Belediyenin Yol Bakımı, Onarımı ve Su Hizmetini Yapmaması Halinde Dava Açılabilir mi? Hukuki ve İdari Yaptırımlar Nelerdir?

Belediyeler; yol yapımı, yol bakımı, altyapı hizmetleri ve içme suyu temini gibi temel kamu hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür. Bu hizmetlerin hiç yapılmaması, geç yapılması veya eksik yapılması hâlinde vatandaşların can ve mal güvenliği doğrudan tehlikeye girebilir. Peki, belediyenin yol bakımı yapmaması, çukurlu yolları onarmaması ya da su hizmetini aksatması durumunda hukuki olarak ne yapılabilir? Belediyeye dava açılabilir mi? Hangi yaptırımlar uygulanır?

Bu yazıda, belediyelerin sorumluluğu, açılabilecek davalar ve uygulanabilecek idari–adli yaptırımlar tüm yönleriyle ele alınmaktadır.

Belediyelerin Yol ve Su Hizmetlerindeki Hukuki Yükümlülüğü

5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre belediyeler; belde sakinlerinin mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamakla görevlidir. Yol, kaldırım, altyapı, içme ve kullanma suyu gibi hizmetler bu kapsamda zorunlu kamu hizmetleri arasında yer alır.

Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca ise:

“İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.”

Bu hüküm gereği, belediyenin eylemsizliği (yani hizmeti hiç yapmaması veya geciktirmesi) de yargısal denetime tabidir. İdare hukuku açısından bu durum hizmet kusuru olarak değerlendirilir.

Hizmet Kusuru Nedir? Belediyenin Sorumluluğu Nasıl Doğar?

Hizmet kusuru; kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hâlinde ortaya çıkar. Belediyenin:

gibi durumları, idarenin hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir.

Bu tür hâllerde belediye, kusurun şahsi olup olmadığına bakılmaksızın kurumsal olarak sorumlu tutulur.

Belediyeye Karşı Açılabilecek Davalar Nelerdir?

Belediyenin yol veya su hizmetini yapmaması hâlinde başvurulabilecek temel yol idari yargıdır.

İlk aşamada vatandaştan beklenen, belediyeye yazılı bir başvuruda bulunmasıdır. Bu başvuruya:

zımni ret veya açık ret oluşur ve dava açma süreci başlar.

İdare mahkemelerinde açılabilecek başlıca davalar şunlardır:

1. Tam Yargı Davası (Tazminat Davası)
Bozuk yol nedeniyle aracın zarar görmesi, su kesintisi nedeniyle iş kaybı yaşanması, altyapı ihmali sonucu maddi zarar doğması gibi hâllerde açılır. Amaç, uğranılan maddi ve varsa manevi zararın tazminidir.

2. İptal Davası
Belediyenin hizmeti yapmama yönündeki hukuka aykırı işlemi veya eylemsizliği hedef alınır. Özellikle hizmetin yapılmasının sağlanması amaçlanıyorsa bu yol tercih edilir.

3. Yürütmenin Durdurulması Talepli Davalar
Yolun bozuk olması, altyapının çökme riski taşıması gibi durumlar can güvenliğini tehdit ediyorsa, dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

İdari yargı içtihatlarında, özellikle Danıştay, belediyelerin yol ve altyapı hizmetlerindeki ihmallerini açıkça hizmet kusuru olarak kabul etmektedir.

Belediye Görevlileri Hakkında Ceza Sorumluluğu Doğar mı?

Belediyenin hizmeti aksatması her zaman ceza sorumluluğu doğurmaz. Ancak bazı istisnai durumlarda adli sorumluluk gündeme gelebilir.

Özellikle şu şartlar bir aradaysa savcılığa suç duyurusu mümkündür:

Bu gibi durumlarda belediye yetkilileri hakkında:

suçlarından ceza soruşturması yürütülebilir.

Dava Dışında Başvurulabilecek İdari Yollar

Yargı yoluna başvurmadan veya yargı süreciyle birlikte şu idari mekanizmalar da işletilebilir:

Bu yollar, özellikle sistematik ihmal hâllerinde etkili olabilmektedir.

Belediyeler “Bütçe Yoktu” Gerekçesiyle Sorumluluktan Kurtulabilir mi?

Hayır. İdari yargı kararlarında açıkça belirtildiği üzere; bütçe yetersizliği, ihale gecikmesi veya personel eksikliği gibi gerekçeler, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Belediyeler, zorunlu kamu hizmetlerini yerine getirmek için gerekli planlamayı yapmakla yükümlüdür.

Vatandaş Ne Yapmalı?

Belediyenin yol, su ve altyapı hizmetlerini yapmaması hukuki açıdan sessiz kalınacak bir durum değildir. Vatandaşlar:

Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, belediyeler bu hizmetleri keyfi biçimde aksatma özgürlüğüne sahip değildir.