İletişim Başkanı Burhanettin Duran Ayasofya’nın Altıncı Yılında Hazırlanan İki Yeni Eseri Tanıttı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ayasofya’nın altıncı yılı kapsamında düzenlenen panelde iki yeni eserin tanıtıldığını açıkladı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin tarih, medeniyet ve kültür hafızasındaki yerinin ele alındığı “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi Çağları Aşan Mabet Ayasofya” Paneli ve Kitap Lansmanı’na katıldı. Programda, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının altıncı yılı dolayısıyla hazırlanan iki önemli eser kamuoyuna tanıtıldı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, programa ilişkin yaptığı açıklamada Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin İstanbul’un fethinin en önemli sembollerinden biri olduğunu belirtti. Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han tarafından gelecek nesillere bırakılan eşsiz bir miras olduğunu vurgulayan Duran, tarihî mabedin yalnızca milletimiz açısından değil, bütün insanlık için önemli bir kültür ve medeniyet emaneti olduğunu ifade etti.

Duran, Ayasofya’nın yüzyıllar boyunca ilmin, irfanın ve hikmetin merkezi hâline geldiğine dikkat çekerek, bu yönüyle tarih boyunca çok özel bir konuma sahip olduğunu kaydetti.

Ayasofya’nın medeniyet hafızasındaki yeri ele alındı

“Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi Çağları Aşan Mabet Ayasofya” adıyla düzenlenen panel ve kitap lansmanında, Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin tarihî geçmişi, medeniyet değerleri içerisindeki yeri ve kültürel hafızada taşıdığı anlam değerlendirildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, programa katılarak Ayasofya’nın geçmişten günümüze uzanan anlamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran’ın açıklamasında, tarihî yapının İstanbul’un fethini simgeleyen en güçlü eserlerden biri olduğu vurgulandı.

Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han’ın bıraktığı benzersiz bir miras olduğunu dile getiren Duran, mabedin aynı zamanda insanlığın ortak mirası niteliği taşıdığını belirtti. Duran, Ayasofya’yı “eşsiz bir medeniyet emaneti” olarak nitelendirdi.

Duran 10 Temmuz 2020 kararını hatırlattı

Burhanettin Duran, açıklamasında Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin yeniden ibadete açılmasına ilişkin 10 Temmuz 2020 tarihinde alınan karara da yer verdi.

Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği ve milletin güçlü iradesi sayesinde Ayasofya’nın yeniden aslî hüviyetine kavuştuğunu ifade etti. Alınan tarihî kararın, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesine ve vasiyetine bağlılığın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.

Kararın aynı zamanda milletin tarihî hafızasına, bağımsızlık iradesine ve medeniyet değerlerine sahip çıkmasının güçlü bir ifadesi olduğunu vurgulayan Duran, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıyla tarihî bir dönüm noktasının yaşandığını kaydetti.

Duran’ın açıklamasında, Ayasofya’nın yeniden aslî kimliğine kavuşmasının yalnızca bir ibadethanenin yeniden açılması olarak değerlendirilmediği, milletin tarih ve medeniyet anlayışı bakımından da önemli bir anlam taşıdığı ifade edildi.

Ayasofya’nın altıncı yılı için iki eser hazırlandı

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının altıncı yılı kapsamında iki ayrı eser hazırlandı. Programda tanıtılan eserlerin isimleri “Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi” ile “Ayasofya Hasretten Vuslata Nesillerin Hasreti, Milletin Sesi” olarak açıklandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, hazırlanan eserlerin Ayasofya’nın millet açısından taşıdığı anlamı gelecek nesillere aktarması bakımından önemli olduğunu belirtti.

Duran, söz konusu kitapların Ayasofya’nın tarihî, kültürel ve manevi değerini kayıt altına alan çalışmalar olduğunu ifade etti. Eserlerin, Ayasofya’nın millet nezdinde ifade ettiği anlamı tarihe not düşeceğine inandığını dile getirdi.

Tanıtımı gerçekleştirilen kitaplarda Ayasofya’nın tarih içerisindeki yolculuğunun, milletin Ayasofya’ya yönelik bağlılığının ve yeniden ibadete açılma sürecinin ele alındığı belirtildi. Duran, eserlerin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Programa Safi Arpaguş da katıldı

Burhanettin Duran, açıklamasında programa katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’a da teşekkür etti. Duran, panelde değerlendirmelerde bulunan panelistlere, kitapların hazırlanmasına katkı sağlayan çalışma arkadaşlarına ve serginin oluşturulmasında görev alan isimlere teşekkürlerini iletti.

Programın Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin tarihî ve manevi öneminin yeniden hatırlatılması bakımından önemli bir buluşma olduğunu ifade eden Duran, emeği geçen herkese şükranlarını sundu.

Fatih Sultan Mehmet Han ve fetih kahramanları anıldı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, mesajının sonunda başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere İstanbul’un fethinde ve şehrin ihyasında sorumluluk üstlenen isimleri andı.

Duran, İstanbul’un fethi ve sonrasında yürütülen çalışmalarda görev alan şehitleri, gazileri, devlet adamlarını ve ilim insanlarını rahmet ve minnetle yâd etti.

Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir medeniyet mirası olduğunu vurgulayan açıklamada, tarihî mabedin milletin hafızasındaki müstesna yerini koruduğu ifade edildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklaması, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının altıncı yılında gerçekleştirilen panel ve kitap lansmanı dolayısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayasofya için düzenlenen programın adı nedir?

Program, “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi Çağları Aşan Mabet Ayasofya” Paneli ve Kitap Lansmanı adıyla gerçekleştirildi.

Programda hangi kitaplar tanıtıldı?

Programda “Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi” ile “Ayasofya Hasretten Vuslata Nesillerin Hasreti, Milletin Sesi” isimli eserler tanıtıldı.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına ilişkin karar ne zaman alındı?

İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklamasında, tarihî kararın 10 Temmuz 2020 tarihinde alındığı belirtildi.

Burhanettin Duran Ayasofya hakkında ne söyledi?

Duran, Ayasofya’nın İstanbul’un fethinin nişanesi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın bıraktığı eşsiz bir miras ve insanlığın ortak medeniyet emaneti olduğunu ifade etti.