DOLAR

43,5036$% 0.22

EURO

51,9004% -0.36

STERLİN

59,9562£% -0.3

GRAM ALTIN

7.208,56%-4,24

ÇEYREK ALTIN

12.720,00%-0,11

TAM ALTIN

50.725,00%-0,11

ONS

5.162,80%-4,27

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Ankara HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Yargı TV Haber Merkezi

Yargı TV Haber Merkezi

17 Mart 2026 Salı

    DİĞER YAZARLARIMIZ

      Bakan Akın Gürlek: 2026’nın ilk çeyreğinde 76 suçlu Türkiye’ye iade edildi

      Bakan Akın Gürlek: 2026’nın ilk çeyreğinde 76 suçlu Türkiye’ye iade edildi
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026’nın ilk üç ayında kırmızı bülten kapsamında aranan 76 kişinin 18 farklı ülkeden Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı. Sürecin Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılının ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aranan 76 kişinin yurt dışından Türkiye’ye iadesinin sağlandığını duyurdu. Bakan Gürlek, söz konusu iadelerin adi suçlar ve terör suçları kapsamındaki talepler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

      Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, yılın ilk üç aylık döneminde Türkiye’nin yabancı ülkeler nezdinde kabul edilen iade talebi sayısı 76’ya ulaştı. Açıklamada, bu sonuçların uluslararası suçla mücadelede kurumsal iş birliğinin geldiği noktayı gösterdiği vurgulandı.

      İade edilen kişilerin ülkelere göre dağılımına bakıldığında, en fazla iadenin Gürcistan’dan yapıldığı görüldü. Buna göre 35 kişi Gürcistan’dan, 19 kişi Almanya’dan, 5 kişi Karadağ’dan, 2 kişi Irak’tan ve 2 kişi Yunanistan’dan Türkiye’ye teslim edildi. Ayrıca Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan da birer kişinin iadesi gerçekleşti.

      Akın Gürlek, sürecin yalnızca adli bir işlem olmadığını, aynı zamanda devlet kurumları arasındaki koordinasyonun da önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Uluslararası iş birliğinin suçla mücadelede belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Gürlek, katkı sunan ülke makamlarına teşekkür etti. İçişleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığına da süreçteki destekleri nedeniyle şükranlarını iletti.

      Bakan Gürlek açıklamasında, Türkiye’nin suçla mücadelede hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kararlılıkla hareket etmeyi sürdüreceğini belirtti. Bu kararlılığın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha da güçlendirilerek devam edeceğini kaydetti.

      Öte yandan suçluların iadesiyle ilgili süreç Türkiye’de Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Uluslararası sözleşmelerde merkezi makam olarak çoğunlukla adalet bakanlıkları öne çıkarken, Türkiye’de bu görev Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yerine getiriliyor. Bu birim, iade sürecinin hem idari hem de adli aşamalarını takip ederken, işlemlerin ulusal ve uluslararası hukuka uygunluğunu da denetliyor.

      Kırmızı bülten süreci ise güvenlik birimlerinin Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurmasıyla başlıyor. Hazırlanan dosya Adalet Bakanlığına gönderiliyor, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılması sağlanıyor. Aranan kişinin yakalanmasının ardından, ilgili başsavcılık ya da mahkeme tarafından hazırlanan iade evrakı yeniden Adalet Bakanlığına iletiliyor.

      Bakanlık tarafından yapılan hukuki incelemenin ve varsa eksiklerin tamamlanmasının ardından iade talebi, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik kanallardan ilgili ülkeye gönderiliyor. İçişleri Bakanlığı ise hem Interpol sürecinin işletilmesinde hem de yakalanan kişilerin Türkiye’ye getirilmesinde aktif rol üstleniyor.

      Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının ortak çalışmasıyla ilerleyen bu mekanizma, Türkiye’nin uluslararası suçla mücadeledeki kurumsal kapasitesini ve koordinasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

      Devamını Oku

      JASAT, Sur’daki cinayeti sigara izmaritindeki DNA ile çözdü: Fail tutuklandı

      JASAT, Sur’daki cinayeti sigara izmaritindeki DNA ile çözdü: Fail tutuklandı
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2025 yılında işlenen M.Y. cinayeti, JASAT ekiplerinin aylar süren saha çalışması ve sigara izmaritinden elde edilen DNA deliliyle aydınlatıldı. Cinayetin faili olarak belirlenen M.A. tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı.

      Diyarbakır’ın Sur ilçesinde geçen yıl işlenen M.Y. cinayeti, Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) yürüttüğü kapsamlı çalışma sonucunda aydınlatıldı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde sürdürülen soruşturmada, olay yerinde bulunan bir sigara izmaritinden elde edilen DNA örneği, cinayetin çözülmesinde kilit rol oynadı.

      Edinilen bilgilere göre, Sur ilçesine bağlı Küçükakören Mahallesi’nde yaşayan M.Y., ateşli silahla öldürülmüş halde bulunmuştu. Olayın ardından Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesindeki JASAT ekipleri tarafından özel bir çalışma grubu kuruldu. Ekipler, cinayetin fail ya da faillerini ortaya çıkarmak için hem sahada hem de teknik inceleme boyutunda yoğun bir çalışma yürüttü.

      Soruşturma kapsamında olay yeri ve çevresinde yaklaşık 5 ay boyunca detaylı araştırma yapıldı. Elde edilen bulgular, teknik veriler ve saha çalışmaları sonucunda toplanan deliller tek tek değerlendirilerek bir araya getirildi. Özellikle M.Y.’nin öldürüldüğünün değerlendirildiği 13 Nisan 2025 tarihine ilişkin iz ve bulgular üzerinde derinlemesine analiz gerçekleştirildi.

      JASAT dedektiflerinin incelemeleri sırasında olay yerinde bulunan bir sigara izmariti dikkat çekti. Yapılan kriminal analizde, izmarit üzerindeki DNA profilinin, maktulün hem yakını hem de en yakın arkadaşlarından biri olduğu belirtilen M.A. ile uyuştuğu tespit edildi. Böylece M.A.’nın, “maktulün evine hiç gitmediği” yönündeki ifadesinin gerçeği yansıtmadığı ortaya konuldu.

      Soruşturmanın ilerleyen aşamasında ulaşılan deliller doğrultusunda M.A. gözaltına alındı. Adli süreç sonunda şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dosya kapsamında adı geçen 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.

      Jandarma ekiplerinin titizlikle yürüttüğü soruşturma, olay yerinden elde edilen küçük bir delilin nasıl kritik bir sonuca ulaştırabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sur’da büyük yankı uyandıran cinayetin, modern kriminal yöntemler ve sabırlı saha çalışmasıyla çözüldüğü belirtildi.

       

      Devamını Oku

      Adalet Bakanı Gürlek’ten İslam Karşıtlığına Tepki, Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Başarısı ve Başakşehir’de Birlik Vurgusu

      Adalet Bakanı Gürlek’ten İslam Karşıtlığına Tepki, Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Başarısı ve Başakşehir’de Birlik Vurgusu
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü mesajında İslam karşıtlığına dikkat çekti, Başakşehir’de iftar programında adalet vurgusu yaptı. Adalet Bakanlığı ise tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculukla 183 bin dosyanın çözüldüğünü açıkladı.

      Adalet Bakanı Gürlek: “Mesele İslamofobi Değil, İslam Karşıtlığı ve İslam Düşmanlığıdır”

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumların yalnızca “korku” kavramıyla açıklanamayacağını belirterek yaşanan sorunun çoğu zaman sistematik bir İslam karşıtlığı ve düşmanlığı olduğunu vurguladı.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, dünya genelinde Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumlara dikkat çekti. Gürlek, uluslararası platformlarda sıklıkla kullanılan “İslamofobi” kavramının yaşanan sorunu tam olarak tanımlamadığını ifade etti.

      Bakan Gürlek, “fobi” kelimesinin bir korku durumunu tanımladığını hatırlatarak, pek çok ülkede Müslümanlara yönelik tavrın yalnızca korkuyla açıklanamayacağını dile getirdi. Gürlek, Müslüman kimliğine, İslam inancına ve İslam medeniyetine karşı gelişen yaklaşımın çoğu zaman sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıktığını belirtti.

      Açıklamasında, meselenin yalnızca bir korku değil doğrudan İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, “Minarelerden, başörtüsünden ya da bir inancın kamusal alandaki görünürlüğünden rahatsızlık duymak korku ile açıklanabilecek bir tutum değildir” ifadelerini kullandı.

      İnanç, kimlik ve kültür nedeniyle insanların hedef alınmasının insan onuruyla bağdaşmadığını belirten Gürlek, ibadet mekânlarının, dini sembollerin ve kutsal değerlerin aşağılanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlığın açık şekilde reddedilmesi gerektiğini ifade eden Gürlek, toplumların barışını tehdit eden ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

      Türkiye’nin her türlü ayrımcılığa karşı kararlı bir duruş sergilediğini belirten Gürlek, İslam karşıtlığı, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve nefret söylemine karşı insan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceklerini dile getirdi.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


      Tüketici Uyuşmazlıklarında 183 Bin Dosya Arabuluculukla Çözüldü

      Adalet Bakanlığı tarafından 2020 yılında yürürlüğe giren tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması sayesinde 183 bin 127 dosyada anlaşma sağlandı. Böylece en az 366 bin vatandaş mahkemeye gitmeden sorunlarını çözme imkânı buldu.

      Adalet Bakanlığı’nın alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında hayata geçirdiği arabuluculuk uygulaması, tüketici anlaşmazlıklarında önemli sonuçlar ortaya koydu. 28 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren düzenlemeyle tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı haline getirildi.

      Uygulama kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanına girmeyen uyuşmazlıklarda tarafların doğrudan mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk yoluna başvurması zorunlu hale getirildi. Bu mekanizma sayesinde taraflar kısa sürede bir araya gelerek sorunlarını çözme fırsatı elde etti.

      Adalet Bakanlığı verilerine göre uygulamanın başladığı tarihten bugüne kadar tüketici uyuşmazlıklarında toplam 183 bin 127 dosyada anlaşma sağlandı. Bu süreçte en az 366 bin 254 vatandaş, dava yoluna başvurmadan uzlaşma yoluyla anlaşmazlıklarını sonuçlandırdı.

      Arabuluculuk süreçlerinin ortalama 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlanması, hem vatandaşların hızlı çözüme ulaşmasını sağladı hem de yargı sisteminin iş yükünün azaltılmasına katkı sundu.

      Tüketici haklarının korunması amacıyla Adalet Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı arasında yürütülen iş birliği kapsamında çeşitli düzenlemeler hayata geçirildi. Bu çalışmalarla tüketici uyuşmazlıklarının hızlı, etkin ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi hedeflenirken vatandaşların hak arama yollarına erişimi de kolaylaştırıldı.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


      Bakan Gürlek Başakşehir’de İftar Programına Katıldı: “Güçlü Yarınların Temeli Adalettir”

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin güçlü yarınlara yürüyüşünde en önemli dayanağın adalet olduğunu vurguladı.

      Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapan Gürlek, Başakşehirlilerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

      Programda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgede yön belirleyen bir ülke konumuna ulaştığını belirten Gürlek, Türkiye Yüzyılı vizyonuna dikkat çekti.

      Gürlek, “Türkiye olarak güçlü yarınlara yürürken en büyük dayanağımız adaleti merkeze koymamızdır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; daha güçlü, daha büyük ve daha müreffeh, bölgede ve dünyada lider bir Türkiye inşa etmektir” dedi.

      Başakşehir’in kendisi için özel bir yere sahip olduğunu da dile getiren Gürlek, geçmişte ilçede hâkimlik ve savcılık görevlerinde bulunduğunu hatırlattı. Bölgede çok sayıda hâkim ve savcının yaşadığını ifade eden Gürlek, Başakşehir’in Türkiye’ye örnek bir ilçe olduğunu söyledi.

      İftar programının ardından Başakşehir Belediyesi binasında kurulan kitap fuarını, Tema Park’ı ve Millet Kıraathanesi’ni ziyaret eden Gürlek, kütüphanede ders çalışan gençlerle sohbet ederek sınavlarında başarılar diledi.

      Belediyede faaliyet gösteren atölyeleri de ziyaret eden Gürlek, burada yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve düzenlenen Ebru sergisini gezdi. Daha sonra Ramazan etkinlik alanına geçen Gürlek, vatandaşlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafları çektirdi.

      Programa, şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz da katıldı.

      Kaynak: Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

      Devamını Oku

      Kadir Gecesi Nedir? 2026 Kadir Gecesi Ne Zaman, Önemi ve Yapılması Gereken İbadetler

      Kadir Gecesi Nedir? 2026 Kadir Gecesi Ne Zaman, Önemi ve Yapılması Gereken İbadetler
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Kadir Gecesi nedir, 2026 yılında Kadir Gecesi ne zaman idrak edilecek, önemi nedir ve bu mübarek gecede hangi ibadetler yapılmalıdır? Kadir Gecesi’nin faziletleri, anlamı ve yapılması gereken ibadetler hakkında kapsamlı rehber.

      Kadir Gecesi Nedir? Ne Zaman, Önemi ve Yapılması Gereken İbadetler

      İslam dünyasında en mübarek ve en kıymetli gecelerden biri olarak kabul edilen Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gece olarak bilinmektedir. Müslümanlar için büyük bir manevi anlam taşıyan bu gece, Ramazan ayının son günlerinde idrak edilir ve yapılan ibadetlerin kat kat sevap kazandırdığına inanılır.

      Kur’an-ı Kerim’de adı açıkça geçen tek gece olan Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen özel bir zaman dilimidir. Bu nedenle Müslümanlar bu geceyi ibadet, dua, tövbe ve Kur’an okuyarak geçirmeye özen gösterir.

      2026 Kadir Gecesi Ne Zaman?

      2026 yılında Kadir Gecesi, Diyanet takvimine göre 26 Mart 2026 Perşembe gecesi idrak edilecektir.

      Ramazan ayının 27. gecesi olarak kabul edilen bu mübarek gece, İslam dünyasında camilerde yapılan ibadetler, dualar ve Kur’an tilavetleriyle ihya edilir.

      Ancak İslam alimleri, Kadir Gecesi’nin Ramazan ayının son on günü içerisindeki tek gecede kesin olarak sabit olmadığını, özellikle tekli gecelerde aranması gerektiğini ifade etmektedir.

      Kadir Gecesi’nin Kur’an’daki Yeri

      Kadir Gecesi’nin önemi Kur’an-ı Kerim’de Kadir Suresi ile açıkça ifade edilmiştir. Bu surede şöyle buyurulmaktadır:

      “Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

      Bu ayetler, Kadir Gecesi’nin manevi değerinin son derece büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Bin ay yaklaşık olarak 83 yıla karşılık gelmektedir. Yani bu gecede yapılan ibadetlerin sevabı, neredeyse bir ömür boyu yapılan ibadetlere denk kabul edilir.

      Kadir Gecesi’nin Önemi Nedir?

      Kadir Gecesi’nin İslam inancındaki önemi birkaç temel noktada öne çıkar:

      Kur’an’ın indirilmeye başlanması

      Bu gece, insanlığa rehber olan Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gecedir.

      Bin aydan daha hayırlı olması

      Kur’an’da açıkça belirtildiği üzere bu gece yapılan ibadetlerin sevabı bin aydan daha fazladır.

      Meleklerin yeryüzüne inmesi

      İslam inancına göre bu gece melekler ve Cebrail yeryüzüne iner ve rahmet yayılır.

      Duaların kabul edilmesi

      Kadir Gecesi, tövbe ve duaların kabul edilmesi için en kıymetli zamanlardan biri olarak kabul edilir.

      Kadir Gecesinde Yapılması Gereken İbadetler

      Kadir Gecesi’nde yapılabilecek birçok ibadet bulunmaktadır. Bu ibadetler kişinin manevi dünyasını güçlendirmeye ve Allah’a daha fazla yaklaşmaya vesile olur.

      Kur’an-ı Kerim okumak

      Kadir Gecesi Kur’an’ın indirildiği gece olduğu için bu gecede Kur’an okumak ve anlamını düşünmek önemli bir ibadettir.

      Namaz kılmak

      Bu gece nafile namazlar, teheccüd namazı ve tesbih namazı gibi ibadetler yapılabilir.

      Dua etmek

      Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kadir Gecesi’nde şu duanın okunmasını tavsiye etmiştir:

      “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî.”

      Anlamı:
      “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affet.”

      Tövbe ve istiğfar etmek

      Geçmiş günahlar için samimi şekilde tövbe etmek Kadir Gecesi’nin en önemli ibadetlerinden biridir.

      Sadaka vermek

      İhtiyaç sahiplerine yardım etmek ve sadaka vermek de bu mübarek gecede yapılabilecek güzel davranışlar arasındadır.

      Kadir Gecesi Nasıl İhya Edilmelidir?

      Kadir Gecesi’ni en verimli şekilde geçirmek için şu öneriler uygulanabilir:

      • Yatsı ve teravih namazını kılmak

      • Kur’an okumak

      • Bol bol dua etmek

      • Tövbe ve istiğfar etmek

      • Nafile namaz kılmak

      • Sadaka vermek

      • Zikir ve tesbih yapmak

      Bu geceyi ibadet, dua ve tefekkürle geçirmek, Müslümanlar için büyük bir manevi kazanç olarak görülür.

      Kadir Gecesi’nin İşaretleri Nelerdir?

      İslam alimleri Kadir Gecesi’nin bazı alametleri olabileceğini ifade etmektedir. Bunlar kesin olmamakla birlikte rivayetlerde şu özellikler belirtilir:

      • Havanın sakin ve huzurlu olması

      • Gece aşırı sıcak veya soğuk olmaması

      • Sabah güneşinin daha yumuşak doğması

      Ancak bu işaretler kesin değildir. Bu nedenle Müslümanlar Ramazan’ın son on gecesini ibadetle değerlendirmeye çalışır.

      Kadir Gecesi Neden Bu Kadar Önemlidir?

      Kadir Gecesi, sadece bir ibadet gecesi değil, aynı zamanda manevi arınma ve yeni bir başlangıç fırsatı olarak görülür. Bu gece Müslümanlar için:

      • Günahlardan arınma

      • Manevi huzur bulma

      • Allah’a daha fazla yakınlaşma

      • Hayatın muhasebesini yapma

      açısından büyük bir fırsattır.

      Kadir Gecesi, İslam dünyasında en mübarek gecelerden biri olarak kabul edilmektedir. Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı bu özel gece, bin aydan daha hayırlı olması nedeniyle Müslümanlar için büyük bir fırsat sunar.

      Bu mübarek gecede yapılan ibadetler, edilen dualar ve samimi tövbeler kişinin manevi hayatında önemli bir yer tutar. Bu nedenle Kadir Gecesi’ni ibadet, dua ve tefekkürle geçirmek, Müslümanlar için büyük bir kazanç olarak görülmektedir.


      Kadir Gecesi Hakkında SSS (FAQ)

      Kadir Gecesi nedir?

      Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gece olarak kabul edilen ve İslam’da en mübarek gecelerden biri sayılan gecedir. Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmektedir.

      2026 yılında Kadir Gecesi ne zaman?

      2026 yılında Kadir Gecesi, Diyanet takvimine göre 26 Mart 2026 Perşembe gecesi idrak edilecektir.

      Kadir Gecesi hangi gün olur?

      Genellikle Ramazan ayının 27. gecesi olarak kabul edilir. Ancak İslam alimleri Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde aranması gerektiğini belirtir.

      Kadir Gecesi neden önemlidir?

      Bu gece Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gece olduğu için büyük önem taşır. Ayrıca Kur’an’da bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmektedir.

      Kadir Gecesinde hangi ibadetler yapılır?

      Kur’an okumak, nafile namaz kılmak, dua etmek, tövbe etmek, zikir yapmak ve sadaka vermek bu gecede yapılabilecek ibadetler arasındadır.

      Kadir Gecesi duası nedir?

      Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği dua şöyledir:
      “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî.”

      Kadir Gecesinde yapılan ibadetlerin sevabı neden büyüktür?

      Kur’an’da bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle yapılan ibadetlerin sevabının çok büyük olduğu kabul edilir.

      Kadir Gecesi nasıl ihya edilir?

      Bu gece namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek ve Allah’tan af dileyerek geçirilmelidir.

      Kadir Gecesi’nin alametleri nelerdir?

      Bazı rivayetlere göre gece sakin olur, aşırı sıcak veya soğuk olmaz ve sabah güneşi daha yumuşak doğar.

      Kadir Gecesi sadece bir gece mi?

      Kadir Gecesi kesin olarak hangi gece olduğu bilinmeyen bir gecedir. Bu nedenle Ramazan ayının son on gecesinde aranması tavsiye edilir.

      Devamını Oku

      İlber Ortaylı Hayatını Kaybetti! İlber Ortaylı Kimdir? Nerelidir, Ne İş Yapar? İlber Ortaylı’nın Hayatı ve Bilimsel Mirası

      İlber Ortaylı Hayatını Kaybetti! İlber Ortaylı Kimdir? Nerelidir, Ne İş Yapar? İlber Ortaylı’nın Hayatı ve Bilimsel Mirası
      0

      BEĞENDİM

      ABONE OL

      Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Osmanlı tarihi ve Türk modernleşmesi üzerine yaptığı çalışmalarla yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası akademik dünyada da saygın bir yer edinmiş bir bilim insanıdır. Akademisyen, yazar ve araştırmacı kimliğiyle tanınan Ortaylı, onlarca yıl boyunca tarih biliminin popülerleşmesine büyük katkı sağlamış; televizyon programlarından konferanslara, kitaplardan akademik makalelere kadar geniş bir alanda tarih bilgisini toplumla buluşturmuştur.

      İlber Ortaylı Nerede Doğdu, Aslen Nereli?

      İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz kentinde bir göçmen kampında dünyaya geldi. Ailesi Kırım Tatarı kökenlidir ve Sovyetler Birliği döneminde yaşanan baskılar nedeniyle Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Ortaylı henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye yerleşmiştir.

      Çocukluk ve gençlik yılları İstanbul ve Ankara’da geçen Ortaylı, çok kültürlü bir ortamda büyüdü. Babasının etkisiyle Almanca, annesinin etkisiyle Rusça öğrenerek küçük yaşta çok dilli bir eğitim ortamına girdi. Daha sonra Türkçe başta olmak üzere İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Rusça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi gibi birçok dili kullanabilecek seviyede öğrenerek akademik çalışmalarını geniş bir kaynak dünyasına dayandırdı.

      Eğitim Hayatı

      İlber Ortaylı’nın akademik yolculuğu Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarında başladı. İlk öğrenimini İstanbul’da Avusturya Lisesi’nde, lise eğitimini ise Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Üniversite eğitimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde başladı ve burada devlet yönetimi, tarih ve siyaset alanlarında önemli akademisyenlerin öğrencisi oldu.

      Daha sonra akademik çalışmalarını yurt dışında sürdürerek Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Doğu Avrupa çalışmaları üzerine eğitim aldı. Yüksek lisansını Chicago Üniversitesi’nde dünyaca ünlü Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık’ın danışmanlığında tamamladı. Doktora derecesini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” başlıklı teziyle aldı.

      Bu süreç, Ortaylı’nın akademik kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Hem Batı tarih metodolojisini hem de Osmanlı kaynaklarını birlikte kullanabilen bir tarihçi olarak yetişti.

      Akademik Kariyeri

      İlber Ortaylı, doktora sonrası Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde akademisyen olarak görev yapmaya başladı. 1979 yılında doçent unvanını aldı ve kısa süre içinde Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden biri haline geldi.

      1980 askeri darbesi sonrasında akademide yaşanan değişikliklere tepki göstererek görevinden ayrılan Ortaylı, bir süre Avrupa ve Rusya’daki üniversitelerde ders verdi. 1989 yılında yeniden Ankara Üniversitesi’ne dönerek profesör oldu ve İdare Tarihi Anabilim Dalı’nın başkanlığını yürüttü.

      Akademik kariyerinde ayrıca şu görevlerde bulundu:

      • Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyeliği

      • Bilkent Üniversitesi’nde tarih dersleri

      • Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim üyeliği

      • Medipol Üniversitesi’nde akademik çalışmalar

      2005 yılında İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi’nin başkanlığına getirildi ve bu görevi 2012 yılına kadar sürdürdü.

      İlber Ortaylı Ne İş Yapar?

      İlber Ortaylı, temel olarak Osmanlı tarihi, Türk modernleşmesi, diplomasi tarihi ve kültür tarihi üzerine çalışan bir akademisyendi.

      Çalışmalarının önemli bir kısmı şu konular üzerine yoğunlaşmıştır:

      • Osmanlı İmparatorluğu’nun idari yapısı

      • Tanzimat ve modernleşme dönemi

      • Osmanlı-Rusya ve Osmanlı-Avrupa ilişkileri

      • şehir ve kültür tarihi

      • Osmanlı bürokrasisinin dönüşümü

      Ortaylı’nın akademik çalışmaları yalnızca üniversitelerle sınırlı kalmadı. Tarihi geniş kitlelere anlatan kitaplar yazdı, televizyon programlarına katıldı ve yüzlerce konferans verdi. Bu yönüyle Türkiye’de “tarihi sevdiren akademisyen” olarak anıldı.

      Kitapları ve Bilimsel Çalışmaları

      İlber Ortaylı, onlarca kitap ve yüzlerce makale yayımladı. En bilinen eserlerinden bazıları şunlardır:

      • Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek

      • İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

      • Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu

      • Türklerin Tarihi

      • Zaman Kaybolmaz

      • İstanbul’dan Sayfalar

      Bu eserlerde Ortaylı, yalnızca akademik analiz yapmakla kalmamış; tarihi toplumun gündelik hayatı ile ilişkilendirerek anlatmıştır. Özellikle Osmanlı tarihini modern Türkiye’nin anlaşılması açısından yorumlaması, onun tarihçilik yaklaşımının en belirgin özelliklerinden biri olmuştur.

      Kamuoyundaki Yeri ve Etkisi

      İlber Ortaylı, Türkiye’de tarih biliminin popülerleşmesinde büyük rol oynayan bir isimdir. Televizyon programlarında ve konferanslarında yaptığı anlatımlar sayesinde geniş kitleler tarih konularına ilgi duymaya başlamıştır.

      Keskin üslubu, güçlü hitabeti ve geniş bilgi birikimi nedeniyle kamuoyunda sık sık “yaşayan kütüphane” olarak anılmıştır.

      Ayrıca kültür politikaları, şehir tarihi, mimari ve eğitim konularında yaptığı yorumlarla Türkiye’de entelektüel tartışmaların önemli figürlerinden biri olmuştur.

      İlber Ortaylı’nın Vefatı

      Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görüyordu. Yoğun bakım servisinde sürdürülen tedavinin ardından 13 Mart 2026 tarihinde 78 yaşında hayatını kaybetti.

      Ortaylı’nın vefatı, akademi dünyasında ve Türkiye kamuoyunda büyük üzüntüyle karşılandı. Yarım asrı aşan akademik kariyeri boyunca Osmanlı tarihi, kültür tarihi ve Türk modernleşmesi üzerine yaptığı çalışmalar, tarih disiplinine kalıcı katkılar sağlamıştır.

      İlber Ortaylı’nın Mirası

      İlber Ortaylı yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda tarih bilincinin toplumda yerleşmesine katkı sağlayan bir düşünce insanıydı.

      Onun mirası üç temel başlıkta özetlenebilir:

      1. Osmanlı ve Türk tarihi üzerine uluslararası düzeyde akademik çalışmalar

      2. Tarihi geniş kitlelere anlatan popüler eserler

      3. Kültür, şehir ve medeniyet üzerine entelektüel tartışmalar

      Bu nedenle Ortaylı’nın eserleri ve fikirleri, gelecek nesiller için önemli bir referans olmaya devam edecektir.

      Devamını Oku