a
Yargı TV Haber Merkezi

Yargı TV Haber Merkezi

07 Ağustos 2026 Cuma

    DİĞER YAZARLARIMIZ

      Altının Kilogram Fiyatı 6 Milyon 673 Bin Liraya Yükseldi

      Altının Kilogram Fiyatı 6 Milyon 673 Bin Liraya Yükseldi
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda işlem gören altının kilogram fiyatı, günü yükselişle tamamladı. Standart altının kilogram fiyatı gün içinde 6 milyon 491 bin lira ile 6 milyon 673 bin lira arasında işlem görürken, kapanışta yüzde 2,7 değer kazanarak 6 milyon 673 bin liraya yükseldi.

      TRT Haber’de yer alan bilgilere göre, Borsa İstanbul bünyesindeki Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda altın fiyatlarında gün boyunca yukarı yönlü hareket dikkat çekti. Standart altının kilogram fiyatı günün en yüksek seviyesi olan 6 milyon 673 bin liradan kapanış yaptı.

      Altın piyasasında gün içerisinde görülen en düşük kilogram fiyatı ise 6 milyon 491 bin lira olarak kayıtlara geçti. Gün içerisinde 6 milyon 491 bin lira ile 6 milyon 673 bin lira arasında hareket eden standart altının kilogram fiyatı, işlemlerin tamamlanmasının ardından yüzde 2,7 yükselişle 6 milyon 673 bin liraya çıktı.

      Altının kilogram fiyatında 173 bin liralık yükseliş

      Standart altının kilogram fiyatındaki günlük değişim de dikkat çekti. Altının kilogram fiyatı bir önceki işlem gününü 6 milyon 500 bin liradan tamamlamıştı.

      Son kapanışta fiyatın 6 milyon 673 bin liraya yükselmesiyle birlikte standart altının kilogram fiyatında önceki kapanışa göre 173 bin liralık artış yaşandı. Günlük bazdaki yükseliş oranı ise yüzde 2,7 olarak gerçekleşti.

      Böylece altın, Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda günün en yüksek seviyesinden kapanış yapmış oldu. Günün en düşük seviyesi ile kapanış fiyatı arasındaki fark da 182 bin liraya ulaştı.

      Altın piyasasındaki fiyat hareketliliğine işlem hacmi ve işlem miktarı rakamları da eşlik etti.

      Altın piyasasında işlem hacmi 3,7 milyar lirayı aştı

      Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası verilerine göre, altındaki toplam işlem hacmi gün sonunda 3 milyar 764 milyon 44 bin 284,89 lira olarak gerçekleşti.

      Altın piyasasındaki toplam işlem miktarı ise 574,04 kilogram olarak kaydedildi. Böylelikle altın tarafında hem fiyat hareketliliği hem de milyarlarca liraya ulaşan işlem hacmi günün öne çıkan verileri arasında yer aldı.

      KMKTP’de yalnızca altın değil, tüm metallerde gerçekleştirilen işlemlerin toplam hacmine ilişkin veriler de açıklandı. Buna göre tüm metallerde toplam işlem hacmi 3 milyar 779 milyon 143 bin 421,78 liraya ulaştı.

      Altındaki 3 milyar 764 milyon lirayı aşan işlem hacmi, tüm metallerdeki toplam işlem hacminin büyük bölümünün altın işlemlerinden oluştuğunu gösteren gün sonu verileri arasında öne çıktı.

      Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar belli oldu

      Altın borsasında gün içerisinde en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar da sıralandı. Buna göre Garanti BBVA, Dünya Katılım Bankası, NMGlobal Kıymetli Madenler, Altınbaş Kıymetli Madenler ve Uğuras Kıymetli Madenler günün en fazla işlem yapan kurumları arasında yer aldı.

      Söz konusu kurumlar, Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda gerçekleştirilen altın işlemlerinde günün öne çıkan kuruluşları oldu.

      Günün sonunda ortaya çıkan verilerde özellikle standart altının kilogram fiyatındaki yüzde 2,7’lik artış dikkat çekti. Bir önceki günü 6 milyon 500 bin liradan tamamlayan standart altın, yeni işlem gününde en düşük 6 milyon 491 bin lirayı görmesine rağmen yükselişini sürdürerek 6 milyon 673 bin liraya kadar çıktı.

      Standart altın günün zirvesinden kapandı

      Gün içindeki işlemlerde altının kilogram fiyatının gördüğü en yüksek seviye aynı zamanda kapanış fiyatı oldu. Standart altın 6 milyon 673 bin liraya yükselerek günü zirve seviyesinden tamamladı.

      Günün en düşük seviyesi olan 6 milyon 491 bin lira ile en yüksek seviye olan 6 milyon 673 bin lira arasında 182 bin liralık fiyat farkı oluştu. Önceki günün 6 milyon 500 bin liralık kapanışıyla karşılaştırıldığında ise günlük yükseliş 173 bin lira seviyesinde gerçekleşti.

      Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda açıklanan gün sonu rakamları, altın piyasasındaki fiyat, işlem miktarı ve işlem hacmine ilişkin tabloyu ortaya koydu.

      Altında toplam 574,04 kilogramlık işlem gerçekleştirilirken, bu işlemlerin parasal karşılığı 3 milyar 764 milyon 44 bin 284,89 liraya ulaştı. Tüm metallerde yapılan işlemlerin toplam hacmi ise 3 milyar 779 milyon 143 bin 421,78 lira oldu.

      Standart altının kilogram fiyatı böylece yüzde 2,7’lik günlük yükselişin ardından 6 milyon 673 bin lira seviyesine çıktı ve günü gördüğü en yüksek fiyat üzerinden tamamladı.

      Devamını Oku

      Engin Dinç: Mekke’de önce salâ ile sonra dua ile hayra imzalar atıldı

      Engin Dinç: Mekke’de önce salâ ile sonra dua ile hayra imzalar atıldı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Engin Dinç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalandığını belirttiği Mekke Anlaşması hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dinç, anlaşmanın son dönemde gerçekleştirilen en büyük iş birliği adımlarından biri olduğunu savunarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında çok yönlü bir güç birliği oluşturulduğunu ifade etti.

      Dinç, yaptığı değerlendirmede Mekke’de gerçekleştirildiğini belirttiği anlaşmanın yalnızca üç ülke açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da önemli sonuçlar doğuracağını öne sürdü. Anlaşmanın Türkiye’nin bölgedeki caydırıcı gücüne katkı sağlayacağı görüşünü paylaşan Dinç, söz konusu iş birliğini Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan yeni bir kardeşlik hattı olarak tanımladı.

      Engin Dinç Mekke Anlaşması için güç birliği vurgusu yaptı

      Engin Dinç’in açıklamasına göre Mekke Anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in imzalarıyla hayata geçirildi.

      Dinç, anlaşmayla birlikte üç ülke arasında “her alanda güç birliği” oluşturulduğunu savundu. İş birliğinin özellikle Türkiye’nin bölgesel konumunu daha da güçlendirdiğini belirten Dinç, anlaşmanın uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdığı görüşünü dile getirdi.

      Anlaşmanın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkiler bakımından yeni bir dönemin işareti olduğunu ifade eden Dinç, üç ülke arasındaki yakınlaşmayı stratejik bir kardeşlik hattı üzerinden değerlendirdi.

      Dinç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

      “Mekke Anlaşması, son dönemlerde yapılmış en büyük iş birliği anlaşması olarak tarihe geçti.”

      İsrail ve Yunanistan medyasına dikkat çekti

      Engin Dinç, Mekke Anlaşması’nın farklı ülkelerde de dikkatle takip edildiğini öne sürdü. Özellikle İsrail’in anlaşmadan rahatsız olduğunu savunan Dinç, Yunanistan medyasında da gelişmenin geniş şekilde ele alındığını ifade etti.

      Dinç’e göre Yunanistan basınında Türkiye’nin anlaşma sonrasında artan caydırıcı gücüne ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Türkiye’nin bölgesel etkisinin yükseldiğini savunan Dinç, ortaya çıkan yeni iş birliği tablosunun uluslararası dengeler açısından da önemli olduğunu kaydetti.

      Dinç’in açıklamasında İsrail’e yönelik sert ifadeler de yer aldı. İsrail’i kendi değerlendirmesi çerçevesinde “Siyonist Terör Örgütü” şeklinde nitelendiren Dinç, anlaşmanın İsrail tarafından olumsuz karşılandığını ileri sürdü.

      Yunanistan medyasının yaklaşımına da değinen Dinç, Türkiye’nin caydırıcı gücündeki artışın bazı yayınlarda endişe içeren başlıklarla değerlendirildiğini savundu.

      Anadolu’dan Hicaz’a uzanan kardeşlik hattı benzetmesi

      Engin Dinç, Mekke Anlaşması için kullandığı “kardeşlik hattı” ifadesiyle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki iş birliğinin yalnızca siyasi ve stratejik boyutlardan ibaret olmadığı görüşünü dile getirdi.

      Dinç, anlaşmayı “Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan kardeşlik hattının rayları” şeklinde tanımladı.

      Üç ülkenin ortak hareket etmesinin bölgede huzur, güven, barış ve dostluğun güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirten Dinç, anlaşmanın uzun vadeli sonuçlarının da bölgesel politikalar üzerinde etkili olacağı değerlendirmesinde bulundu.

      Türkiye’nin son dönemde izlediği politikalarla bölgesinde “oyun kurucu” bir aktör olmayı sürdürdüğünü savunan Dinç, Mekke’de atılan imzaların da bu sürecin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.

      Terörsüz Türkiye ve Milli Dayanışma mesajı

      Dinç’in açıklamasında “Terörsüz Türkiye” ve “Milli Dayanışma” vurguları da dikkat çekti. Türkiye’de bu başlıkların gündemde bulunduğu bir dönemde Mekke Anlaşması’nın önemli bir gelişme olduğunu belirten Dinç, anlaşmayı kamuoyu açısından umut verici bir adım olarak değerlendirdi.

      Dinç, söz konusu iş birliğinin Türkiye’nin hem bölgesel güvenlik politikalarına hem de uluslararası alandaki etkinliğine katkı sağlayacağı görüşünü dile getirdi.

      Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki yakınlaşmaya yönelik eleştirilere de değinen Dinç, özellikle Arap karşıtı söylemleri benimseyen çevrelere sert tepki gösterdi. Bu çevrelerin yaklaşımlarının toplumdaki genel memnuniyeti yansıtmadığını savunan Dinç, üç ülke arasındaki iş birliğinin Türkiye’nin bölgesel gücünü daha kalıcı hale getireceğini ifade etti.

      Dinç anlaşmanın barış ve kardeşlik getirmesini diledi

      Açıklamasının sonunda üç ülkeyi “Üç Hilal” ifadesiyle tanımlayan Engin Dinç, Mekke Anlaşması için barış, güvenlik ve kardeşlik mesajı verdi.

      Dinç, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından oluşturulduğunu belirttiği yeni iş birliği mekanizmasının bölgedeki ilişkileri daha ileri bir noktaya taşımasını temenni etti.

      Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin bölgesel konumuna önemli katkılar sağlayacağını savunan Dinç, anlaşmanın Türkiye’ye ve bölge ülkelerine huzur, güven, barış, dostluk ve kardeşlik getirmesi dileğinde bulundu.

      Kaynak: Engin Dinç


       

      Devamını Oku

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran Güçlü Türkiye’nin hamlesini duyurdu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke Anlaşması İmzaladı.

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran Güçlü Türkiye’nin hamlesini duyurdu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke Anlaşması İmzaladı.
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın üç ülke arasındaki stratejik iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacağını açıkladı. Duran, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını belirterek, ortak güvenliğin ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesinin amaçlandığını vurguladı.

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

      Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin değişen ve giderek karmaşıklaşan küresel güvenlik ortamında dost ve kardeş ülkelerle geliştirdiği stratejik iş birliklerini sürdürdüğünü ifade etti.

      Türkiye’nin bu yaklaşımının yalnızca ulusal güvenlik hedefleriyle sınırlı olmadığını belirten Duran, oluşturulan iş birliklerinin bölgesel ve küresel ölçekte barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmayı amaçladığını kaydetti.

      Mekke Ortak Savunma Anlaşması için tarihî adım vurgusu

      Burhanettin Duran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı “tarihî bir adım” olarak nitelendirdi.

      Anlaşmanın üç ülke arasındaki ortak tarih, köklü kardeşlik bağları ve güçlü dayanışma iradesinin stratejik bir zeminde daha da güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu belirten Duran, söz konusu iş birliğinin gelecekteki güvenlik ilişkileri açısından da dikkat çekici bir çerçeve oluşturduğunu ifade etti.

      Duran’ın açıklamasında, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkilerin yalnızca güncel güvenlik ihtiyaçlarına dayalı olmadığına dikkat çekildi. Üç ülke arasındaki tarihî bağların ve kardeşlik anlayışının, imzalanan savunma anlaşmasının temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

      Duran anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını açıkladı

      İletişim Başkanı Duran’ın paylaşımında öne çıkan başlıklardan biri de Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir yapı olmadığı yönündeki açıklaması oldu.

      Duran, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını açık bir şekilde ifade ederken, temel hedefin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ortak güvenliğini ve kolektif caydırıcılığını güçlendirmek olduğunu belirtti.

      Mekke Anlaşması’nın üç ülkenin güvenlik alanındaki iş birliğine yeni bir boyut kazandıracağına işaret eden Duran, anlaşmanın savunma alanındaki ortaklığı daha ileriye taşımasının beklendiğini kaydetti.

      Savunma sanayii iş birliği güçlendirilecek

      Burhanettin Duran’ın açıklamasına göre Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın önemli başlıklarından birini savunma sanayii iş birliği oluşturuyor.

      Duran, üç ülke arasında savunma sanayii alanında gerçekleştirilecek ortak çalışmaların anlaşmayla birlikte ilerletileceğini belirtti. Aynı zamanda askerî birlikte çalışabilirliğin de güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

      Bu kapsamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki stratejik iş birliğinin yalnızca siyasi düzeyde kalmayacağı, savunma ve askerî iş birliği alanlarında da daha güçlü bir zemine taşınacağı vurgulandı.

      İletişim Başkanı, anlaşmanın üç ülkenin ortak güvenlik kapasitesinin geliştirilmesine katkıda bulunmasının yanı sıra bölgedeki barış ve istikrarın korunması açısından da önemli bir rol üstleneceğini dile getirdi.

      Bölgesel barış ve istikrar mesajı

      Burhanettin Duran, açıklamasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından ortaya konulan ortak iradenin bölgesel güvenlik açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti.

      Mekke’de imzalanan anlaşmanın bölgedeki barış ve istikrarın korunmasına önemli katkılar sağlayacağını belirten Duran, üç ülkenin geliştirdiği stratejik ortaklığın değişen küresel güvenlik şartları karşısında güçlü bir dayanışma örneği ortaya koyduğunu ifade etti.

      Duran, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkelerle geliştirdiği iş birliklerinin küresel güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı bir dönemde daha fazla önem taşıdığını belirtti.

      Açıklamada, üç ülkenin ortak değerler ve güvenlik hedefleri doğrultusunda hareket etmesinin geleceğin güvenlik mimarisinin oluşturulması bakımından da önemli olduğu değerlendirmesi yapıldı.

      Üç ülkenin kardeşlik ve dayanışma vurgusu

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ortaya koyduğu iradenin, zor dönemlerde birbirlerinin yanında yer alan kardeş milletlerin ortak değerlerine sahip çıkmasının somut bir göstergesi olduğunu söyledi.

      Duran, üç ülkenin geleceğin güvenlik mimarisini dayanışma içerisinde oluşturma kararlılığı sergilediğini belirterek, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bu iradenin önemli bir sonucu olduğunu kaydetti.

      Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki köklü kardeşliğin stratejik iş birliğiyle desteklendiğini ifade eden Duran, imzalanan anlaşmanın mevcut ilişkileri daha güçlü hale getireceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

      Duran’dan üç ülke için hayırlı olsun mesajı

      İletişim Başkanı Burhanettin Duran, X hesabından yaptığı paylaşımın sonunda Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan için hayırlı olmasını diledi.

      Duran, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin ve stratejik iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesi temennisinde bulundu.

      Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Duran’ın açıklamasına göre üç ülkenin ortak güvenliğini, kolektif caydırıcılığını, savunma sanayii iş birliğini ve askerî birlikte çalışabilirliğini geliştirmeyi hedefleyen stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.


       

      Devamını Oku

      Adalet Bakanı Akın Gürlek internet gazeteciliği için yeni yasa sinyali verdi, sosyal medya düzenlemesi için Ekim ayını işaret etti

      Adalet Bakanı Akın Gürlek internet gazeteciliği için yeni yasa sinyali verdi, sosyal medya düzenlemesi için Ekim ayını işaret etti
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin giderek büyüyen etkisine dikkat çekerek sektörün tek bir çatı altında toplanması gerektiğini söyledi. Güncel ihtiyaçlara uygun yeni bir yasal düzenlemenin zorunluluk haline geldiğini belirten Gürlek, internet medyasına yönelik hazırlanacak çalışmalara Adalet Bakanlığı olarak destek vermeye hazır olduklarını açıkladı. Gürlek ayrıca sosyal medya alanındaki yeni düzenlemeler için Ekim ayını işaret ederek dezenformasyon, bilgi kirliliği, yalan haber ve özel hayatın ifşası gibi konularda önemli adımlar atılacağını ifade etti.

      Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen 13. Dijital Medya Çalıştayı Iğdır’da başladı. Çalıştayın açılışında gazetecilerle bir araya gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin mevcut durumu, sektörün örgütlenmesi ve sosyal medya alanında yapılması planlanan yasal düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulundu.

      İnternet gazeteciliği için yeni yasa gündeme geldi

      İnternet gazeteciliğinin artık güçlü bir medya alanı haline geldiğini belirten Bakan Gürlek, sektörde faaliyet gösteren isimlerin tek bir çatı altında toplanmasının önemli olduğunu vurguladı.

      Gürlek, internet gazeteciliğinin güncel ihtiyaçları doğrultusunda yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek bu konuda sektör temsilcilerinden gelecek çalışmalara destek verebileceklerini söyledi.

      Bakan Gürlek, “Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunu daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş herhalde. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

      İnternet gazeteciliğine yönelik hazırlanabilecek yasa çalışmaları konusunda Adalet Bakanlığının katkı sunabileceğini kaydeden Gürlek, TİGAD’ın veya sektör temsilcilerinin hazırladığı bir çalışma bulunması halinde bunun gündeme taşınmasına destek verebileceklerini belirtti.

      Gürlek, yasa hazırlama sürecinde teknik desteğe ihtiyaç duyulması halinde de Bakanlığın mevzuat biriminin sürece katkı sağlayabileceğini söyledi.

      TİGAD Başkanı Okan Geçgel destek istedi

      TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise internet gazeteciliğine yönelik yasal düzenleme konusunda daha önce gerçekleştirilen temasları anlatarak Bakan Gürlek’ten destek talep etti.

      Geçgel, daha önce Fuat Oktay ile yaptığı görüşmede internet gazeteciliğine yönelik bir yasa çalışması hazırlanması konusunda teşvik edildiklerini belirtti.

      Geçgel, kendilerine “Böyle bir yasa çalışması yapın, getirin, ben de destek vereyim” denildiğini aktararak yürütülecek çalışmada Adalet Bakanlığı’nın desteğinin kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti.

      Gürlek gerçek haber yapanın ortaya çıkması gerektiğini söyledi

      TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel’in destek talebi üzerine yeniden söz alan Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin belirli bir yapı altında toplanmasının sektörde birlik ve sorumluluk açısından fayda sağlayacağını söyledi.

      Günümüzde internet üzerinden çok sayıda kişinin haber üretmeye çalıştığını belirten Gürlek, oluşturulacak bir yapının kimin haber yaptığı ve kimin gerçek habercilik faaliyeti yürüttüğünün ortaya çıkmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

      Gürlek, “Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var. Bu faydalı olur, biz üzerimize ne düşerse hazırız yardıma” dedi.

      Bakan Gürlek’in açıklamalarıyla birlikte internet gazeteciliğinin yasal zemini ve sektörün ortak bir yapı altında toplanması konusu 13. Dijital Medya Çalıştayı’nın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

      İnternet medyasının gücüne dikkat çekti

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuşmasında internet medyasının toplum üzerindeki etkisine de değindi. Haberlerin artık televizyon ve geleneksel medya araçlarının yanı sıra özellikle telefon ekranlarından anlık şekilde takip edildiğini belirten Gürlek, kendisinin de gündemi büyük ölçüde internet üzerinden izlediğini söyledi.

      İnternet gazeteciliğini artık önemli bir güç olarak değerlendirdiğini belirten Gürlek, dijital medya çalışanlarının haberleri hızlı ve anlık şekilde kamuoyuna ulaştırmak için yoğun emek harcadığını ifade etti.

      Dijital Medya Çalıştayı gibi organizasyonların sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, TİGAD tarafından düzenlenen çalıştayın 13’üncü kez gerçekleştirilmesinin de önemli olduğunu söyledi.

      “İnternet gazeteciliği, internet basını bir güç” diyen Gürlek, günümüzde gelişmelerin telefon ekranlarına anlık olarak ulaştığını ve internet basınının haberleri canlı şekilde okuyuculara aktardığını dile getirdi.

      Sosyal medya yasası için Ekim ayını işaret etti

      Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise sosyal medya alanında yürütülen yasal çalışmalar oldu.

      Bakan Gürlek, sosyal medya konusunda hazırlıkların bulunduğunu ve çalışmaların bir kısmının daha önce kamuoyuna duyurulduğunu belirtti. Meclisin gündeminde öncelikli olarak Terörsüz Türkiye sürecinin bulunduğunu ifade eden Gürlek, sosyal medya düzenlemesi için ise Ekim ayını işaret etti.

      Gürlek, “Ekim ayında da özellikle sosyal medya yasamız var. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

      Dezenformasyon ve bilgi kirliliğine karşı düzenleme mesajı

      Sosyal medyada dezenformasyon ve bilgi kirliliğinin önemli bir problem haline geldiğini savunan Bakan Gürlek, hazırlanan düzenlemelerde bu konuların dikkate alınacağını belirtti.

      Sosyal medya üzerinden bir haber veya oluşturulan algı üzerinden insanların birbirlerine çeşitli ithamlarda bulunabildiğini dile getiren Gürlek, özel hayatın ifşa edilmesi ve yalan haberlerin yayılması gibi sorunlara dikkat çekti.

      Gürlek, bu noktada internet gazeteciliği ile sosyal medya kullanımını birbirinden ayırarak çalıştaya katılan gazetecilere yönelik “Siz zaten yapmıyorsunuz, sizi ayrı tutuyoruz” ifadelerini kullandı.

      TİGAD’ın faaliyetlerini önemli bulduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13. Dijital Medya Çalıştayı’nın internet gazeteciliği alanında faaliyet gösteren isimler açısından faydalı olmasını temenni etti.

      Iğdır’da gerçekleştirilen çalıştayda yapılan açıklamalarla birlikte hem internet gazeteciliğinin tek çatı altında örgütlenmesine yönelik yeni bir yasal düzenleme ihtiyacı hem de sosyal medyaya ilişkin Ekim ayında Meclis gündemine gelmesi beklenen düzenlemeler öne çıkan konular arasında yer aldı.

      Devamını Oku

      İletişim Başkanlığı Duyurdu. Türkiye Suudi Arabistan ve Pakistan Arasında Mekke Anlaşması İmzalandı

      İletişim Başkanlığı Duyurdu. Türkiye Suudi Arabistan ve Pakistan Arasında Mekke Anlaşması İmzalandı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma alanında dikkat çeken yeni bir dönem başladı. İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan ortak açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç ülke arasındaki savunma iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddelerinden biri, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm ülkelere karşı yapılmış sayılacak olması oldu.

      İletişim Başkanlığı’nın paylaştığı ortak açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif’in, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdülaziz Al Suud’un daveti üzerine 7 Ağustos 2026 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na ziyarette bulunduğu belirtildi.

      Ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan liderleri Mekke’de bir araya geldi. Görüşmelerde üç ülkenin mevcut ilişkileri değerlendirilirken bölgesel güvenlik, ortak stratejik çıkarlar ve savunma alanındaki iş birliğinin geleceği de ele alındı.

      Liderler Mekke’de Safa Sarayı’nda görüştü

      Ortak açıklamaya göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile Mekke’de bulunan Safa Sarayı’nda bir araya geldi.

      Gerçekleştirilen resmî görüşmeler sırasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Görüşmelerde aynı zamanda üç ülkenin karşılıklı çıkarlarını ilgilendiren konular üzerinde duruldu.

      Ortak açıklamada üç ülke arasındaki ilişkilerin tarihî bağlara, kardeşliğe ve İslami dayanışmaya dayandığı vurgulandı. Savunma alanında geçmişten gelen iş birliğinin de yeni anlaşmanın temel unsurları arasında bulunduğu ifade edildi.

      Üç ülke Ortak Savunma Anlaşması’na imza attı

      Görüşmelerin ardından Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı.

      İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada anlaşmanın, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları üzerine inşa edildiği belirtildi.

      Üç ülkenin müşterek stratejik çıkarlarının ve mevcut savunma iş birliklerinin de anlaşmanın temelini oluşturduğu kaydedildi. Anlaşma ile ülkelerin kolektif güvenliklerini daha fazla güçlendirmeleri hedefleniyor.

      Ortak açıklamada tarafların bölgede ve bölge ötesinde barış, güvenlik ve istikrarın teşvik edilmesi konusunda ortak irade ortaya koyduğu ifade edildi. Üç ülkenin güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmeyi amaçladığı da açıklamada öne çıkan mesajlardan biri oldu.

      Bir ülkeye saldırı üç ülkeye yapılmış sayılacak

      Ortak Savunma Anlaşması’nın en dikkat çekici unsurlarından biri kolektif savunmaya ilişkin hüküm oldu.

      İletişim Başkanlığı’nın yayımladığı açıklamaya göre anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’a yönelik her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini amaçlıyor.

      Anlaşmada üç devletten herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek silahlı saldırının, üç ülkenin tamamına karşı gerçekleştirilmiş sayılacağı hükme bağlandı.

      Bu düzenlemeyle birlikte Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğinin kolektif güvenlik anlayışı temelinde daha ileri bir seviyeye taşınması öngörülüyor.

      Açıklamada anlaşmanın yalnızca olası saldırılar karşısında kolektif caydırıcılığı kapsamadığı, üç devlet arasındaki savunma ilişkilerinin bütün boyutlarıyla geliştirilmesini de hedeflediği belirtildi.

      Savunma iş birliği tüm boyutlarıyla geliştirilecek

      Üç ülkenin imzaladığı Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğinin kapsamının genişletilmesi öngörülüyor.

      Ortak açıklamada anlaşmanın üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesine yönelik hükümler içerdiğine dikkat çekildi.

      Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ortak güvenliğini güçlendirme hedefinin anlaşmanın temel amaçlarından biri olduğu belirtilirken, bölgesel ve uluslararası ölçekte barış ve istikrarın desteklenmesine yönelik ortak iradenin de anlaşmaya yansıdığı ifade edildi.

      Taraflar, tarihî ilişkiler ve stratejik çıkarların yanı sıra savunma alanındaki köklü iş birliğini temel alarak güvenliğin geliştirilmesi konusunda ortak hareket etme iradesini ortaya koydu.

      Üç ülkeden güvenlik ve istikrar mesajı

      İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ortak açıklama, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkiler açısından savunma ve güvenlik başlıklarının ön plana çıktığını gösterdi.

      Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Ortak Savunma Anlaşması ile üç ülkenin kolektif caydırıcılığının güçlendirilmesi ve savunma iş birliğinin daha kapsamlı hale getirilmesi amaçlanıyor.

      Anlaşmayla birlikte herhangi bir ülkeye yönelik silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yönelik saldırı kabul edilecek olması, ortak açıklamanın en önemli maddesi olarak öne çıktı.

      İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında üç devletin bölge ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etme konusunda ortak iradeye sahip olduğu vurgulanırken, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etme hedefi de kayda geçirildi.


       

      Devamını Oku