soruşturmanın ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da görev alanı çerçevesinde koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Rojin Kabaiş soruşturmasında telefon incelemesi sürüyor

Rojin Kabaiş soruşturması hakkında da açıklama yapan Gürlek, cep telefonuna ilişkin giderilemeyen bazı belirsizliklerin bulunduğunu söyledi.

DNA incelemelerinin gerçekleştirildiğini aktaran Gürlek, cep telefonuna yönelik teknik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Ancak şu aşamada doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığının söylenemeyeceğini ifade etti.

İlgili Cumhuriyet başsavcılığının farklı hususları değerlendirdiğini belirten Gürlek, kamuoyuyla paylaşılabilecek net bir sonucun henüz bulunmadığını söyledi.

Kâşif Kozinoğlu’nun ölümü yeniden bütün yönleriyle araştırılıyor

2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma hakkında da bilgi veren Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını açıkladı.

Ölüm nedenine ilişkin farklı ihtimallerin bulunduğunu ifade eden Gürlek, zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm ihtimallerinin bilimsel ve adli veriler ışığında incelendiğini söyledi. Gürlek, olayın peşinen cinayet olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını ve bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında ele alındığını kaydetti.

Savcılara delile ve hukuka göre hareket etme mesajı

Adalet Bakanlığı’nın devam eden soruşturmaların içeriğine müdahale etme veya savcılara belirli kişiler hakkında işlem yapılması yönünde talimat verme yetkisinin bulunmadığını vurgulayan Gürlek, savcıların görevlerini isim, makam veya unvandan çekinmeden yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

Gürlek, soruşturmalarda kişilerin kimliğine değil dosyadaki delillere bakılması gerektiğini belirterek hukuka ve delile göre hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

AHBAP soruşturmasıyla ilgili yeni adli işlemler gündeme gelebilir

Bakan Gürlek, AHBAP hakkında yürütülen soruşturmanın da devam ettiğini söyledi. Soruşturma kapsamında yardım amacıyla toplanan paraların kullanımının, mali hareketlerin, müşteki beyanlarının, senetlerin ve taşınmaz devirlerinin incelendiğini belirtti.

Gürlek, dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık para toplandığının ifade edildiğini söyledi. Haluk Levent hakkında çeşitli mali iddiaların araştırıldığını belirten Gürlek, ortaya çıkabilecek yeni delillere göre yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini ifade etti. Gürlek, bu aşamada kesin bir hüküm vermenin doğru olmayacağını da özellikle vurguladı.

Bahis, şike ve uyuşturucu soruşturmaları devam edecek

Uyuşturucuyla mücadelede operasyonların süreceğini ifade eden Gürlek, futbolun yanı sıra basketbol dahil farklı spor branşlarında yasa dışı bahis ve şike iddialarının incelendiğini açıkladı.

Piyasalardaki manipülatif işlemler, fiyat artışları ve bazı sektörlerde suç teşkil edebilecek uygulamaların da yetkili kurumlarla koordinasyon içerisinde değerlendirildiğini belirten Gürlek, somut suç şüphesi oluşması halinde yeni soruşturmaların başlatılabileceğini kaydetti.

FETÖ ile mücadelenin de tavizsiz şekilde sürdürüleceğini söyleyen Gürlek, farklı isim ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Bakan Gürlek ayrıca Umut Altaş ve Eylem Tok’un iade süreçlerinin takip edildiğini, yurt dışındaki yetkili makamlarla adli yardımlaşma mekanizmalarının işletildiğini açıkladı.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Adalet Bakanlığı bünyesinde bir çalışma birimi oluşturulduğunu da belirten Gürlek, söz konusu birimin mevzuatın uygulanmasında ortaya çıkabilecek idari ve teknik ihtiyaçları belirlemek amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Akın Gürlek Sosyal Medya Mesajı Verdi. Suç Gelirlerini Gizleyen Paylaşımlara Adli İnceleme Geliyor