AYM Noterlerin Tatil Mesaisi Düzenlemesini İptal Etti Karar 9 Ay Sonra Yürürlüğe Girecek
AYM, noterlerin tatil günleri ve saatlerindeki çalışmasını yönetmeliğe bırakan düzenlemeyi iptal etti. Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günlerinde ve tatil saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesini öngören yasal hükmü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre iptal hükmü, kararın yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Yüksek Mahkeme, noterlerin izin ve tatil günlerindeki çalışma koşullarının yalnızca yönetmelikle belirlenmesinin dinlenme hakkına yönelik bir sınırlama oluşturduğuna hükmetti. Kararda, çalışanların dinlenme hakkına ilişkin temel ilke, esas ve sınırların kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Anayasa Mahkemesi aynı dosya kapsamında ceza yargılamalarını ilgilendiren önemli bir düzenlemeyi de iptal etti. Sanığa bildirim yapılamaması veya sanığın bildirime rağmen duruşmaya katılmaması halinde müdafiine yapılan bildirimin yeterli kabul edilmesini öngören hüküm, savunma hakkı bakımından Anayasa’ya aykırı bulundu.
CHP Düzenlemelerin İptali İçin AYM’ye Başvurdu
Resmi Gazete’de yer alan karara göre CHP, 7532 sayılı Noterlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürdü. Söz konusu hükümlerin iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine başvuruldu.
Yüksek Mahkeme tarafından yapılan incelemede hem noterlerin tatil günlerindeki çalışmasına ilişkin düzenleme hem de ceza yargılamasında sanığın avukatına yapılan bildirimin yeterli sayılmasına yönelik hüküm değerlendirildi.
İncelemenin ardından iki düzenlemenin de Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptal edilmesine karar verildi.
Noterlerin Tatil Mesaisi Yönetmeliğe Bırakılamayacak
İptal edilen düzenlemelerden biri, 7532 sayılı kanunla Noterlik Kanunu’nun 52. maddesine eklenen hüküm oldu. Düzenlemede noterlerin tatil günlerinde ve tatil saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenleneceği belirtiliyordu.
Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin noterlerin dinlenme hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu değerlendirdi. Mahkeme kararında, Anayasa’nın 50. maddesi kapsamında çalışanların dinlenme hakkına sahip olduğu hatırlatıldı.
Anayasa’nın ilgili maddesinde hafta tatili ve ücretli izin haklarının kanunla düzenleneceği belirtiliyor. Yüksek Mahkeme de bu kapsamda noterlerin tatil ve izin günlerinde hangi şartlarda çalışabileceklerine ilişkin temel çerçevenin kanunda açık şekilde bulunması gerektiğine işaret etti.
Kararda, noterlik mesleğinin serbest meslek olarak icra edilmesine rağmen aynı zamanda bir kamu görevi niteliği taşıdığı vurgulandı. Noterlerin izin günlerinde çalışmasına ilişkin koşulların çıkarılacak bir yönetmeliğe bırakılmasının dinlenme hakkını sınırlandırdığı ifade edildi.
Temel İlke ve Sınırlar Kanunda Yer Almadı
AYM kararında, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların Anayasa’da belirlenen şartlara uygun olması gerektiği kaydedildi. Bu sınırlamaların kanunla yapılması ve düzenlemenin kapsamının açık biçimde belirlenmesi gerektiği bildirildi.
Ancak iptal edilen hükümde noterlerin tatil günlerinde çalışmasına ilişkin temel ilkelerin, uygulanacak esasların ve genel çerçevenin bulunmadığı belirtildi. Düzenlemenin bu alanı doğrudan yönetmeliğe bırakması Anayasa’ya aykırı bulundu.
Mahkemenin iptal kararı hemen uygulanmayacak. Noterlerin tatil günleri ve saatlerindeki çalışmasını yönetmeliğe bırakan hükmün iptaline ilişkin karar, 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Bu süre boyunca mevcut düzenlemenin uygulanması devam edecek. İptal hükmünün yürürlüğe girmesiyle birlikte noterlerin tatil mesaisine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekecek.
Sanığın Avukatına Yapılan Bildirimin Yeterli Sayılması da İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi, aynı kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine eklenen bir başka hükmü de inceledi.
İptal edilen hükümde, sanığın dosyada bulunan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirim yapılmasına rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi halinde müdafiine yapılan bildirimlerin yeterli kabul edileceği belirtiliyordu.
Yüksek Mahkeme bu düzenlemeyi savunma hakkı ve hakkaniyete uygun yargılanma ilkesi açısından değerlendirdi. Kararda, ceza yargılamasında hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilebilmesi için savunma hakkının kişiye bizzat sağlanması gerektiği vurgulandı.
Bir suçlamayla karşı karşıya bulunan kişinin kendisine yöneltilen isnattan doğrudan haberdar edilmesinin ve kişiye bizzat savunma imkânı tanınmasının adil bir yargılamanın temel şartlarından biri olduğu belirtildi.
Bu nedenle yalnızca sanığın avukatına yapılan bildirimin yeterli kabul edilmesine ilişkin hüküm Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi.
AYM Kararı Neden Önemli?
Anayasa Mahkemesinin kararı iki ayrı alanda doğrudan sonuç doğuracak. İlk düzenleme noterlerin tatil günleri ve saatlerindeki çalışma koşullarını ilgilendirirken ikinci düzenleme ceza yargılamasında sanığın savunma hakkına ilişkin bildirim sürecini kapsıyor.
Noterlerle ilgili kararda dinlenme hakkına yönelik sınırlamaların temel çerçevesinin kanunda bulunması gerektiği ortaya konuldu. Ceza yargılamasına ilişkin kararda ise sanığın avukatına yapılan bildirimin her durumda sanığa yapılan bildirimin yerine geçemeyeceği belirtildi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda noterlerin tatil mesaisine ilişkin iptal hükmü 9 aylık sürenin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek.
Sıkça Sorulan Sorular
AYM noterlerle ilgili hangi düzenlemeyi iptal etti?
Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günlerinde ve tatil saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesini öngören hükmü iptal etti.
İptal kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
Noterlerin tatil mesaisine ilişkin iptal hükmü, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Düzenleme neden Anayasa’ya aykırı bulundu?
AYM, noterlerin izin ve tatil günlerinde çalışmasına ilişkin temel ilke, esas ve genel çerçevenin kanunda yer almadığını belirtti. Bu durumun Anayasa ile güvence altına alınan dinlenme hakkını sınırlandırdığına karar verildi.
Sanığın avukatına yapılan bildirimle ilgili hangi karar verildi?
Sanığa ulaşılamaması veya sanığın duruşmaya gelmemesi halinde yalnızca müdafiine yapılan bildirimin yeterli kabul edilmesini öngören hüküm de iptal edildi.