
07 Ağustos 2026 Cuma

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki süreci devam ederken, terör örgütü mensuplarının Türkiye’ye dönüşlerine ilişkin uygulanacak yöntemin ayrıntıları da şekilleniyor. Düzenleme kapsamında dönüşlerin “sessiz ve güvenli” şekilde gerçekleştirilmesi, toplu geçişlere ve karşılamalara izin verilmemesi planlanıyor.
Sürecin başlaması açısından Milli Güvenlik Kurulu’nun vereceği “teyit ve tespit” kararı kritik önem taşıyor. MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından düzenlemeden yararlanmak isteyen terör örgütü mensuplarının başvuruları alınmaya başlanacak.
Hazırlıklar kapsamında terör örgütü mensuplarının başvurularını hangi noktalara yapacağı, silahların nerede ve hangi yöntemle teslim alınacağı ve Türkiye’ye dönüş sürecinin nasıl yönetileceği gibi başlıklar üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
Terör örgütü mensuplarının bulundukları ülkeye göre başvuru noktalarının belirlenmesi planlanıyor. Irak’ta bulunan örgüt mensupları Irak’taki, Suriye’de bulunan örgüt mensupları ise Suriye’deki büyükelçilik ve konsolosluklar üzerinden başvuruda bulunacak.
MGK’nın teyit ve tespit kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından başvuru süreci resmen başlayacak. Düzenlemeden faydalanmak isteyen kişilerin belirlenen prosedür doğrultusunda başvuru yapması gerekecek.
Başvuruda bulunmayan kişiler açısından ise mevcut hukuki uygulamada herhangi bir değişiklik olmayacak. Bu kişilere yönelik yargılama ve infaz süreçlerinin mevcut şekilde devam edeceği belirtiliyor.
Yeni süreçte üzerinde önemle durulan başlıklardan biri de Türkiye’ye dönüşlerin nasıl gerçekleşeceği olacak. Geçmişte Habur’da ortaya çıkan görüntülerin yeniden yaşanmaması için dönüşlerin kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Bu kapsamda örgüt mensuplarının Türkiye’ye toplu şekilde giriş yapmasına ya da dönüş sırasında kitlesel karşılamalar düzenlenmesine izin verilmeyecek. Benzer önlemler, düzenlemeden yararlanarak cezaevlerinden çıkacak kişiler açısından da uygulanacak.
Amaç, sürecin kamu düzenini bozabilecek görüntülerden uzak şekilde ve güvenlik tedbirleri altında yürütülmesi olacak. Bu nedenle hem yurda dönüş noktalarında hem de cezaevlerinden yapılacak tahliyelerde çeşitli güvenlik önlemlerinin alınması planlanıyor.
Kanun teklifinden bütün terör örgütü mensupları yararlanamayacak. Verilen bilgilere göre örgütün kurucu ve üst düzey kadroları kapsam dışında tutulacak.
Fehman Hüseyin, Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Bese Hozat’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 250 örgüt kurucusunun düzenlemeden yararlanamayacağı belirtiliyor.
Bunun yanı sıra adam öldürme suçuna karışan kişilerin de yasa kapsamında olmayacağı ifade ediliyor. Örgüt yöneticileri ve suç durumları birlikte değerlendirildiğinde düzenleme dışında kalacak kişi sayısının yaklaşık 1000’e ulaşabileceği belirtiliyor.
Bu kişiler bakımından mevcut yargılama ve infaz süreçlerinin devam etmesi öngörülüyor.
Terör örgütünün teslim edeceği unsurlar yalnızca tabanca veya tüfek gibi klasik silahlarla sınırlı olmayacak.
Süreç kapsamında örgütün sahip olduğu dronlar, uydu haberleşme sistemleri ve paramotorlar gibi çeşitli araç ve sistemlerin de teslim edilmesi planlanıyor.
Silahların ve diğer ekipmanların hangi noktalarda, hangi kurumlara ve nasıl teslim edileceğine yönelik ayrıntılar üzerinde çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.
Böylece örgütün yalnızca insan kaynağı açısından değil, sahip olduğu silah ve teknolojik kapasite açısından da faaliyet kabiliyetinin sona erdirilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması hedefleniyor.
Düzenlemeden yararlanarak Türkiye’ye dönen örgüt mensupları doğrudan serbest bırakılmayacak. Dönen kişiler öncelikle yargı sürecine tabi tutulacak.
Bu kişilerin mahkemeye çıkarılmasının ardından cezalarının ertelenerek serbest bırakılması öngörülüyor. Böylece başvuruda bulunan kişilerin hukuki durumları yargı makamları tarafından değerlendirilecek.
Serbest bırakılmaları ise sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmeyecek.
Türkiye’ye dönerek düzenlemeden yararlanan kişiler, serbest bırakılmalarının ardından İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından izlenecek.
Kişilerin yeniden örgütsel faaliyetlere yönelip yönelmediği veya başka suç bağlantılarının bulunup bulunmadığı takip edilecek.
Yeni bir örgütlenme faaliyeti, suç bağlantısı ya da güvenlik açısından risk oluşturabilecek bir durum tespit edilmesi halinde ilgili kurumların müdahalede bulunması planlanıyor.
Bu yönüyle düzenleme yalnızca Türkiye’ye dönüş ve yargı sürecini değil, sonrasındaki güvenlik mekanizmasını da kapsayacak.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’deki süreci devam ederken, sahadaki uygulamaya ilişkin hazırlıkların da eş zamanlı yürütüldüğü görülüyor.
MGK’nın teyit ve tespit kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte başvuruların başlaması bekleniyor. Ardından yurtdışındaki terör örgütü mensuplarının büyükelçilik ve konsolosluklar üzerinden başvuruları alınacak.
Türkiye’ye dönüşlerin toplu değil kontrollü şekilde yapılması, karşılamalara izin verilmemesi, dönen kişilerin yargı sürecinden geçirilmesi ve sonrasında güvenlik birimleri tarafından takip edilmesi planlanıyor.
Düzenlemeden yararlanmak için başvuru yapmayanlar ile kapsam dışında bırakılan kişiler açısından ise mevcut yargılama ve infaz süreçleri devam edecek.