a

Ankara’daki NATO Zirvesi Akreditasyon Süreci Kriz Oldu. Ersin Çelik, İsmail Halis ve Yasemin Çağlayan da Onaylanmadı

Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi Akreditasyon süreci krizi büyüdü. Yeni Şafak’tan Ersin Çelik ve TV Net’ten Yasemin Çağlayan’ın da akreditasyonlarının onaylanmadığı öğrenildi.

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi akreditasyon süreci ile ilgili tartışma daha da büyüdü. Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu çok sayıda basın yayın kuruluşunun zirveyi takip etme talebinin reddedilmesinin ardından, Yeni Şafak’tan Ersin Çelik ve TV Net’ten Yasemin Çağlayan’ın akreditasyonlarının da NATO tarafından onaylanmadığı öğrenildi.

Zirve öncesi yaşanan akreditasyon krizi, yalnızca belirli medya kuruluşlarını değil, farklı yayın çizgilerinden çok sayıda gazeteci ve kurumu ilgilendiren daha geniş bir tartışmaya dönüştü. Kamuoyunda, “akreditasyon yasağından NATO mu, yoksa Türk makamları mı sorumlu” sorusu gündeme gelirken, NATO Basın Sözcüsü Allison Hart’ın açıklaması dikkat çekti.

NATO, Cumhuriyet de dahil olmak üzere çok sayıda yayın kuruluşunun temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek zirveyi izleme talebinin reddedilmesiyle ilgili bir açıklama yayımladı. NATO Basın Sözcüsü Allison Hart, NATO etkinliklerine akreditasyon konusunda yaptığı değerlendirmede ev sahibi ülke vurgusu yaptı.

Hart, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada NATO’nun büyük etkinlikler için uzun süredir uyguladığı medya akreditasyon prosedürleri bulunduğunu belirtti. NATO Genel Merkezi dışında düzenlenen zirveler ve bakanlar toplantıları için NATO’nun, toplantı alanına erişimi sağlamak amacıyla ev sahibi ülkenin kendi ülkesinden gazeteciler hakkında yaptığı değerlendirmelere güvendiğini ifade etti.

Hart ayrıca Ankara’daki NATO Zirvesi için akreditasyon konusunda Türk yetkililerle temas halinde olduklarını belirterek, medyanın büyük etkinliklere bizzat katılabilmesinin NATO için çok önemli olduğunu kaydetti.

NATO açıklaması Türk makamları iddiasını gündeme taşıdı

NATO Sözcüsü Allison Hart’ın açıklaması, akreditasyon talepleri reddedilen gazeteciler ve medya kuruluşlarıyla ilgili kararın arka planına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Açıklamada doğrudan bir sorumluluk ifadesi yer almasa da NATO Genel Merkezi dışında düzenlenen zirvelerde ev sahibi ülkenin değerlendirmelerine güvenildiğinin belirtilmesi, karar sürecinde Türk makamlarının rolüne dikkat çekti.

Medya kuruluşlarına yönelik ret kararlarının ardından kamuoyunda “Bu kurumlar Türk makamları tarafından mı engellendi” sorusuna yanıt aranırken, NATO’nun söz konusu açıklaması tartışmanın merkezine yerleşti.

Akreditasyon başvurularının hangi kriterlere göre reddedildiği ise henüz netlik kazanmış değil. Başvurusu reddedilen gazeteci ve kurumlara gerekçe açıklanmadığı yönündeki bilgiler, sürecin şeffaflığına ilişkin eleştirileri de beraberinde getirdi.

Yeni Şafak ve TV Net’ten isimlerin de akreditasyonu onaylanmadı

Akreditasyon krizinde dikkat çeken yeni gelişmelerden biri de farklı yayın çizgilerinden gazetecilerin de ret yanıtı alması oldu. Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi için Yeni Şafak’tan Ersin Çelik ve TV Net’ten Yasemin Çağlayan’ın da akreditasyonlarının NATO tarafından onaylanmadığı öğrenildi.

Bu bilgi, tartışmanın yalnızca “iktidar karşıtı” olarak tanımlanan medya kuruluşlarıyla sınırlı olmadığı yorumlarına neden oldu. Farklı medya gruplarından gazetecilerin de akreditasyon sürecinde benzer yanıtlarla karşılaştığının ortaya çıkması, meselenin daha geniş bir iletişim ve organizasyon sorununa işaret ettiği değerlendirmelerini gündeme getirdi.

İsmail Halis’ten NATO 3.0 ve Ankara Zirvesi çıkışı

Akreditasyon tartışmalarına ilişkin bir değerlendirme de İsmail Halis’ten geldi. Halis, X hesabından yaptığı paylaşımda, dünyanın “NATO 3.0”ı tartıştığını ve NATO’nun adeta yeniden kurgulanma aşamasında olduğunu belirtti.

İsmail Halis paylaşımında, bu küresel platformun ev sahipliğini Türkiye’nin ve Ankara’nın üstlendiğini vurguladı. NATO Genel Sekreteri başta olmak üzere tüm güvenlik ve siyaset çevrelerinin ortak yorumuna göre, birçok sebeple Ankara’daki NATO Zirvesi’nin hem NATO hem de dünya açısından bugüne kadarki en kritik zirve olduğunu ifade etti.

Ancak Halis, zirvenin iletişim sürecinin bu küresel sahneye yakışmayan şekilde ilerlediğini savundu. Bir süre önce onlarca gazeteci ve kurum gibi kendisinin de hem şahıs hem kurum olarak akreditasyon talebini ilgili birime ilettiğini belirten Halis, taleplerinin reddedildiğini ve bu ret yanıtının “gerekçenin açıklanamayacağı” notuyla iletildiğini aktardı.

Halis, paylaşımında bu sürecin “iktidar karşıtı” ya da “iktidar yanlısı” şeklinde yansıtıldığını ancak asıl sorunun bu olmadığını dile getirdi. Birçok gazeteci ve kurumun, farklı siyasi algı ve tanımlamalara rağmen ret cevabı aldığını belirten Halis, yaşanan durumu muhalefet ya da iktidar yanlısı bir bağlamdan ziyade, kimsenin bilmediği ve açıklanmayan bir çözümsüzlük ile iletişimsizlik olarak nitelendirdi.

Gazeteciler açıklama ve muhatap bekliyor

İsmail Halis’in paylaşımında öne çıkan en önemli başlıklardan biri de muhatap sorunu oldu. Halis, böylesi küresel bir organizasyonda NATO ve zirve adına konuya dair taleplerini iletebilecekleri, gerekli evrak, bilgi ve sorularını yöneltebilecekleri başka bir muhatap bulunmadığını belirtti.

Halis ayrıca NATO Genel Sekreteri’nin geçtiğimiz ay Brüksel’de yaptığı bir basın açıklamasında Ankara’da düzenlenecek zirveye atıfta bulunarak “Türkiye’nin yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz” dediğini hatırlattı. Bu sözlere göndermede bulunan Halis, NATO Akreditasyonları ve Stratejik İletişim Ofisi’nin gerçekten de öğrenecek çok şeyi olduğunu ifade etti.

Paylaşımının sonunda ise Halis, dünyanın NATO 3.0 için Ankara Zirvesi’ni beklediğini, yüzlerce gazetecinin ise açıklama ve muhatap beklediğini söyledi.

Akreditasyon krizi zirve öncesi gündemin merkezine yerleşti

Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenlik gündemi açısından kritik bir toplantı olarak görülürken, zirve öncesinde yaşanan medya akreditasyonu tartışması organizasyonun iletişim boyutunu öne çıkardı.

Akreditasyon taleplerinin reddedilmesi, başvurulara ilişkin gerekçelerin açıklanmaması ve gazetecilerin muhatap bulamadıklarını dile getirmesi, sürecin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğine yönelik beklentiyi artırdı.

NATO Sözcüsü Allison Hart’ın açıklaması, ev sahibi ülke değerlendirmelerine işaret ederken, İsmail Halis’in paylaşımı ise meselenin yalnızca siyasi kamplaşma üzerinden okunamayacağını, daha geniş bir iletişim sorunu bulunduğunu ortaya koydu.

Zirve tarihinin yaklaşmasıyla birlikte gözler hem NATO’dan hem de Türk makamlarından yapılacak yeni açıklamalara çevrildi. Gazeteciler ve medya kuruluşları, akreditasyon kararlarının hangi kriterlere göre alındığının netleşmesini ve sürece ilişkin açık bir muhatap gösterilmesini bekliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Ankara’daki NATO Zirvesi ne zaman yapılacak?
NATO Liderler Zirvesi’nin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenmesi planlanıyor.

Hangi gazetecilerin akreditasyonunun onaylanmadığı öğrenildi?
Yeni Şafak’tan Ersin Çelik ve TV Net’ten Yasemin Çağlayan’ın akreditasyonlarının NATO tarafından onaylanmadığı öğrenildi.

NATO akreditasyon süreciyle ilgili ne açıkladı?
NATO Sözcüsü Allison Hart, NATO Genel Merkezi dışında yapılan zirvelerde ev sahibi ülkenin kendi ülkesinden gazeteciler hakkında yaptığı değerlendirmelere güvenildiğini belirtti.

İsmail Halis ne dedi?
İsmail Halis, X hesabından yaptığı paylaşımda Ankara’daki NATO Zirvesi’nin küresel açıdan kritik olduğunu ancak akreditasyon ve iletişim sürecinin bu organizasyona yakışmayan şekilde ilerlediğini ifade etti.

Akreditasyon reddi için gerekçe açıklandı mı?
Aktarılan bilgilere göre bazı başvuruların reddedildiği, ancak ret kararlarında gerekçenin açıklanamayacağı notunun yer aldığı belirtildi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

NATO Zirvesinde Hangi Yollar Kapalı Olacak, Alternatif Güzergahlar Hangileri?

HIZLI YORUM YAP