43,5036$% 0.22
51,9004€% -0.36
59,9562£% -0.3
7.208,56%-4,24
12.720,00%-0,11
50.725,00%-0,11
5.162,80%-4,27
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%

Kamu kurumlarında mobbing iddiaları yeniden gündemde. Psikolojik baskı nedeniyle kalem değişikliği talep eden memurun başvurusu, mobbingin hukuki boyutunu ve çalışanların hak arama yollarını tekrar tartışmaya açtı.
Bir kamu çalışanının mobbing gerekçesiyle görev yaptığı kalemin değiştirilmesini talep etmesi, kamu kurumlarında yaşanan psikolojik baskı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. İddiaya göre çalışan, uzun süredir maruz kaldığını belirttiği baskı, dışlama ve sistematik yıldırma davranışları nedeniyle görev yerinin değiştirilmesini istedi. Konu, kamu personelinin mobbing karşısında hangi haklara sahip olduğu sorusunu da beraberinde getirdi.
Kamu personeline yönelik paylaşımların yapıldığı bir platformda gündeme gelen olayda, bir devlet memuru, görev yaptığı kalemde yaşadığı sorunlar nedeniyle psikolojik baskıya maruz kaldığını ifade etti. Çalışan, bu durumun çalışma huzurunu bozduğunu ve mesleki motivasyonunu düşürdüğünü belirterek kalem değişikliği talebinde bulundu.
Mobbing; bir çalışana karşı iş yerinde sistematik olarak uygulanan psikolojik baskı, dışlama, küçük düşürme, itibarsızlaştırma ve yıldırma davranışlarını ifade ediyor. Bu tür davranışlar genellikle uzun süreli ve kasıtlı olarak gerçekleştiriliyor. Sürekli azarlama, görev tanımı dışında iş yükleme, sosyal izolasyon, hakaret, tehdit ve performans düşürmeye yönelik kasıtlı tutumlar mobbing kapsamında değerlendirilebiliyor.
Türk hukuk sisteminde “mobbing” kavramı doğrudan ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmemiş olsa da, mobbing teşkil eden eylemler farklı suç başlıkları altında değerlendirilebiliyor. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “hakaret”, “tehdit”, “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” gibi suçlar kapsamında sorumluluk doğabiliyor. Ayrıca Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve çalışma hakkı hükümleri ile İş Kanunu ve Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde de mobbinge karşı koruyucu hükümler bulunuyor.
Yargıtay kararlarında da mobbing, sistematik ve süreklilik arz eden psikolojik taciz olarak tanımlanıyor. Bu nedenle tek seferlik bir tartışma ya da münferit bir olay değil, belirli bir süre devam eden ve çalışanı yıldırmaya yönelik davranışlar mobbing olarak kabul ediliyor.
Uzmanlara göre mobbinge uğradığını düşünen çalışanların öncelikle süreci belgelendirmesi gerekiyor. Bunun için:
Yazılı talimatlar, mesajlar ve e-postalar saklanmalı,
Tanık beyanları kayıt altına alınmalı,
Yaşanan olayların tarih ve içerik bilgisi not edilmeli.
Kamu personeli açısından öncelikli başvuru mercii kurum amirleri ve ilgili birimler oluyor. Kurum içinde sonuç alınamaması halinde CİMER üzerinden şikâyet hakkı kullanılabiliyor. Ayrıca idare mahkemelerinde dava açma ve maddi-manevi tazminat talebinde bulunma imkânı da mevcut. Ceza hukuku boyutu bulunan durumlarda ise Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulabiliyor.
Psikolojik baskı nedeniyle çalışma ortamının sağlıklı olmaktan çıkması durumunda görev yeri değişikliği talebi, hukuki dayanak bulabiliyor. Ancak bu talebin somut delillerle desteklenmesi büyük önem taşıyor. İdare, başvuruyu değerlendirirken hem hizmet gereklerini hem de personelin iddialarını dikkate almak zorunda.
Uzmanlar, mobbing iddialarında en önemli unsurun “süreklilik” olduğuna dikkat çekiyor. Geçici anlaşmazlıklar ile sistematik yıldırma davranışlarının birbirinden ayrılması gerektiği vurgulanıyor. Çalışanların haklarını bilinçli şekilde araması ve süreci hukuki zeminde yürütmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.

2026 Ramazan Bayramı Ne Zaman?
BILGI BANKASI
Mobbing İddiasıyla Kalem Değişikliği Talebi: Kamu Çalışanları Haklarını Nasıl Aramalı?
1
Mahkemelerin Bilirkişi İncelemesi Kararı ve Bilirkişilerin Hukuki Sorumluluğu
2
Teşekkür Belgesi Kaç Puanla Alınır? 2026 Dijital Karne (e-Karne) Detayları
3
Çağlayan Adliyesi (İstanbul Adalet Sarayı) Rehberi: Bloklar, Girişler, Otoparklar ve Mahkemelerin Katlara Göre Dağılımı
4
Güvenlikten Mübaşirliğe Geçiş Var Mı? Mübaşir Nedir, Alımı Nasıl Olur?
5
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hızır Aslıyüksek Kimdir?