Burhanettin Duran 2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesini Açıkladı. Yapay Zekâ ve Dezenformasyon İçin Yeni Yol Haritası Belirlendi

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi’ni açıkladı. Bildirgede yapay zekâ, dezenformasyon, gazetecilik, dijitalleşme ve kriz iletişimi için yeni öneriler yer aldı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da tamamlanan 2. İletişim Şurası’nın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. 29 Temmuz 2026 tarihli bildirgede stratejik iletişimden siyasal iletişime, kamu diplomasisinden gazeteciliğe, dezenformasyonla mücadeleden dijitalleşmeye kadar çok sayıda başlıkta dikkat çeken öneriler yer aldı.

Bildirgenin öne çıkan maddeleri arasında kriz dönemleri için ortak bir stratejik iletişim çalışma grubunun kurulması, “Türkiye Medya Veri Tabanı”nın oluşturulması, yapay zekânın güvenli ve sorumlu kullanımına yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması ve ulusal düzeyde dijital afet senaryolarının hazırlanması bulunuyor.

2. İletişim Şurası süreci, 8-9 Ocak 2025 tarihlerinde düzenlenen İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı ile başlamıştı. Geniş katılımlı istişare sürecinin ardından gerçekleştirilen şura, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla devam etti ve 29 Temmuz 2026’daki oturumlarla tamamlandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kapanışta yaptığı açıklamada kamu diplomasisi, stratejik iletişim, güvenlik, kriz yönetimi, medya politikaları ve dijital dönüşüm başta olmak üzere iletişim alanının farklı boyutlarının ayrıntılı biçimde ele alındığını belirtti.

Kriz dönemleri için ortak iletişim mekanizması önerildi

2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi’nde stratejik iletişim alanında kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda ortak bir stratejik iletişim çalışma grubu oluşturulması ve kriz dönemlerinde uygulanacak yetki, sorumluluk ve onay süreçlerinin önceden belirlenmesi önerildi.

Hibrit tehditler ve uluslararası krizler karşısında proaktiflik, tutarlılık ve şeffaflığın temel ilkeler olarak benimsenmesi gerektiği kaydedildi. Stratejik iletişim anlatısında veri temelli içerik üretiminin esas alınması, analiz süreçlerinde ise yapay zekâ teknolojilerinden güvenli ve etkin biçimde yararlanılması istendi.

Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin iletişim elçileri olarak değerlendirilmesi de bildirgede yer alan öneriler arasında bulundu. Stratejik iletişim alanında uluslararası ölçekte referans oluşturabilecek bir sistem geliştirilmesi, küresel akademik iş birliklerinin artırılması ve Türk akademik yayınlarının görünürlüğünün desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

Kamu diplomasisinde Türkiye markası güçlendirilecek

Kamu diplomasisi başlığında kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü iş birlikleri kurulması gerektiği belirtildi. Faaliyetlerin Türk dış politikasıyla uyumlu hale getirilmesi, etki odaklı ve ağ temelli modellerin geliştirilmesi istendi.

Türkiye’nin uluslararası yayıncılık potansiyelinin güçlendirilmesi, kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetlerin çok dilli anlatı stratejileriyle desteklenmesi gerektiği kaydedildi. Yurt dışında Türkiye’nin çıkarlarını destekleyebilecek “vatandaş diplomatlar” için güncel sorunlar ve riskler dikkate alınarak stratejik perspektif oluşturulması önerildi.

Bildiride ayrıca kamu diplomasisi çalışmalarının etkisini yapay zekâ ve yeni medya teknolojileriyle sistematik biçimde ölçebilecek mekanizmaların kurulması istendi. Türkiye markasını güçlendirmek amacıyla yürütülecek çalışmaların bir ülke markalaması strateji belgesine dönüştürülmesi ve buna bağlı bir eylem planı hazırlanması gerektiği ifade edildi.

Türkiye Medya Veri Tabanı kurulması gündeme geldi

Gazetecilik ve dezenformasyonla mücadele, sonuç bildirgesinin en kapsamlı bölümlerinden biri oldu. Medya mensuplarının dezenformasyona karşı farkındalığının, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin tecrübelerinden yararlanılarak hazırlanacak eğitim programlarıyla artırılması istendi.

Yapay zekânın bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımına ilişkin eğitimlerin medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, doğrulama süreçleri, telif hakları, dijital etik ve dezenformasyonla mücadele konularını kapsaması gerektiği belirtildi. Haber ve içerik üretiminde doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Yerli ve millî yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi için üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve ilgili paydaşlar arasındaki iş birliğinin artırılması önerildi. Bu kapsamda “Türkiye Medya Veri Tabanı” oluşturulması gündeme getirildi.

Dijital krizler, siber tehditler, bilgi kirliliği ve benzeri dijital risklere karşı ulusal düzeyde dijital afet senaryolarının hazırlanması ve düzenli olarak güncellenmesi de bildirgede yer aldı.

Tıklanma baskısından uzak nitelikli habercilik vurgusu

Sonuç bildirgesinde dijital teknolojiler ve yapay zekâ uygulamalarının gazeteciliğin doğruluk, yerinde gözlem, kaynak çeşitliliği ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda kullanılması gerektiği ifade edildi. Haber üretiminin tıklanma ve popülerlik baskısından arındırılması, nitelikli haberciliğin desteklenmesi istendi.

Saha gazeteciliği için mesleki ve kurumsal destek mekanizmalarının geliştirilmesi, serbest medya çalışanlarının hukuki statüsüne ilişkin mevzuat düzenlemelerinin yapılması ve konvansiyonel medyanın sürdürülebilirliği için ortak projelerin artırılması önerildi.

Engelli bireylerin medya içeriklerine erişiminin sesli betimleme, işaret dili, alt yazı ve ergonomik web tasarımlarıyla kolaylaştırılması gerektiği kaydedildi. Korsan yayıncılıkla mücadelede yasal düzenlemeler, toplumsal farkındalık kampanyaları ve teknolojik çözümlerin birlikte uygulanması istendi.

Televizyon yayınlarında reyting kaygısından uzak, kültürel ve etik değerleri gözeten, millî kimlikle uyumlu içeriklerin teşvik edilmesi de bildirgenin dikkat çeken maddeleri arasında yer aldı. Türkiye’nin kültürel zenginliğini, tarihini ve kimliğini tanıtan projelerin artırılması gerektiği belirtilerek Türkiye’nin kendi hikâyesini kendi ürettiği içeriklerle anlatmasının önemi vurgulandı.

Dijital dönüşüm için bütüncül ulusal strateji çağrısı

Dijitalleşme başlığında Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinin kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumun ortak sorumluluğunda yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paydaşların görev dağılımlarının açık biçimde tanımlandığı bütüncül bir ulusal strateji hazırlanması önerildi.

İletişim hukukunun dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmesi, kişilik hakları, ifade özgürlüğü ve kamu yararı arasındaki denge korunarak unutulma hakkının açık ve uygulanabilir bir yasal çerçeveye kavuşturulması istendi.

Çocukların güvenli dijital deneyimlere erişebilmesi için dijital ebeveynliğin güçlendirilmesi, güvenli içerik politikalarının ve dijital medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.

Yapay zekâ ve dijital platformların geliştirilmesi ile kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik ve bireysel hakların korunmasını esas alan düzenleyici çerçeveler oluşturulması çağrısı yapıldı.

Afet iletişiminde kurumsal teyit zorunlu hale getirilmeli

Kriz iletişimi bölümünde Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında resmî bilgilendirme süreçlerinde TAMP İletişim Grubu’nun merkezi rolünün güçlendirilmesi önerildi. Kurum temsilcilerinin sürekli koordinasyon sağlayabileceği bir “Afet İletişimi İstişare Kurulu” benzeri yapının kurulması ve afeti yöneten ekiplerle afet iletişimini yöneten ekiplerin ayrılması gerektiği belirtildi.

Afet dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyona karşı mekanizmaların kriz öncesinde hazırlanması, “Afet Yayıncılığı Standardı”nın güncellenmesi ve medya platformlarının yalnızca alanında yetkin ve akredite kişilere yer vermesi istendi.

Dijital ve geleneksel medyada “ilk paylaşan olma” baskısına karşı kurumsal teyit mekanizmalarının standart ve zorunlu bir mesleki kurala dönüştürülmesi önerildi.

Dijital erişimin sınırlı olduğu riskli bölgelerde yüz yüze afet farkındalık çalışmalarının artırılması, anons sistemleri ve yerel radyolar gibi alternatif iletişim kanallarının afet öncesinde planlanması gerektiği belirtildi.

Afet bölgelerinde görev yapan gazeteciler ve içerik üreticileri için afetzedelerin mahremiyetini ve travmatik durumlarını gözeten akreditasyon ve eğitim programlarının hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.

İletişim eğitimi ve yerli yapımlar için yeni öneriler

Bildiride iletişim fakültesi öğrencilerinin son dönemlerini sektörde geçirebileceği staj programlarının yaygınlaştırılması ve mezunların kamuda istihdam imkânlarının geliştirilmesi istendi.

İletişim fakültesi müfredatının dijitalleşmeye göre güncellenmesi, medya okuryazarlığının tüm üniversite programlarında temel ve zorunlu ders haline getirilmesi önerildi.

Sinema, dizi ve film sektöründe ise değişen teknolojik ve sosyolojik koşullara uygun politikalar geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Ortak yapımların, film fuarlarının ve uluslararası sektörel iş birliklerinin desteklenmesi istendi.

Kültürel mirası, aile değerlerini ve toplumsal hafızayı yansıtan doğal ve özgün film, dizi, animasyon ve belgesel üretimlerinin teşvik edilmesi çağrısı yapıldı. Hedef illerde büyük dizi ve film platolarının kurulması ve bu yatırımların bölge turizmine katkı sağlaması için teşviklerin artırılması da önerildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sonuç bildirgesindeki her madde üzerinde titizlikle durulacağını ve maddelerin hızla hayata geçirilmesi için çalışılacağını ifade etti. Bildirgede son olarak Türkiye’nin mevcut iletişim alanının haritasının çıkarılması ve İletişim Şurası’nın farklı temalarla periyodik olarak düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.

Sıkça Sorulan Sorular

2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi ne zaman açıklandı?

Bildirge, 2. İletişim Şurası’nın tamamlandığı 29 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından açıklandı.

Bildirgede yapay zekâ konusunda hangi öneriler yer aldı?

Yapay zekânın güvenli ve sorumlu kullanımına yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması, analiz süreçlerinde yapay zekâdan etkin biçimde yararlanılması, yerli ve millî yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve düzenleyici çerçevelerin oluşturulması önerildi.

Türkiye Medya Veri Tabanı neden kurulacak?

Bildirgeye göre veri tabanı, medya ve yapay zekâ alanında üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve diğer paydaşlar arasındaki iş birliğini güçlendirecek bir yapı olarak önerildi.

Afet iletişiminde hangi değişiklikler gündeme geldi?

TAMP İletişim Grubu’nun rolünün güçlendirilmesi, afet iletişimi için sürekli koordinasyon sağlayacak bir kurul oluşturulması, kurumsal teyit mekanizmalarının zorunlu hale getirilmesi ve afet muhabirliği eğitim programlarının başlatılması önerildi.