IEA Küresel Petrol Piyasasında Arz Krizinin Derinleştiğini Açıkladı
IEA, küresel petrol piyasasında arz krizinin derinleştiğini açıkladı. Petrol talebinin 2026’da günlük 2,5 milyon varil azalması beklenirken Brent petrol 113,48 doları gördü.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol piyasasında arz sıkışıklığının giderek derinleştiğini açıkladı. Orta Doğu’daki çatışmalar, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması, üretim kesintileri ve yüksek akaryakıt fiyatları küresel petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor. IEA, yaşanan gelişmeler nedeniyle 2026 yılında küresel petrol talebinde son yılların en sert düşüşlerinden birinin görülebileceğini bildirdi.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 11 Eylül’de yayımladığı Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel petrol talebinin 2026 yılında günlük 2,5 milyon varil azalması bekleniyor. IEA böylece geçen ay açıkladığı petrol talebi tahminini günlük 940 bin varil aşağı yönlü revize etti.
Raporda, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde devam eden çıkmaz nedeniyle petrol akışlarının normalleşmesinin 2027 yılına kadar gecikebileceğine dikkat çekildi. Orta Doğu’daki arz kesintileri ve yüksek akaryakıt fiyatlarının da dünya genelinde petrol tüketimini baskıladığı belirtildi.
IEA, 2026 yılında yaşanması beklenen sert düşüşün ardından küresel petrol talebinin 2027 yılında yeniden yükselişe geçmesini bekliyor. Kurumun tahminine göre petrol talebi gelecek yıl günlük 2,6 milyon varil artacak ve 2026 yılında yaşanan kaybın önemli bir bölümü telafi edilecek.
Küresel petrol arzında 5,7 milyon varillik düşüş bekleniyor
IEA raporu, küresel petrol üretimindeki gerilemenin boyutunu da ortaya koydu. Buna göre dünya genelindeki petrol üretimi ağustos ayında bir önceki aya kıyasla günlük 1,6 milyon varil azalarak 100,1 milyon varile geriledi.
Körfez bölgesinde güvenlik riskleri nedeniyle günlük 10 milyon varilden fazla üretimin devre dışı kalması, küresel petrol arzındaki baskının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterildi.
Uluslararası Enerji Ajansı, küresel petrol arzının 2026 yılı genelinde günlük ortalama 100,7 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu tahmin, küresel petrol üretiminin geçen yıla kıyasla günlük 5,7 milyon varil azalacağı anlamına geliyor.
Raporda Körfez bölgesindeki petrol üretiminin toparlanmasının da 2027 yılına ertelendiği belirtildi. IEA, küresel petrol üretiminin gelecek yıl günlük yaklaşık 8 milyon varil artacağını tahmin ediyor.
Brent petrol 113,48 dolara kadar yükseldi
Petrol piyasasındaki arz sıkışıklığı fiyatlarda da sert yükselişlere neden oldu. IEA verilerine göre Kuzey Denizi Dated Brent petrolünün ortalama fiyatı ağustos ayında varil başına 91 dolara çıktı.
Brent petrolün fiyatı 9 Eylül’de ise 113,48 dolar seviyesine kadar yükseldi.
IEA, raporun hazırlandığı dönemde Brent petrol vadeli kontratlarının yaklaşık 105 dolar seviyesinde işlem gördüğünü bildirdi. Bu rakamın savaş öncesindeki fiyatların yüzde 45 üzerinde olduğu belirtildi.
Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin yanı sıra rafine ürün piyasasındaki hareketlilik de dikkat çekiyor.
Petrol piyasasında asıl baskı dizelde yaşanıyor
Uluslararası Enerji Ajansı, mevcut petrol krizinin özellikle rafine ürün piyasasında daha belirgin şekilde hissedildiğini açıkladı.
Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan dizel ve motorinin fiyatı ABD’de eylül ayının başında varil başına 200 doların üzerine çıktı. Bu seviyenin savaş öncesindeki fiyatların yüzde 94 üzerinde olduğu ifade edildi.
Benzer fiyat baskılarının Avrupa ve Asya piyasalarında da görüldüğü belirtildi. Ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki farkın büyümesi ise Atlantik havzasındaki rafineri marjlarını rekor seviyelere taşıdı.
Körfez ülkelerinin rafine ürün ve LPG ihracatı da önemli ölçüde geriledi. Rapora göre söz konusu ihracat şubat ayına kıyasla yaklaşık yüzde 60 azaldı. Miktar olarak değerlendirildiğinde düşüş günlük 3,7 milyon varile ulaştı.
Körfez ülkeleri ile Rusya’nın dizel ve motorin net ihracatının ağustos ayında şubat ayına göre günlük 1,6 milyon varil daha düşük gerçekleştiği bildirildi.
Küresel petrol stokları 507 milyon varil eridi
Petrol stokları, küresel arz kesintilerinin etkisinin azaltılmasında önemli bir tampon görevi görüyor. Ancak IEA’nın açıkladığı rakamlar, bu tamponun da hızlı şekilde küçüldüğünü gösterdi.
Küresel gözlemlenen petrol stokları yalnızca ağustos ayında 95 milyon varil azaldı. Böylece savaşın başlamasından bu yana dünya genelindeki petrol stoklarında yaşanan toplam düşüş 507 milyon varile ulaştı.
Bu miktarın günlük ortalama 2,8 milyon varillik stok çekişine karşılık geldiği belirtildi. Ağustos ayındaki stok düşüşü ise günlük ortalama 3,1 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.
Petrol talebindeki düşüş son 60 yılın büyük şoklarıyla karşılaştırılıyor
IEA’nın 2026 yılına ilişkin küresel petrol talebi tahmini, enerji piyasasında yaşanan şokun büyüklüğünü de gözler önüne serdi.
Kurumun değerlendirmesine göre küresel petrol talebinde bu yıl beklenen günlük 2,5 milyon varillik gerileme, son 60 yılda yaşanan en büyük dört petrol talebi şokuyla karşılaştırılabilecek büyüklükte bulunuyor.
Ancak mevcut krizin geçmiş dönemlerde yaşanan büyük petrol şoklarından önemli bir farkı olduğuna dikkat çekiliyor. IEA’ya göre günümüzde yaşanan talep daralmasının arkasında yalnızca ekonomik faaliyetlerdeki zayıflama bulunmuyor. Arz kısıtları ve petrol akışlarında meydana gelen kesintiler de küresel tüketimin düşmesinde önemli rol oynuyor.
IEA daha fazla sıkılaşma riskine dikkat çekti
Uluslararası Enerji Ajansı, küresel rafinaj sisteminin kapasite sınırlarına yaklaştığını ve petrol stoklarının sağladığı tamponun giderek küçüldüğünü bildirdi.
Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da küresel petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Raporda, petrol akışlarının yeniden normalleşebilmesi açısından Orta Doğu’daki çatışmaların sona ermesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda yaşanacak gelişmelerin önem taşıdığı vurgulandı.
IEA, mevcut koşulların devam etmesi durumunda küresel petrol piyasasında daha fazla sıkılaşma yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yüksek petrol ve akaryakıt fiyatlarının devam etmesi halinde küresel talep üzerindeki baskının daha da artabileceği değerlendirildi.