DOLAR

43,5036$% 0.22

EURO

51,9004% -0.36

STERLİN

59,9562£% -0.3

GRAM ALTIN

7.208,56%-4,24

ÇEYREK ALTIN

12.720,00%-0,11

TAM ALTIN

50.725,00%-0,11

ONS

5.162,80%-4,27

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Ankara HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Yargı TV Haber Merkezi

Yargı TV Haber Merkezi

18 Mart 2026 Çarşamba

    DİĞER YAZARLARIMIZ

      Dünya Liderleri STRATCOM Zirvesi İçin İstanbul’da Buluşuyor

      Dünya Liderleri STRATCOM Zirvesi İçin İstanbul’da Buluşuyor
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Dünya liderleri, diplomatlar ve akademisyenler 27–28 Mart 2026’da İstanbul’da düzenlenecek STRATCOM Zirvesi’nde küresel düzen, stratejik iletişim ve uluslararası krizlerin yönetimini tartışacak.

      Dünya liderleri, diplomatlar ve alanında uzman isimler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi kapsamında İstanbul’da bir araya gelmeye hazırlanıyor. Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin ve çok boyutlu krizlerin gündemde olduğu bir dönemde gerçekleştirilecek zirve, 27–28 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenecek.

      İki gün sürecek STRATCOM Zirvesi, uluslararası sistemin geleceği, stratejik iletişimin rolü ve küresel ölçekte ortaya çıkan yeni zorlukların nasıl yönetileceği gibi kritik başlıkları ele alacak. Devlet başkanları, bakanlar, politika yapıcılar ve akademisyenleri aynı platformda buluşturacak olan etkinlikte, değişen dünya düzeni farklı perspektiflerden değerlendirilecek.

      Üst Düzey Katılım Bekleniyor

      Zirvenin açılışı, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da yer alacağı üst düzey bir oturumla yapılacak. Çok sayıda diplomatın katılım sağlayacağı bu oturumda, stratejik iletişimin küresel ölçekteki etkileri ve uluslararası ilişkilerdeki rolü ele alınacak.

      Programın ilk gününde “Küresel Düzenin Yeni Çerçevesi” başlıklı ana panel dikkat çekiyor. Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev’in moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde Azerbaycan, Suriye, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden temsilciler söz alacak. Panelde, değişen güç dengeleri ve uluslararası anlatıların şekillenmesinde iletişimin rolü masaya yatırılacak.

      Diplomasi ve Küresel Sorunlar Ele Alınacak

      Zirvenin devam eden oturumlarında liderlik diplomasisi ve arabuluculuk faaliyetleri ön plana çıkacak. Katar, Libya ve Mısır’dan katılımcıların yer alacağı oturumlarda, bölgesel krizlerin çözümü ve diplomatik girişimlerin önemi değerlendirilecek.

      Program kapsamında ayrıca iklim diplomasisi ve kamuoyunun dijital dönüşümü de gündeme taşınacak. Bu başlık altında düzenlenecek özel oturumda Navarra Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramon Salaverria, küresel iklim yönetişimi ve iletişim stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulunacak.

      Zirvenin ilk günü, uluslararası kurumlara yönelik artan güven ve meşruiyet tartışmalarını ele alan oturumların yanı sıra kadın sorunları, göç ve sosyal politikalar arasındaki ilişkiyi inceleyen bir panel ile tamamlanacak.

      İkinci Günün Gündeminde Bölgesel Güvenlik Var

      Zirvenin ikinci günü, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasıyla başlayacak. Ardından İran odaklı bir panelde bölgesel güvenlik konuları ele alınacak. Programın devamında ise küresel yönetişimde giderek daha sık dile getirilen “yeni normal” kavramı tartışmaya açılacak. Bu oturumlarda, sürekli kriz ve istikrarsızlık ortamında uluslararası sistemin nasıl şekillendiği ele alınacak.

      Jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirilecek STRATCOM Zirvesi’nin, küresel krizlerin yönetimi, uluslararası iş birliği ve stratejik iletişimin rolü üzerine önemli bir diyalog platformu oluşturması bekleniyor.

      Zirveye katılmak isteyenlerin, 24 Mart 2026 saat 18.00’e kadar etkinliğin resmi internet sitesi üzerinden kayıt yaptırması gerekiyor.

      Devamını Oku

      Tarım Kredi KOOP’tan Büyüme ve Yatırım Açıklaması: Zarar Değil, Türkiye’nin Gıda Geleceğine Yapılan Yatırım

      Tarım Kredi KOOP’tan Büyüme ve Yatırım Açıklaması: Zarar Değil, Türkiye’nin Gıda Geleceğine Yapılan Yatırım
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Tarım Kredi KOOP Market Yönetim Kurulu, şirketin büyüme stratejisi ve finansal sonuçlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan değerlendirmede, son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların Türkiye’nin gıda arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik olduğu vurgulandı.

      Tarım Kredi KOOP Market Yönetim Kurulu, şirketin son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyüme, yatırım hamleleri ve finansal sonuçlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, KOOP Market’in yalnızca bir perakende zinciri olarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağı belirtilirken, şirketin Türkiye’nin gıda arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir yapı kurduğu ifade edildi.

      Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, KOOP Market’in üretimden lojistiğe, tedarikten satışa kadar uzanan entegre bir sistem kurduğu vurgulandı. Bu model sayesinde hem üreticinin desteklendiği hem de tüketicilere daha uygun fiyatlı ürün sunulabildiği belirtildi. Şirketin kurduğu bu yapının sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmayı hedeflediği kaydedildi.

      5 Yılda Türkiye Genelinde Hızlı Büyüme

      KOOP Market’in 2020 yılında faaliyete başladığı hatırlatılan açıklamada, geçen kısa sürede Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin 500 satış noktasına ulaşıldığı bildirildi. Şirketin çalışan sayısının ise 11 bine çıktığı ifade edildi.

      2025 yılı itibarıyla 66,4 milyar TL ciroya ulaşıldığı belirtilirken, bu büyüme performansıyla KOOP Market’in Türkiye’nin en hızlı büyüyen perakende zincirlerinden biri haline geldiği vurgulandı.

      11 Milyar TL’lik Yatırım ile Güçlü Altyapı

      Yönetim Kurulu, son 5 yılda yaklaşık 11 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu yatırımların mağaza ağının genişletilmesi, lojistik altyapının güçlendirilmesi, bölgesel depoların kurulması, tedarik zinciri yönetimi ve üretim entegrasyonu gibi alanlarda kullanıldığı ifade edildi.

      Yapılan yatırımlar sayesinde şirketin operasyonel kapasitesinin önemli ölçüde arttığı ve güçlü bir altyapı oluşturulduğu belirtildi. Bu altyapının ise uzun vadeli sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturduğu vurgulandı.

      “Zarar, Yatırım Döneminin Doğal Sonucu”

      Şirketin 2025 yılı finansal sonuçlarında yer alan 4,7 milyar TL’lik net zararın kamuoyunda yanlış yorumlandığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun hızlı büyüme ve yoğun yatırım döneminin doğal bir sonucu olduğu ifade edildi.

      Yönetim Kurulu, söz konusu zararın plansız bir süreçten değil, büyümeyi finanse etmek için kullanılan dış kaynakların maliyetlerinden kaynaklandığını belirtti. KOOP Market’in 2,5 milyar TL öz sermaye ile kısa sürede 4 bin 500 satış noktasına ulaşmasının önemli bir büyüme başarısı olduğu vurgulanırken, bu ölçekteki yatırımların büyük kısmının dış finansman ve borçlanma yoluyla gerçekleştirildiği aktarıldı.

      Açıklamada ayrıca, yatırım dönemlerinde finansman giderlerinin artmasının kaçınılmaz olduğu ve bunun geçici zarar tablosuna yol açabileceği ifade edildi. Yönetim Kurulu, şirketin büyüme sürecinin artık olgunlaşma aşamasına geldiğini ve ölçek ekonomisinin avantajlarının görülmeye başlandığını kaydetti.

      Bu kapsamda 2026 yılı için 100 milyar TL ciro hedefi ve yaklaşık 50 milyar TL piyasa değeri potansiyeli öngörüldüğü açıklandı. Ayrıca 2026 yılının ilk ayları itibarıyla şirketin operasyonel kârlılığa ulaştığı ve finansal yapının güçlenmeye başladığı bilgisi paylaşıldı.

      “Bu Bir Marketten Fazlası”

      Yönetim Kurulu açıklamasında, KOOP Market’in yalnızca bir perakende zinciri olmadığı özellikle vurgulandı. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin güçlü üretici ağı sayesinde üreticiden doğrudan alım modelinin uygulandığı belirtildi.

      Bu çerçevede 2025 yılında yaklaşık 1 milyon ton ürünün doğrudan üreticilerden temin edildiği ve toplam alım tutarının 20 milyar TL’ye ulaştığı ifade edildi. Bu model sayesinde aracı maliyetlerinin azaltıldığı ve tüketicilere daha uygun fiyatlı ürün sunulabildiği kaydedildi.

      Açıklamada, şirketin temel hedefinin maksimum kâr elde etmekten ziyade üreticiyi destekleyen, tüketiciyi koruyan ve gıda piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlayan bir sistem kurmak olduğu vurgulandı.

      Sektördeki Rekabet ve Finansal Zorluklar

      2025 yılında perakende sektöründe yoğun rekabet ve maliyet baskıları nedeniyle birçok şirketin zarar açıkladığına dikkat çekilen açıklamada, KOOP Market’e yönelik değerlendirmelerin yapılırken sektörün genel dinamiklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.

      Yönetim Kurulu açıklamasında, KOOP Market’in yalnızca kısa vadeli finansal tablolar üzerinden değil, Türkiye’nin gıda güvenliği, üretici refahı ve tüketici fiyat dengesi açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yapılan yatırımların Türkiye’nin sürdürülebilir gıda sisteminin kurulmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

      Devamını Oku

      Bakan Akın Gürlek: 2026’nın ilk çeyreğinde 76 suçlu Türkiye’ye iade edildi

      Bakan Akın Gürlek: 2026’nın ilk çeyreğinde 76 suçlu Türkiye’ye iade edildi
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026’nın ilk üç ayında kırmızı bülten kapsamında aranan 76 kişinin 18 farklı ülkeden Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı. Sürecin Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılının ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aranan 76 kişinin yurt dışından Türkiye’ye iadesinin sağlandığını duyurdu. Bakan Gürlek, söz konusu iadelerin adi suçlar ve terör suçları kapsamındaki talepler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

      Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, yılın ilk üç aylık döneminde Türkiye’nin yabancı ülkeler nezdinde kabul edilen iade talebi sayısı 76’ya ulaştı. Açıklamada, bu sonuçların uluslararası suçla mücadelede kurumsal iş birliğinin geldiği noktayı gösterdiği vurgulandı.

      İade edilen kişilerin ülkelere göre dağılımına bakıldığında, en fazla iadenin Gürcistan’dan yapıldığı görüldü. Buna göre 35 kişi Gürcistan’dan, 19 kişi Almanya’dan, 5 kişi Karadağ’dan, 2 kişi Irak’tan ve 2 kişi Yunanistan’dan Türkiye’ye teslim edildi. Ayrıca Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan da birer kişinin iadesi gerçekleşti.

      Akın Gürlek, sürecin yalnızca adli bir işlem olmadığını, aynı zamanda devlet kurumları arasındaki koordinasyonun da önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Uluslararası iş birliğinin suçla mücadelede belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Gürlek, katkı sunan ülke makamlarına teşekkür etti. İçişleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığına da süreçteki destekleri nedeniyle şükranlarını iletti.

      Bakan Gürlek açıklamasında, Türkiye’nin suçla mücadelede hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kararlılıkla hareket etmeyi sürdüreceğini belirtti. Bu kararlılığın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha da güçlendirilerek devam edeceğini kaydetti.

      Öte yandan suçluların iadesiyle ilgili süreç Türkiye’de Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Uluslararası sözleşmelerde merkezi makam olarak çoğunlukla adalet bakanlıkları öne çıkarken, Türkiye’de bu görev Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yerine getiriliyor. Bu birim, iade sürecinin hem idari hem de adli aşamalarını takip ederken, işlemlerin ulusal ve uluslararası hukuka uygunluğunu da denetliyor.

      Kırmızı bülten süreci ise güvenlik birimlerinin Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurmasıyla başlıyor. Hazırlanan dosya Adalet Bakanlığına gönderiliyor, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılması sağlanıyor. Aranan kişinin yakalanmasının ardından, ilgili başsavcılık ya da mahkeme tarafından hazırlanan iade evrakı yeniden Adalet Bakanlığına iletiliyor.

      Bakanlık tarafından yapılan hukuki incelemenin ve varsa eksiklerin tamamlanmasının ardından iade talebi, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik kanallardan ilgili ülkeye gönderiliyor. İçişleri Bakanlığı ise hem Interpol sürecinin işletilmesinde hem de yakalanan kişilerin Türkiye’ye getirilmesinde aktif rol üstleniyor.

      Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının ortak çalışmasıyla ilerleyen bu mekanizma, Türkiye’nin uluslararası suçla mücadeledeki kurumsal kapasitesini ve koordinasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

      Devamını Oku

      JASAT, Sur’daki cinayeti sigara izmaritindeki DNA ile çözdü: Fail tutuklandı

      JASAT, Sur’daki cinayeti sigara izmaritindeki DNA ile çözdü: Fail tutuklandı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2025 yılında işlenen M.Y. cinayeti, JASAT ekiplerinin aylar süren saha çalışması ve sigara izmaritinden elde edilen DNA deliliyle aydınlatıldı. Cinayetin faili olarak belirlenen M.A. tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı.

      Diyarbakır’ın Sur ilçesinde geçen yıl işlenen M.Y. cinayeti, Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) yürüttüğü kapsamlı çalışma sonucunda aydınlatıldı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde sürdürülen soruşturmada, olay yerinde bulunan bir sigara izmaritinden elde edilen DNA örneği, cinayetin çözülmesinde kilit rol oynadı.

      Edinilen bilgilere göre, Sur ilçesine bağlı Küçükakören Mahallesi’nde yaşayan M.Y., ateşli silahla öldürülmüş halde bulunmuştu. Olayın ardından Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesindeki JASAT ekipleri tarafından özel bir çalışma grubu kuruldu. Ekipler, cinayetin fail ya da faillerini ortaya çıkarmak için hem sahada hem de teknik inceleme boyutunda yoğun bir çalışma yürüttü.

      Soruşturma kapsamında olay yeri ve çevresinde yaklaşık 5 ay boyunca detaylı araştırma yapıldı. Elde edilen bulgular, teknik veriler ve saha çalışmaları sonucunda toplanan deliller tek tek değerlendirilerek bir araya getirildi. Özellikle M.Y.’nin öldürüldüğünün değerlendirildiği 13 Nisan 2025 tarihine ilişkin iz ve bulgular üzerinde derinlemesine analiz gerçekleştirildi.

      JASAT dedektiflerinin incelemeleri sırasında olay yerinde bulunan bir sigara izmariti dikkat çekti. Yapılan kriminal analizde, izmarit üzerindeki DNA profilinin, maktulün hem yakını hem de en yakın arkadaşlarından biri olduğu belirtilen M.A. ile uyuştuğu tespit edildi. Böylece M.A.’nın, “maktulün evine hiç gitmediği” yönündeki ifadesinin gerçeği yansıtmadığı ortaya konuldu.

      Soruşturmanın ilerleyen aşamasında ulaşılan deliller doğrultusunda M.A. gözaltına alındı. Adli süreç sonunda şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dosya kapsamında adı geçen 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.

      Jandarma ekiplerinin titizlikle yürüttüğü soruşturma, olay yerinden elde edilen küçük bir delilin nasıl kritik bir sonuca ulaştırabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sur’da büyük yankı uyandıran cinayetin, modern kriminal yöntemler ve sabırlı saha çalışmasıyla çözüldüğü belirtildi.

       

      Devamını Oku

      Adalet Bakanı Gürlek’ten İslam Karşıtlığına Tepki, Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Başarısı ve Başakşehir’de Birlik Vurgusu

      Adalet Bakanı Gürlek’ten İslam Karşıtlığına Tepki, Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Başarısı ve Başakşehir’de Birlik Vurgusu
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü mesajında İslam karşıtlığına dikkat çekti, Başakşehir’de iftar programında adalet vurgusu yaptı. Adalet Bakanlığı ise tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculukla 183 bin dosyanın çözüldüğünü açıkladı.

      Adalet Bakanı Gürlek: “Mesele İslamofobi Değil, İslam Karşıtlığı ve İslam Düşmanlığıdır”

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumların yalnızca “korku” kavramıyla açıklanamayacağını belirterek yaşanan sorunun çoğu zaman sistematik bir İslam karşıtlığı ve düşmanlığı olduğunu vurguladı.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, dünya genelinde Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumlara dikkat çekti. Gürlek, uluslararası platformlarda sıklıkla kullanılan “İslamofobi” kavramının yaşanan sorunu tam olarak tanımlamadığını ifade etti.

      Bakan Gürlek, “fobi” kelimesinin bir korku durumunu tanımladığını hatırlatarak, pek çok ülkede Müslümanlara yönelik tavrın yalnızca korkuyla açıklanamayacağını dile getirdi. Gürlek, Müslüman kimliğine, İslam inancına ve İslam medeniyetine karşı gelişen yaklaşımın çoğu zaman sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıktığını belirtti.

      Açıklamasında, meselenin yalnızca bir korku değil doğrudan İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, “Minarelerden, başörtüsünden ya da bir inancın kamusal alandaki görünürlüğünden rahatsızlık duymak korku ile açıklanabilecek bir tutum değildir” ifadelerini kullandı.

      İnanç, kimlik ve kültür nedeniyle insanların hedef alınmasının insan onuruyla bağdaşmadığını belirten Gürlek, ibadet mekânlarının, dini sembollerin ve kutsal değerlerin aşağılanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlığın açık şekilde reddedilmesi gerektiğini ifade eden Gürlek, toplumların barışını tehdit eden ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

      Türkiye’nin her türlü ayrımcılığa karşı kararlı bir duruş sergilediğini belirten Gürlek, İslam karşıtlığı, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve nefret söylemine karşı insan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceklerini dile getirdi.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


      Tüketici Uyuşmazlıklarında 183 Bin Dosya Arabuluculukla Çözüldü

      Adalet Bakanlığı tarafından 2020 yılında yürürlüğe giren tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması sayesinde 183 bin 127 dosyada anlaşma sağlandı. Böylece en az 366 bin vatandaş mahkemeye gitmeden sorunlarını çözme imkânı buldu.

      Adalet Bakanlığı’nın alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında hayata geçirdiği arabuluculuk uygulaması, tüketici anlaşmazlıklarında önemli sonuçlar ortaya koydu. 28 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren düzenlemeyle tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı haline getirildi.

      Uygulama kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanına girmeyen uyuşmazlıklarda tarafların doğrudan mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk yoluna başvurması zorunlu hale getirildi. Bu mekanizma sayesinde taraflar kısa sürede bir araya gelerek sorunlarını çözme fırsatı elde etti.

      Adalet Bakanlığı verilerine göre uygulamanın başladığı tarihten bugüne kadar tüketici uyuşmazlıklarında toplam 183 bin 127 dosyada anlaşma sağlandı. Bu süreçte en az 366 bin 254 vatandaş, dava yoluna başvurmadan uzlaşma yoluyla anlaşmazlıklarını sonuçlandırdı.

      Arabuluculuk süreçlerinin ortalama 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlanması, hem vatandaşların hızlı çözüme ulaşmasını sağladı hem de yargı sisteminin iş yükünün azaltılmasına katkı sundu.

      Tüketici haklarının korunması amacıyla Adalet Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı arasında yürütülen iş birliği kapsamında çeşitli düzenlemeler hayata geçirildi. Bu çalışmalarla tüketici uyuşmazlıklarının hızlı, etkin ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi hedeflenirken vatandaşların hak arama yollarına erişimi de kolaylaştırıldı.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


      Bakan Gürlek Başakşehir’de İftar Programına Katıldı: “Güçlü Yarınların Temeli Adalettir”

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin güçlü yarınlara yürüyüşünde en önemli dayanağın adalet olduğunu vurguladı.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapan Gürlek, Başakşehirlilerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

      Programda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgede yön belirleyen bir ülke konumuna ulaştığını belirten Gürlek, Türkiye Yüzyılı vizyonuna dikkat çekti.

      Gürlek, “Türkiye olarak güçlü yarınlara yürürken en büyük dayanağımız adaleti merkeze koymamızdır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; daha güçlü, daha büyük ve daha müreffeh, bölgede ve dünyada lider bir Türkiye inşa etmektir” dedi.

      Başakşehir’in kendisi için özel bir yere sahip olduğunu da dile getiren Gürlek, geçmişte ilçede hâkimlik ve savcılık görevlerinde bulunduğunu hatırlattı. Bölgede çok sayıda hâkim ve savcının yaşadığını ifade eden Gürlek, Başakşehir’in Türkiye’ye örnek bir ilçe olduğunu söyledi.

      İftar programının ardından Başakşehir Belediyesi binasında kurulan kitap fuarını, Tema Park’ı ve Millet Kıraathanesi’ni ziyaret eden Gürlek, kütüphanede ders çalışan gençlerle sohbet ederek sınavlarında başarılar diledi.

      Belediyede faaliyet gösteren atölyeleri de ziyaret eden Gürlek, burada yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve düzenlenen Ebru sergisini gezdi. Daha sonra Ramazan etkinlik alanına geçen Gürlek, vatandaşlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafları çektirdi.

      Programa, şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz da katıldı.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

      Devamını Oku